Hoşgeldiniz; Bugün 18 Mayıs 2012 Cuma
Karakter Boyutu :
Bayram AYGÜN

Isparta da Susan Sesler

17 Ocak 2012 - 11:37

 

Geçtiğimiz hafta Isparta sokaklarında ITSO (Isparta Ticaret Odası) da imzalanan deklarasyon sesi vardı. Ve Isparta bu sese karşı olan başka bir sesle uyandı. Bu seslerden birisi: "Isparta’nın aşına işine mani olmayın" sesiydi. Diğeri de 5" Yıldızlı Otel ve Bölge hastanesini yaptırmayacağız
Şeklinde yarı gizli sesler!.. Isparta halısını yok eden sesler gibi...
 
Ispartalıların gözü önünde yükselen iki ses!.. İşsize-aşsıza umut olacak olan, Isparta da yapımı süren Beş Yıldızlı Otel yapımı ve Bölge hastanesinin engelleme çalışmaları neticesinde iki kutbun çıkardığı, yeryüzünün en uzun duygusal türküsünü geçtiğimiz hafta dinledik.
 
ITSO salonlarında yankılanan imzalı ses onlarca işsize umut olacak bir karşı direniş sesi!.. Ve karşısındaki sesse, sadece engellemeden ibaret olan, nedenini bilemediğimiz, hoş olmayan sesler demeti Bu iki zıt sesler Isparta tarihinde^ hep vardı. Sebep olanlar sebep oldular. 123 yıllık kara tren sesi susturuldu Isparta da!..
 
204 yıllık halı ipi fabrikalarının sesi de susturuldu. Halı atölyelerinden 1840'tan beri gelen Anadolu Türküleri artık yok! Halı dokuyan genç kızlarımızın seslerine karışan aş-iş demek olan, kirkit sesleri de susturuldu. Daha yaşı yarım yüzyıl olmadan Sümerhalı fabrikasından gelen, Toros dağlarından esen soğuk Güney rüzgârlarının sesine benzeyen fabrika sesleri de susturuldu.
 
Isparta halı pazarındaki halılar hallaç pamuğu gibi bir oraya bir buraya savuran Halıcı Köse Dayıvari sesler de susturuldu...
 
Sabahın erken saatlerinde kızlarının Anadolu Türkülerini söyleye- söyleye, makasını, ip bıçağını, halı kirkitini binlerce kez Osmanlı Yeniçeri savaşçıları gibi sallayıp dokunan halıcı sesleri susturuldu. Halısını sırtına yükleyip satmaya getiren köylülerinin de kutsal ticari halı pazarlığı sesleri bir- bir yok oldu, gizli eller bu sesi de kestiler..
 
Tam iki yüz elli sene... Isparta Halı pazarındaki sesler, halı pazarlıktan, ayakkabısız çocuğa ayakkabı vadeden, yaşlı anaya ilaç parası umudu veren, alın teri, göz nuru sanat eseri olan Isparta halılarının el değiştiriliş sesleri yok artık!.. Susmadan, aralıksız, kesintisiz...
 
İddia ediyorum!.. Hiçbir horonun, operanın, hiçbir orkestra böyle güzel ses olan Isparta Halı pazarındaki gibi sesler çıkaramazdı...
 
Isparta Halı pazarındaki halı pazarlıklarının yapıldığı alandaki sesleri ben Hz. İbrahim'in pazaryerindeki -Ur Şehri-Urfa- hurmalarını satmak için çıkardığı sese benzetirdim.   Bu sesleri,
 
İlahili, Allah kokusu taşıyan, rızık için, evde ekmek bekleyen aç çocuklarının karınlarını doyurma sevdasının seslerine benzetirdim küçükken hep!..
 
Bende bir hastalıktı: Saatlerce halı pazarlıklarını izlemekten yemek yemeden, çok sevdiğim, satın alıp elimde tutageldiğim gazozumu bile içmeyi unuttuğumu hatırlarım. Helal Lokma savaşını izlemek!..
 
O sesler, bayıldığım sesler ekmek kavgasını, alın terinin, emeğin, umudun ta kendisiydi. O kutsal seslerin içinde Ispartalı ailelerinin tümünün alın teri, göz nuru vardı. İp satıcısından tutun da halıcı kızların, onlara yemek hazırlayan ananın, sırtına yükleyip Isparta ^halı pazarına getirip satan babanın, ipleri dolayıp dokunmaya hazırlayan, bilekleri ip gibi küçücük çocukların, herkesin tam alın teri vardı.
Yüce Dinimizin:"helalinden "dediği ayetin sorguladığı "helal" ligin tam anlamı Isparta halısının görünüşünde, nakışlarında vardı.
 
Dostlarım, ben Isparta halı pazarındaki güzelim halıların satışlarının, pazarlıklarının yapıldığı "helal" sesleri sizlerde unutmamışsınızdır..
 
Günün ileri saatlerinde köy arabamı kaçırma korkusundan istemeye- istemeye Isparta Köy garajının yolunu tutardım. Kafam Isparta halı pazarındaki seslerde kalırdı. Uzun saçlarına eşek arısı. girmiş koro şefleri gibi halı pazarlıklarındaki seslerden bir hoş olmuş kafamı sallaya-sallaya Gelendost- Yenice Köy arabasına binerdim.
 
Bazı günler bu sesleri Yenice köyü sazlığımdaki kuş seslerini dinleyerek arardım. Yenice köyü sazlığımdaki hüzünlü yaban ördeği, sakar meke, yaban kazı seslerini Isparta halı pazarındaki seslere benzetirdim. Kuşlarda rızık için mücadele ederlerdi..
 
Hepsi kayboldu. Helalle haramın karıştığı bir ekmek peşine düştük şimdi... DSİ' nin ise Sultansazlığı' nı kurutup köylülere sattıkları gibi Isparta Halısını da, Halı Pazarını da kuruttular. Ispartalı işsiz-aşsız.
Bir Beş Yıldızlı Otel ve bir de Bölge Hastanesi yapılacaktı. İşsize iş, aşsıza aş olacaktı. Yine engellemeler, karşı olanlar sahnede. Halı pazarlarının, halıcılığın kurutulduğu gibi..
 
Otel ve Hastane yapımına engel olanlar karşılarında korkarım işsizler ordusunun koro seslerini duyacaklar... Beddualarını duyacaklar..
 
Herhalde mutlu olacaklar... Halı pazarlarındaki koro sesleri gibi bu kez açlık-susuzluk, işsizlik sesleri duyacaksınız... Ne diyelim..

 

SON YORUMLAR

ANKET

Ak Parti İl Başkanlığına Size Göre Kim Daha Uygun Adaydır?

Ankete Katıl »