Hoşgeldiniz; Bugün 18 Mayıs 2012 Cuma
Karakter Boyutu :
Bayram AYGÜN

Isparta Kahramanı’ nın Otlu Mezarı

25 Aralık 2011 - 23:32

Geçtiğimiz Cumartesi günü Isparta Barosu tarafından restore edilen İbrahim Demiralay konağı yeniden hizmete açılmıştı. Açılışta konuşan Isparta Barosu Başkanı Gökmen Gökmenoğlu, konağın kendilerine tahsis edildiğini söylemiş.

Tarihi konakta, ailede, işyerinde, sokakta şiddet mağduru kadınlara danışmanlık hizmetinin verileceğini belirtmiş. "Alo yardım hattı" merkezinin kurulacağını da ifade etmişler.

Baro Başkanı Avukat Gökmenoğlu, bu tarihi konakta ayrıca kadınlara adli yardım konusunda bilgilendirmeler yapılacağını kaydetmişler. Gelişmeler, güzel olmasına güzel de:

Kurtuluş Savaşı’nın Isparta ayağını yürüten Gelendost-Avşar’ lı Milli Kahramanımız, Hafız İbrahim Demiralay’ ların evidir burası. Resmi Kurumlar, yarı resmi kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız Isparta daki görevlerini hakkıyla yaptıklarını gözlüyoruz.

Ancak… Son iki yıl ağaç ve su ile uğraşan Isparta belediyesi, başka problemleri sadece dillendirdi. Ve çözümsüzlükler devam ediyor…Isparta Ticaret Merkezi İnşaatı yıkılmaya yüz tuttu..

Sadece kanalizasyon, su kanallarıyla uğraşan başka hiçbir Isparta meseleleri yokmuş gibi davranan Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın’a buradan seslenmek istiyorum.

Isparta’mızın Gülcü mezarlığında bakımsız bir mezarda yatan bir zat var. Vatanın kurtuluşunda Isparta ayağını temsil eden Milli Kahramanımız Hafız İbrahim Demiralay’ ın Gülcü mezarlığındaki mezarı ottan-çöpten kaybolmuş..

Son dört yıl önce Önceki Belediye Başkanı Hasan Balaman bakımını yaptırtmıştı. Saygıdeğer Hocamız Sümer Şenol ve Benim önerimle pırıl- pırıl bir mezar görünümü kazanmıştı…

Isparta Valisi Memduh Oğuz’un da dedikleri gibi: Konağa ismini veren İbrahim Demiralay' ın Isparta'da milli mücadelenin önderlerinden olduğunu unutmamamız gerekir. Kendi malikhanesi bugün kadınlarımızın hizmetinde bekliyor… Ama mezarı bakımsız…

Tabi, Isparta kaldırımları bakımsız. Yüzsüz bazı esnafların yığdıkları eşyalarından vatandaşın geçemediği bir Isparta kaldırım problemi aynen duruyor…

İşgal edilmiş Isparta kaldırımlarını temizleyemeyen belediyeden kalkıp da Isparta Kahramanı, Milli Kahramanımız Hafız İbrahim Demiralay’ ın mezarının temizlenmesini bekleyemeyiz…

Hafız İbrahim Demiralay konağının güzel işler için kullanılması, dediğim gibi hepimizi sevindirmeye yetti..

Ancak, hala Türkiye’mizde güvenlik kuvvetleri kadınlarımızı dövdüğü bir zamanda, kocaların haydi- haydi dövmeyeceğini kim söyleyebilir?

Tarihi konak İnşallah dayaktan muzdarip bacılarımızın dertlerini çare olur. Kurtuluş savaşımızda kadınlarımızın vatan savunmasındaki hizmetlerini kim inkar edebilir!..
Tarihi konakta verilse bile; kadınlarımızın koca dayağından kurtulacaklarını sanmayın!..

Kadınlar gününü hala Anadolu da kadınlarımızı dövme günü gibi algılayan Meşe odunları olduğu sürece bu ülke de bir süre daha yapılacak bir şey yok!..
Sosyologların araştırmalarında kadınlarımızın, en güvenilen varlıklarımız olduğunu ortaya koymakta..
Dayak atmak yerine dayakçı, kadınını bir anlasa o meşe odunları  hata yaptıklarını anlayacaklardır..
Her fırsatta tokat attıkları kadınları, esasında dünyada korkusuzca güvenebilecekleri bir tek dostlarıdır. Bir anlayabilseler…
 

O dayakçı meşe odunları bir anlasalar. Daimi kadınlarının erkeklerden daha yürekli, daha yiğit, daha sevecen ve dürüst veya ilkeli, daha sadık, daha dost varlıklarımız olduklarını bir bilseler…
İnşallah, Hafız İbrahim Demiralay evindeki Isparta barosunun yeni hizmeti, dayakçı erkeklere ders verir. Bacılarımızın, kadınlarımızın yürekli, aydınlık, çağdaş ve inançlı yüzlü birer melek olduklarını anlamalarına neden olur.
Dayak atmadan önce kadınını anlamaya çalışsalar; Gül kokulu, sevgi-şefkat dolu, yiğit, mert, ilkeli ve sevecen olduklarını anlarlar..
Daha da, erkeklerden daha çok kadınlarının sert kaya gibi güvenilir, emanet edilir birer varlık olduklarını İnşallah anlarlar…
Bayram AYGÜN-2011-Isparta

SON YORUMLAR

ANKET

Ak Parti İl Başkanlığına Size Göre Kim Daha Uygun Adaydır?

Ankete Katıl »