Hoşgeldiniz; Bugün 18 Mayıs 2012 Cuma
Karakter Boyutu :
Bayram AYGÜN

ISPARTA TARİHİ NİN ÖN ODASI

14 Ocak 2012 - 10:38

  

Sultan Abdülmecid’ i Anlamak mı?
Türkiye’mizde bugünlerde öyle güzel şeyler oluyor. Bir kısım kendini çağdaş görünüşte zannedenlerin bile akıllarının ermediği güzellikler olmakta.
Geçtiğimiz aylarda, TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı tarafından organize edilen “Vefatının 150. Yılında Sultan Abdülmecid ve Dönemi Uluslararası Sempozyumu'' yapılmıştı. Bazı sözde aydınlar anlamsız bir şekilde ayağa kalktılar, bundan rahatsız oldular.
 

Biz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve halkı olarak şunu unutmayalım: Osmanlı’nın devamı ve parçasıyız. Kendi tarihimizi, büyüklerimizi anılmasından bile korkan bir grup insanımıza ne demeli ki!..
 

Sultan II. Abdülhamit'in (babası Sultan Abdülmecid’ tir) 4. kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu ile uzun süredir tanışıklığımız olan bir Osmanlı hanedan soyu ve beyefendisidir.
İstanbul da oturmaktalar. Osmanlı idaresi söylemiyle şu andaki konumu ile Osmanoğlu ailesindeki yeri ve itibarı yönüyle Sayın Kayıhan Abdülhamid Osmanoğlu şehzadedir. Kendisi her fırsatta Osmanlı sarayından emenliğe ayrılmış çok sayıda sarayı insanların Isparta ya (zamanında) geldiklerini anlatır durur…
 

Türkiye deki bütün Osmanlı soyundan olanları Sempozyum nedeni ile TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek davet etmiş.
Samimi olduğum,  Abdülhamid’ in 4. Kuşak torunu olan Sayın Şehzade Kayıhan Abdülhamid Osmanoğlu’ nu toplantıdan sonra tebrik etmiştim. İki ay önceki. Sempozyum nedeniyle tebrik etme nedeniyle geçtiğimiz günlerde telefonla konuşmuştuk:
 

Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu: “ Bayram bey, Isparta ya selamlarımı iletin" demişti. Keşke sadece emeği geçen Sultanları değil;  Anadolu Selçuklu Sultanlarını, bu topraklara emek vermiş tüm herkese bir vefa borcu olarak Sultan Alpaslan dan bugüne kadar emeği olan herkesin anılmasını istiyorum” demesi beni de gururlandırdı. Dün' ü iyi tanırsak; geleceğe sağlam adımlarla atmaz mıyız?
Hatta Osmanlı sarayının aşçı ihtiyacı yüzyıllarca Isparta-Gelendost Avşar ’dan temin edilme bilgisini de şahsıma vermişti Sayın Kayıhan Abdülhamit bey. Daha da Saray hekimleri ilaç yapımı için Afyon sütü ihtiyacını da şimdi Isparta –Gelendost a bağlı Avşar, Yenice, Köke köylerinden Avşar beyi Bozbeyoğulları’ nın gönderdikleri bilgisini de verdiler. Isparta tarihi yazarı Böcüzade Süleyman Sami’nin tarih kitabında da aynı bilgiler var
 

Sultan Abdülmecid’ i tanımadan hemen kararı veriyoruz. Sanki bu büyükleri, bu tarihi şahsiyetlerin yaptıklarını bir törenle anlattığımızda, andığımızda laik rejimimiz, çok partili cumhuriyet rejimimiz yıkılıverecekmiş zannediyoruz. Ne tuhaflık!..
Bu korkuları atalım artık. İyi ki vardın Sultan Abdülmecid sayende bu toplum ilk defa eşitlik tanımıyla tanıştı, kurduğun meclisler bugün dahi emekleyen demokrasimizin ilk çekirdek tohumları bu padişahımız atmıştı. Unutmayın..
 

29 Ekim 1923’le başlayan devrimlerin ilk çekirdek hamleleri Sultan Abdülmecid döneminde atıldı.
Bugünkü TBMM’deki çağdaş, devrimci geçinen bazı Sayın Vekillere hatırlatmak istiyorum. Türk Tarihinde batılılaşmanın, aydınlanmanın öncüsü sayılan hadise nedir? “Gülhane Hatt-ı Hümayunu” değil mi? Yani Tanzimat Fermanı... Fermanı kimsenin baskısı olmadan ortaya koyan adam kimdir; hem de 17 yaşındayken? Sultan Abdülmecid’ tir beyler, Sultan Abdülmecid Efendidir…

Büyük Atatürk’ün çok amaçlı ve hızlı devrimlerinin kaynağı bu yıllardır.
Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen 'Vefatının 150. yıldönümünde Sultan Abdülmecid ve Dönemi' uluslararası sempozyumunda ( bilgi şöleni) tartışıldı. Ne var bunda, ne var? Tarihimizi tartışmaktan niye ürküyorsunuz beyler?
Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen 'Vefatının 150. yıldönümünde Sultan Abdülmecid ve Dönemi' uluslararası sempozyumuna Sultan Abdülhamit'in 4. kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu ile Sultan Abdülmecit' in 5. kuşaktan torunu Osman Selahattin Osmanoğlu ile Sultan Abdülmecit'in 5. Kuşak Torunu Osman Selahattin katılmışlar.

Bu insanlar bizim tarihimizi onurlandıran; noballarıyla, günahlarıyla, başarılarıyla bizleri bugünlere, Çağdaş Atatürk rejimine getiren bir kısım torunlardır. Şimdiye kadar bu torunların bir rejim düşmanlığı yaptıklarını duyan, göreniniz var mı? O halde  neden bu tür bilimsel etkinliklere karşıyız ki?
İnsan akrabasına bu denli küser mi, nefret eder mi* Yoksa Sultan Abdülmecid mezarından kalkıp gelir diye mi korkuluyor, ürkülüyor? Ecdadımız, parçamız Osmanlı’yı batının çağdaş yüzüyle tanıştıran Sultan Abdülmecid’ tir. Kutsal emanetlerin büyük bir bölümü Medine’ den Sultan Abdülmecid döneminde Topkapı sarayına getirilir. Osmanlıyı batıya açan yüzlerce hattat, mimarı, binlerce öğrenciyi yurtdışına gönderendir. . Bin yıldır, bizler için yaşanmış, bu topraklarda edinilmiş tecrübelerden, birikimlerden biz istifade etmeyeceksek, kim edecek ki? Dolmabahçe Sarayını da yaptıran Sultan Abdülmecid’ tir.
İlk kez yerel Belediye meclislerini kurduran, yerel yönetim kuralını getiren Sultan Abdülmecid’ tir  Parlamenter sistemi oğullarını öğreterek ileri de getirilecek ileride Cumhuriyet idaresine gidecek olan  Meşrutiyet idaresinin kurulmasının ilk öncüsüdür. Bunda dolayıdır ki bu işi TBMM’miz başkanı Cemil Çiçek üslenmiştir.
Sultan Abdülmecid’ in sayende bu toplum ilk defa eşitlik tanımıyla tanıştı, kurduğun meclisler bugün dahi emekleyen demokrasimizin mihenk taşları çünkü...
Bir süre önce, Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan olan “Sultan Abdülmecid Dönemi Sempozyumu üzerine kopan fırtına da böyle bir durumun yansıtmıştır. Bu 150 yıl öncesinin Türk tarihini hiç olmazsa okumadan bu etkinliğe peşin karşı çıkmanın bir manası var mı diye düşünüyorum..,
Bayram AYGÜN-2011-Isparta
 

SON YORUMLAR

ANKET

Ak Parti İl Başkanlığına Size Göre Kim Daha Uygun Adaydır?

Ankete Katıl »