Hoşgeldiniz; Bugün 18 Mayıs 2012 Cuma
Karakter Boyutu :
Bayram AYGÜN

Isparta'da Büyük Deprem

11 Ocak 2012 - 14:25

 

Gündemimizi malumunuz Van depremi oluşturmakta. Bazı okuyucularımız, Van depremi yıkımı gibi Isparta da geçmişte depremin olup olmadığını sormaktalar. 4 Ekim 1914 Pazar akşamı saat 18.30 sıralarında, Isparta-Burdur altından geçen deprem fayının kırılması, sonunda da 6. 3 Richter şiddetinde bir deprem olur.
 
Ispartalı Tarihçi, Devlet adamı, Isparta’nın ilk Belediye Başkanı, Milletvekili olan Böcüzade Süleyman Sami' nin yayınlanmış ve yayınlanmamış iki eserinden hareketle Isparta daki 1914 depreminden kısa özet vermek istiyorum.
 
4 Ekim 1914 Pazar akşamı saat 18.30 sıralarında Isparta ve burdur da eski -yeni, sağlam-dayanıklı binalar,  Mevlana Tekkesi, camiler, hamamlar, mağazaların çoğu bir anda yerle bir olur.
 
Isparta da 496 Burdur'da da 871 insan ölür. Henüz insanlar arazilerinde olduklarından hayvan ve insan ölümleri az olmuştur. Binaları yerle bir olmuştur. Selçuklu ve Osmanlı yapımı taş binalar yıkılmamış. Yine Ispartalı, Barlalı Rum ustaların yaptıkları evler ayakta kalmış. Bu evlerden ölüm olayları görülmemiş.
 
Depremden sonra, Firdevs Paşa Camii karşısındaki Pamuk Hanı denilen Kundakçıoğlu Hanından yangın çıkar. Ve Hanla birlikte çevresindeki evlerin, dükkânların, fırınların ayakta kalanları da yanar.
Deprem kaybı insanlar Müftülükten çıkarılan bir fetvaya dayanılarak, ölüler ve toplanan parçalan yıkanmadan ve dini tören yapılmadan, çoğu elbiseleriyle, birkaçı bir arada topluca mezarlara gömülürler.
 
Deprem, derece- derece, köylerden Eğridir'e kadar etkisini göstermişse de, oralarda pek büyük yıkım yapmaz.
 
Atabey ve Eğridir halkı, depremzede Isparta ekmek ve yiyecek getirerek dağıttılar. Ertesi gün akşamına kadar, deprem kısa Aralıklarla 467 kez artçı olur. Depremden sonra askerlik dairesi önünde kurulan çadırlar ve barakalar içinde vatandaşlar kışı atlatırlar.. Depremde zarar görmeyen diğer evlerden, Ispartalı Rum,Ermeni evlerinden yiyecekler getirlir.
 
Denizli'den, İzmir'den çadırlar, yiyecekler ve ilçelerden un getirilir. Kapanan suyollan tamir edilir. Şehrin üç yerinde fırın açılır. Askerî garnizonda bulunan çadırları, askerlik dairesi önüne kurulur. Açıkta kalanlar buralarda barındırılır.
 
O akşamı Yani Çarşamba akşamı, Isparta’nın ileri gelenleri, Tüccarları, Ticaret ve sanayi temsilcileri, Mevlana Tekkesi Başkanı, Ispartalı Rum,   Ermeni, Alevilerin temsilcileri de çağrılmışlar. Başkanlığını mülkiye müfettişlerinden Hakkı Behiç Bey (Sonradan Isparta Valisi olur)başkanlığında yapar. Toplantıda memleket acil ihtiyaçları saptamaya "Çalışılır.
 
Yardımlar,  memleketin harita ve plânının yeniden yaptırılarak, hangi binaların onanacağının, hangilerinin yıkılacağının, şehirde ne gibi düzeltmeler yapılacağının tespiti kararlaştırılır.
 
Vali, bunları her ne kadar Babıâli'ye (Osmanlı Yönetim merkezi Olan İstanbul'a) yazdıysa da, valinin düşüncesi başka idi: Ona göre, şehrin bulunduğu yer, volkanik arazi olduğundan, yıkılan binalar terk edilerek enkazının kaldırılması, şehrin Kuleönü istasyonuna yakın yeğlerde yeniden kurulması, bunun için birkaç milyon lira karşılık bulunması idi.
 
Halkın düşüncesi ise «Şehrin önceleri sözü edilen yerlerde kurulduğu, daha sonra sellerden ve hastalıklardan kurtulamayan insanların, yavaş yavaş, suların çıktığı dağların eteklerine doğru çekilerek yerleştikleri bilindiğinden, böyle tehlikeli bir yere tekrar gelip (düz ovaya)yerleşmenin doğru olmayacağı» noktasında toplanıyordu. Isparta’nın düz ovası gevşek Isparta -ponza veya pompa-(lav püskü kumu) ile bezeli olduğundan, yeniden ovada konut yapımı deprem riski taşıyacağı toplantı da belirtilir.
 
Padişah ve şehzadelerle, şehremaneti, Evkaf ve Maliye Nezaretlerinden gönderilen birkaç bin lira havale ile İzmir'e kereste vesair inşaat malzemesi sipariş edilmiş. Isparta’da bulunan maliye ve adliye müfettişleri Muhtar ve başkanlıklarında, her dairenin büyük -küçük, bütün memurları barakalar yapmaya sevk edilmişlerdi.
 
En önemlisi, İstanbul' dan, çarçabuk gönderilen Hilâliahmer (Kızılay) hey' etinin hasta ve yaralıları tedavi etmeleri, aç ve muhtaçlara yiyecek yardımları yapması, çıplakların giydirmesi olmuş, bu durum halk tarafından şükranla karşılanmıştı.
 
Silâhaltındaki Ispartalı erler akın mülkiye müfettişlerinden Vali Hakkı Behiç Bey'in gelmeye, gelenler ailelerinin kışlık erzakını ve ihtiyaçlarını sağlamaya başlamışlardı ki,13 Kasım 1914 tarihinde, Birinci Dünya Savaşına katılmamız nedeniyle, seferberlik ilân edilmiş, izinli gelen askerlerin acele kıt' alanına dönmeleri istenmiş.. Camiler yıkıldığından namazgâhta kılınan namazlarda hocalar, cihat ilân edildiğini, vatan ve milletin tehlikede olduğunu halka duyurmakta, askerler koşa- koşa hudutlara giderler... Yağmurların başlaması, barakaların yetecek kadar yapılamaması yüzünden bazı aileler, yıkılan evleri yanında, çerden çöpten kulübeler yaparak barınmaya çalışıyorlardı.
 
Kadı İsmail Efendi başkanlığında kurulan bir inşaat komisyonu, mahalle- mahalle gezerek, bazı yerlerde halkın ihtiyacına uygun 100 kadar baraka yaptırtmış.

SON YORUMLAR

ANKET

Ak Parti İl Başkanlığına Size Göre Kim Daha Uygun Adaydır?

Ankete Katıl »