Hoşgeldiniz; Bugün 18 Mayıs 2012 Cuma
Karakter Boyutu :
Bayram AYGÜN

Isparta’nın 1800' lü Tarihi Yılları...

19 Ocak 2012 - 09:56

 

Isparta da üç adet medrese açılmış. Medreseye gidip başarılı sınavlardan geçenlere "Hoca" unvanı verilmektedir. Toplumda farklı bir konumda olan Medrese mezunu hocalar ayrıcalıklı bir şekilde toplumun farklı katmanlarındadırlar..
 
Kısa zamanda Isparta medreselerinden mezun olanlar için halk nazarında el üstünde tutulmalarından dolayı maalesef taşıdıkları sorumlulukların ağırlığını unutarak halk arasında, kendilerini ayrıcalıklı yaratılmış insanlar oldular. Şımardılar. Bu durum, Ispartalıları oldukça kızdırmış, rahatsız etmiştir.
 
Isparta Tarihçisi Böcüzade Süleyman Sami( 1851-1932) bu durumu şöyle açıklar: " 1798'den sonra Isparta da açılan medreselerden mezun olanlar 'Dünya işleriyle uğraşmayı- aşağılık işlerden sayarak -iş yapmaya tenezzül etmiyorlar. Ailevi işleri bile yapmaktan çekiniyorlardı "demekte..
Böcüzade, "Isparta Tarihi" adlı eserinin 208. sayfasında:"Esas bu medrese eğitimine devam edenlerin hoppa hareketlerinin hem medreseden kaynaklanmadığı, hem de özel tekkeye gitmelerinden dolayıdır. İnsanlar buralarda bozunmaya uğraşılar" demektedir.
 
Bu Özel Tekke evlerine giden Talebelere söyleniyordu: Bu bozulmaydı. Bozulmanın nedeni medrese de başka tekke de başka eğitimin verilmesiydi. Aynı dönemlerde Bektaşi medreselerinde de benzerliklere rastlanmaktaydı. Osmanlı devletindeki bozunma; medreselere de yansımıştı
Gece -gündüz ibadetle uğraşmak gerektiği, Kıllet' i Taam (az yemek ), Killet-i Kelâm(az konuşmak), Kıllti Menam (az uyuma) Uzleti Enam (insanlardan uzak durma), Tevekkül'ü tam (tam tevekkül, teslim olma) kurallarına göre şatlı yetişen talebeler toplumdan hızla dışlanıyorlardı. Oysaki Yüce Peygamberimiz, her şekliyle inanmış insanların toplum içinde ve toplumdan kopmadan yaşamalarını emretmektedir...
 
"Bu dönemde yetişen medrese talebelerinin gerçek anlamını bilmeden halkla temas etmeden çekinen medrese talebe ve mezunları; önceki dönemlerde Hoca evlerinde eğitilmiş insanlardan farklı bir davranışa sahiptiler" diyor Böcüzade... Isparta Tarihi yazan Böcüzade." Isparta’nın ileri gelen din uleması bu duruma kara- kara düşünmekteydi bu dönemde" diye yazmakta...
 
Bu farklı din eğitimi bir 100 yıl sürüp gitti. Bu dönemde Hocaların geçimi Medrese bütçesinden aldıkları harçlıklarla sağlanıyordu. Bir de köy-köy dolaşıp verdikleri vaazlann ardından toplanan para ve erzaklardı. Bektaşi dervişlerinin geçimleri ise; sadaka ( bağış) ve Adaklar' dan sağlanırdı.
Bu dönemi bir de Böcüzade" den dinleyelim: "Müslümanlıkta eli kolu tutan adamın dilenmesi haramdır. Tarımda, Ticarette, Sanayide çalışıp para kazanmak dinin Emirleri arasındadır.
Ama bu bağnaz ve çıkarcı gruplar, III. Selim'in bir yenilik devri açma girişimini  din görünümü altında baltalamaya ve sonuçsuz bırakmaya muvaffak olmuşlardır.
 
Yer- yer görülen bazı uyanıklık hareketleri ise memleket ve millet hayatında etkili olacak çapta değildi. (O zamanlar, Kütahya'da Genel Valilik Divan kâtipliğinde bulunan -Annemin Dedesi-Süldürzade İsmail Hakkı Efendi, sıla yapmak ve evlenmek için Isparta’ya geldiğinde, 1897 Kütahya'da yapılan Çini Tabaklan,-Vazo ve bardakları, fincan ve çanakları, sofra takımlarını getirmiş ve bunların yabancı mallarından daha üstün olduğunu herkese göstermiştir.)
 
Bundan ders alan Isparta esnafından M. Necip Ağa, 1798 yılında Isparta esnafını toplayarak şehirde ve köylerde Dokuma tezgâhlan kurulmasını, eskiden, dokunduktan sonra boyanan kumaşlar yerine daha önceden iplerinin nebatî ( Bitkisel) boyalarla boyanarak kullanılması, renkli kumaşlar yapılmasını teşvik etmiş.
 
Bunların dışında kalan Kelâmı Kadim (Kur'an) ve Kitap Yazıcılığı ve Mücellitlik, Tezhipçilik gelişmiş.
Isparta Valisi Abdi Paşanın Kavaklı camideki kendi el yazması nefis yazılan örnek alarak yazı yazma çalışmaları gelişmiş.
 
İpek Böceği Tutarak ipekli kumaş dokumaya heves edenler olmuştur. Ancak, Osmanlı Devletince her ne zaman Yenileşme girişimleri olmuşsa, ya bir kaza, afet görülmüş veyahut harpler ve iç kargaşalıklar çıkmıştır. Bu bozunma, ta ki 1923'e kadar devam edecektir. 1923 de TBMM duruma el koyacaktır.

SON YORUMLAR

ANKET

Ak Parti İl Başkanlığına Size Göre Kim Daha Uygun Adaydır?

Ankete Katıl »