Eskilerin “zamane” dedikleri bir zamanda yaşıyoruz dostlarım. İnsanların bir çırpıda karalandığı, satılıverdiği, ailelerinin, sevdiklerinin ne hallere düşecekleri düşünülmeden ardı ardına yapılan dedikodular, vefasızlıkların, yiğitsizliklerin kol gezdiği yeni bir zamana girdik...
Bu hafta başında ilginç gazete haberleriyle irkildik!.. “Müdürünü ihbar etti, işinden oldu” başlığıyla verilen bir haberin arkasından gitmeye değer olduğunu düşündük: ” ..Isparta Kredi Yurtlar kurumunda 7 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan genç kadının, müdürünü ilgili makamlara şikayet ettiği, sonucunda soruşturma açıldığı için işten çıkarıldığı iddia edildi.”
İşten çıkarılan ilgili iddialarında: ”Kamu mallarını kendi çıkarı için kullanan kişiyi ihbar etmekle vatandaşlık görevini yerine getirdim” diye konuşmuş. Haber böyle.. Devamla; İşten çıkarılan Güvenlik Görevlisi Bayan, iddialarını şöyle sürdürüyor: Müdürün emriyle: “Nöbet yerlerini bırakmak zorunda bırakılan güvenlik personeli, Temmuz ayında Kredi Yurtlar Kurumu bahçesindeki ağaçlardan 10 gün boyunca vişne toplattırıldı. Toplanan vişnelerin kasalarla nereye ve kime satıldığı belli olmadan götürüldüğü” suçlama ve iddialarıdır. Devamla:
Kredi Yurtlar Kurumu’na ait öğrenci yurtlarının etrafını saran çelik tellerin, Kuleönü’ ndeki bir vatandaşa bedel karşılığı satıldığı gibi iddialar… Veya Müdürün: personelinden birilerine fazlaca samimi davrandığı ya da yastıklarını kirleten öğrencilerden para cezası alındığı gibi suçlama ve iddialar, dedikodular…
Yurt Müdürü Aydemir: “İlgili şahsın işten çıkarılmasının soruşturması bir buçuk aydır sürüyordu. İşten çıkarılması, tamamen Kredi Yurtlar Kurumu müfettişlerinin yasal denetim ve yaptırımlarıyla olmuştur. İşten çıkarılan şahsın, valilik makamına yaptığı şikâyet üzerine tekrar işten çıkarılma dosyası müfettişlerce inceleniyor. Şahıs haklı ise, bize attığı suçlamaları ispat ederse; bir diyeceğimiz yok!”demekte..
Diyeceğim şu: Kredi Yurtlar Kurumu Isparta İl Müdürü Necdet Aydemir hakkındaki söz konusu iddiaların bugün gündeme getirlmesi bir görev kusuru değil mi?
Yani madem Müdür bu suçları fişne toplama mevsiminde işledi, telleri geçen yıl sattı, öğrencilere cezayı aylar öncesinde verdi, personelinden bazılarına daha samimi gibi rahatsızlık yaratacak davranışlara girişti: Şimdiye kadar nerelerdeydi?
Şimdiye kadar neredeydiniz kardeşim? Siz bunu söyleyin? Cevaplayın da ben Müdür’ün tarafını değil, sizin tarafınızdan olayım. Hadi söyleyin!..
Ta ki müfettişler sizin dosyanızı inceleyecek, ya da ilgililer sizin işten çıkarılma nedenlerinizi içeren evrakları bir buçuk yıl öncesinden incelemeye almışlar. Sizi defalarca uyarmışlar.. Müdür’ ün beyanı böyle!..
Müdürünüze suçlamaya yönelik şikâyetinizi, işten atılınca mı yapıyorsunuz? Yanlışlık yok mu? İş başa düşünce, basına, makamlara yapılan şikâyetin bir anlamı kalır mı? Zamanında yapmadığınız ihbarın bir anlamı kalır mı?
Tam siz haklı veya haksız nedenle işten çıkarıldığınız zaman, kalkıp amirinizi şu- bu sözde suçlardan dolayı ihbar ediyorsunuz. Bu oldu mu ya!..Madem Müdür bu suçları çoktandır işliyordu da neredeydiniz şimdiye kadar? Bu bir vatandaşlık hatası değil mi?
Kalkıp siz hukuk adamlarınızın önüne veya müfettişlerin huzuruna çıktığınızda onlar size sormayacaklar mı? Bu suçları işleyen Isparta Kredi ve Yurtlar Kurumu Müdürü Necdet Aydemir’i zamanında ilgili makamlara bildirmemeniz bir suçtur. İşten çıkarıldıktan sonra bu iddialarınızın aslı tamamen iftira şüphesi uyandırır. Artık taraf olduğunuzda suçlamalarda bulunmanızın anlamı kalır mı? Bir de ispat etmeniz istenir!..
Bu anlayışın inceliği burada: Hukuk ve soruşturma dilinde böyledir.
İnşallah iftiralar da yalandır, siz de haklı çıkar görevinizin başına dönersiniz. Kimsenin burnunun kanamaması arzumuzdur. Ancak, bu iddiaları, suçlamaları ortaya atarken mutlaka kanıtlarınız da vardır.
İspat edemezseniz, karşı tarafın tazminat davası açma hakkı doğmaz mı?
İspat edemediğinizde, korkarım suçlama da bulunduğunuz kurum, ilgili şahıs, diğer ilgililer, ailesi, hukuk zeminlerinde, mağduriyet hak arayışı, maddi-manevi dava açma hakları doğmaz mı?
Isparta Yüksek Öğrenim Yurtlar Müdürlüğü bünyesindeki yurtlarında beş bine yakın yükseköğrenim erkek ve kız öğrencilerin barındığını biliyoruz.
Bu haberlerin yayınından sonra bu yurtlara gittim. Çok sayıda kız ve erkek öğrenciler, korumalarla, diğer personelle görüştüm. Müdürlerinden çokça memnunlar. Hatta birçok personel, öğrenciler duygusallaşıp, üzüntülerin içeren, kendi iradeleriyle yurt müdürlüğüne dilekçe yazmışlar.
Personel ve öğrenciler kendilerine göre, müdürlerinin iftiraya kurban gitmekte olduğu gibi bir kanaate gelmişler. Çok sayıda personelden, erkek ve kız öğrencilerin verdikleri, Müdür Necdet Aydemir’i övgülerle dolu dilekçeler yığılmış..
Yurt, idare, yatakhaneler, diğer sosyal tesisler pırıl- pırıl… Koruma, idari, temizlik, diğer sosyal işler için görevli personel tam anlamıyla disiplinli ve görevlerinin baçında. Görünen bu!..
Gecikmiş iddiaların, ispat edilemeyecek suçlamaların ispatları, kanıtları olmadığı sürece, devletin görevlilerine, ailelerine, diğer hizmet alan öğrenci ve velilerine karşı bir üzüntüden ibaret olacağını hep birlikte düşünmeliyiz. Bu ülkenin çalışanlarına uluorta dedikodularla, iddialarla yıpratmanın faturasını ulusça öderiz.
Hiçbir vatandaşımızın, milletçe acılar yaşadığımız bugünlerde yeniden aileleriyle birlikte yeni acılar yaşamamasıdır. Umut ediyoruz!..
Bayram AYGÜN-2012-Isparta