Gazetecilik mesleğine başladığım ilk yıl, yani 1984 yılında Isparta valisi Utku Acundu. 1991 yılına kadar turizm ve diğer sektörlerde çalıştım, askerlik görevimi yerine getirdim derken vatani görevim sonrasında yeniden mesleğime, yani gazeteciliğe başladım. 1991 yılından itibaren aralıksız mesleğin içindeyim.
Yani 19 yıldır bir fiil aktif olarak gazetecilk yapıyorum. Bunun 7 yılını değişik gazetelerde haber müdürü ve temsilci olarak görev yaptım. Yaklaşık 12 yıldır da gazete sahibi olarak sektörün içerisindeyim. Sarı basın kartı sahibiyim.
1991 yılında Isparta Valisi sayın Ertuğrul Dokuzoğlu idi, genç ve idealist bir vali olarak Ispartaya büyük hizmetler yaptı. Dokuzoğlunun ismi Ispartalıların hafızalarından kolay kolay silinmez. İlk kez valilik yaptığı ilimizde gençliğin verdiği enerji ve heyecanını dönemin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den aldığı cesaret ve özgüvenle birleştirerek Isparta’nın imarında ve inşaasında hep onun imzası vardı.
1991 yılında dört büyük hedefle yola çıkan Dokuzoğlu, Süleyman Demirel organize Sanayi Bölgesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Süleyman Demirel Havalimanı, Dereboğazı yolu başta olmak üzere, Süleyman Demirel Eğitim kompleksi ve diğer yatırımları bizzat kendisi şantiye şefi gibi takip ederek kısa sürede yapılmasını sağladı.
9 yıl görev yaptığı Ispartada artık nöbeti başka bir valiye bırakmanın zamanı gelmişti. Dokuzoğlu kararname ile Antalyaya vali olarak atanırken 9 yıllık emeğinin ve çalışmasının mükafatını da almıştı. Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da valilik yapma onuruna ve şerefine nail olmuştu.
Dokuzoğlundan boşalan Isparta valiliğine yine ilkkez valilik görevini yerine getirecek olan dönemin Mahalli İdareler Genel müdürlüğünden sayın H.İbrahim Daşöz atandı. Daşöz valimizde tıpkı Dokuzoğlu gibi heyecanlı, gayretli, arzulu bir insandı. medya ile diyaloğları çok iyidi.
Kısa sürede kendisini sevdirmeyi başarmış, Isparta Gül, Halı, Kültür ve Turizm festivalini yıllar sonra yeniden başlatarak görev yaptığı süre zarfında Isparta’ya sosyal bir canlılık getirmişti. Yine halkın katkıları ile öğrenciler ilköğretim okulunu yaparak Türkiye’de bir ilk gerçekleştirmişti.
H.İbrahim Daşöz valimiz hala Isparta sevgisini yüreğinde taşıyarak ilk göz ağrısı ilimize fırsat buldukca gelir, birçok arkadaşımızda sayın Daşöz’ü görev yaptığı illerde ziyaret eder.
Daşözden sonra görev yapan İsa Parlak valimiz görev yaptığı kısa süre zarfında iz bırakacak önemli hizmetleri olmasada, mütavazi bir kişilik olarak kendisini sevdirmeyi başarmıştı.
İsa Parlak valimizden sonra görev yapan Şemsettin Uzun valimiz ise bana göre Isparta’da görev yapan valiler arasında Ispartalıların sevgisini kazanmayan, sempatik olmayan, kendisi ve halkla barışık olmayan bir yapısı ile hafızalarımızda olumsuz yer bırakmıştır.
Geçtiğimiz yıl Ocak ayında Isparta’ya tayin edilen şimdiki valimiz A.Haydar Öner, henüz iki yılını tamamlamadan Kırklareline vali olarak atandı. Bu kararname kimilerine göre beklenen, kimilerine göre ise süpriz bir kararname idi...
Isparta’da görev yaptığı süre zarfında sadece bir yerel gazetenin dışında hakkında olumsuz düşüncesi olan bir başka kişi, kurum ve kuruluşa rastlamadım. Halkın sevgisini kazanan, babacan tavırları ile Isparta’ya hizmet etme gayreti içerisinde olan sayın valimizin kararname ile birbaşka ile atanmasına tepkiler yine yerel gazetelerimizde haber olarak veriliyor. Birçok siyasi ve sivil toplum örgütünün başkanları üzüntülerini ifade ediyorlar.
Sayın valimizle geçtiğimiz hafta Çarşamba günü saat 17.00 sularında telefonla görüştük. Kendisi, Ankara’ya gideceğini ve Cuma günü Isparta’da olacağını söyledi. Ispartasporla ilgili konuları konuştuk, son durumu sordu bana, bende kendisine “Efendim Ispartanın işadamlarını, sivil toplum örgütlerinin başkan ve yöneticilerini, Belediye başkanını velhasıl uygun göreceğiniz herkesi toplayalım ve Ispartasporu masaya yatıralım” dedim.
Bana “Hay hay tabiki mümkündür, siz yerini ve zamanını belirleyin, toplantı yapalım” dedi. Telefon görüşmemizden bir gün sonra kararname ile Kırklareline atandığını öğrendiğimde hem Isparta adına hemde Ispartaspor adına gerçekten çok üzüldüm. Ispartasporu yakından takip eden, her konuda desteğini esirgemeyen, hatta Ispartasporun kurtulması için İstanbulda bir gününü feda eden valimizin gidecek olması Ispartasporun geleceğinide olumsuz etkileyecekti. Nitekim kendisi ile ikinci kez telefonla görüştüğümde hem sevincimi hemde üzüntümü ifade ettim. sevincim Ispartasporun T.Yalısporu yenmesiydi, üzüntüm ise aramızdan ayrılacak olması idi. Sayın valim devlet terbiyesi ve mütevaziliği ile bana, futbol maçını kazandığmız için tebriklerini ifade ederken, Türk bayrağının dalgalandığı her yerde görev yapmanın kendisi için bir şeref olduğunu ifade etti. Sayın valime toplantı nolacak dediğimde, görevimin son dakikasına kadar Ispartaspor için ne yapılması gerekiyorsa yapacağız, siz toplantıyı organize edin dedi.
Sayın valimin görüş ve düşüncelerini Ispartaspor yöneticiler ile paylaştım, organizasyonu kendilerinin yapmalarını artık bu saatten sonra Ispartasporla ilgili çalışmalarda bulnamayacağımı beyan ettim. Velhasıl Cumartesi günü yapılması gereken toplantı olmadı ve bende bir taraftar ve gazeteci olarak Ispartasporla ilgili gelişmeleri dışardan ama yakından takip etmeye devam edeceğim.
Sözün özü, Ispartaspor gerçek bir taraftarını, gerçek bir Ispartaspor sevdalısını ne yazıkki 29 Aralıkta Kırklareline yolcu edecek. Ne büyük tesadüftür ki; ligin ikici yarısın ilk maçını sayın valimizin görev yapacağı Kırıklareli ile deplasmanda oynayacağız.
Hani bir şarkı vardır ya “Kimler geldi kimler geçti” diye,
işte Ispartadan bir vali daha geldi ve geçiyor. Güzel anılarla, güzel izlerle gelip gidiyor, kim ne derse desin sayın valimizi çok ama çok arayacağız ve özleyeceğiz. güle güle sayın valim.
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?