Isparta : 11/31 °C
Afyon : 11/31 °C
Antalya : 23/33 °C
Burdur : 10/31 °C
Denizli : 16/32 °C


Anket
12 Eylül Referandumunda Oyum;
Yazarlar

ÇOK OKUNANLAR
YORUM HATTI
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Topkapıya Isparta Gülü
09 Şubat 2010 / 09:43
Topkapı Sarayı'nın bahçesine Isparta gülü dikilecek. Isparta'dan getirtilecek organik güller, 12 Şubat'ta düzenlenecek geniş katılımlı bir törenle sarayın bahçesinde toprakla buluşturulacak.

Topkapı Sarayı'nın bahçesine Isparta gülü dikilecek. Isparta'dan getirtilecek organik güller, 12 Şubat'ta düzenlenecek geniş katılımlı bir törenle sarayın bahçesinde toprakla buluşturulacak.

Isparta gülünün sağlığa etkileri üzerine araştırmalar yapan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, Isparta Gülü'nün artık Topkapı Sarayı'nın avlusunu süsleyeceğini söyledi. 50 metre genişliğinde bir bölüme dikilecek güller, sarayda mistik bir hava estirecek.

Altıntaş, "Topkapı Sarayı'nda eskiden gülhane ve gülsuyu çıkarmaya yarayan 'imbikler' vardı. Sarayın avlusundaki bir bölüme yeniden gül fideleri dikilecek. Bu güller sembolik olacağı gibi eskiyi anımsatacak.

Ayrıca turistlerin de ilgisini çekecek." diyor. Sarayda eskiden büyük gül bahçeleri bulunduğunu ifade eden Altıntaş, gülün kokusundan yaralanıldığı gibi tedavi amaçlı kullanıldığını da anlatıyor: "Gül tıpta ilaç olarak geçiyor. Macun ya da şerbet halinde kullanıldığında mide, karaciğer ve deri hastalıklarının iyileştirilmesinde etkili. Gül kokusunun hafızayı güçlendirmede kullanıldığı biliniyor."
 
 
Zaman Gazetesi’nde Mesut Mercan imzasıyla yayınlanan haberde, Prof. Dr. Altıntaş, Osmanlı saraylarında padişaha verilen en önemli hediyeler arasında gülsuyu ve gülyağının yer aldığı gibi saray hanımlarının kırışıkların giderilmesi ve estetiği için sürekli gülsuyu kullandığı bilgisini veriyor ve ekliyor: "Özel mücevherlerle süslü, altın, gümüş, elmasla işlemeli özel şişelerin içerisine konan gülsuları padişaha hediye edilirmiş. İslam dünyasına baktığımızda çok önemli gül yetiştirme merkezleri var."
 
Tarihte gülün kullanımı
 
Hz. Peygamber'in (sas) terinden oluştuğuna inanılan gül, tarihin ilk devirlerinden bu yana el üstünde tutulmuş. Süsleme, kozmetik hatta edebiyatta önemli bir yere sahip. Kral Midas, Perslere yenildikten sonra ülkesini terk edip Makedonya'ya göçerken güllerini de yanında götürmüş ve Makedonya'da yeni gül bahçeleri kurmuş.

Avrupa'da çiçeklerin kraliçesi olarak kabul edilen gül, Osmanlı saraylarının da olmazsa olmazlarından. Fatih Sultan Mehmet zamanında şimdiki adıyla Topkapı Sarayını kuzey, batı ve doğu yönünden çevreleyen Hasbahçe bölümünde saray mutfaklarının ihtiyaçlarını karşılamak gayesiyle kırmızı gül ve sakız gülü yetiştirilmiş. Bu bölgeye verilen Gülhane isminin de bu gül bahçelerinden geldiği biliniyor.
 
Osmanlı döneminde Kur'ân-ı Kerim, dua kitabı, fermanlar, cilt kapakları, ağaç eşya ve mezar taşları üzerinde lâle ile birlikte süsleme motifi olarak da gül sıkça tercih ediliyordu.
 
Gül ürünleri yurtdışına ihraç ediliyor
 
Gül, günümüzde kozmetik sektöründe en önemli hammaddelerden biri. Isparta'da 3 bin ortağı bulunan GÜLBİRLİK, dünya kozmetik sektörünün ana hammaddesi olan gül yağı ihtiyacının yüzde 40'ını tek başına karşılıyor.

GÜLBİRLİK Genel Müdürü Bolat Tamer, beş yıl önce kurdukları Rosense markasıyla kozmetik sektörüne girdiklerini, ürettikleri 120 çeşit ürünü Almanya, Hollanda, Kırgızistan, Tayland, Avusturya, Arnavutluk, Tayvan, Japonya başta olmak üzere değişik ülkelere ihraç ettiklerini söylüyor.

Gülün sanayide kullanılmasıyla yılda Isparta'ya 10 milyon dolar girdi sağladıklarını ifade eden Tamer, Isparta'da dünyaca ünlü kozmetik firmalarından aşağı kalmayan tesislerde üretim yaptıklarını anlatıyor.