banner121

"Her 6 erkekten 1’i prostat kanserine yakalanıyor"

OnkoTalya Kanser Kliniği uzmanlarından Prof. Dr. Ali Aydın Yavuz, prostat kanseri erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri ve tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser türü olduğuna dikkat çekerek, her 6 erkekten birinin prostat kanserine...

SAĞLIK 18.09.2018, 10:20 18.09.2018, 11:34
"Her 6 erkekten 1’i prostat kanserine yakalanıyor"

OnkoTalya Kanser Kliniği uzmanlarından Prof. Dr. Ali Aydın Yavuz, prostat kanseri erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri ve tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser türü olduğuna dikkat çekerek, her 6 erkekten birinin prostat kanserine yakalanacağı ve her 38 erkekten birinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceği riskini taşıdığını kaydetti. Güvenilir Bahis Siteleri adresi.

Antalya’daki OnkoTalya Kanser Kliniği uzmanlarından Prof. Dr. Ali Aydın Yavuz, özellikle erken evre Prostat Kanserinde şu an için en önemli tedavi yönteminin ışın tedavisi (radyoterapi) olduğunu belirtti. Prostata uygulanacak radyasyonun hem ideal bir dozda hem de ideal bir odaklama ile yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yavuz, “Prostat organı, başta makat (rektum) ve idrar kesesi (mesane) olmak üzere radyasyona duyarlı birçok normal doku ve organa bitişik konumdadır. Bu bitişik dokuların da gereksiz yere radyasyona aşırı maruz kalması ile cinsel işlev kaybı, idrar kontrol sorunları ve makattan kanama gibi zararlı yan etkiler ortaya çıkabilir. Son yıllarda kullanıma giren yeni teknolojiler ve ışınlama teknikleri sayesinde prostat kanserinde hedefe daha iyi odaklanılıp hem kanserin tedavi edilmesi hem de prostat kanserli hastaların yaşam kalitesini daha da artırmak söz konusu olabilmektedir” dedi.

Brakiterapi’nin avantajı

Tümörün İçine veya Çok Yakınına Verilen Radyasyonun (Brakiterapi) yönteminin kanser tedavisinde kullanıla bir tür radyasyon tedavisi olduğunu belirten Dr. Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Brakiterapi kelimesi eski Yunan kelimelerinden gelmektedir. Braki = kısa, yakın, Terapi = tedavi anlamına gelir. Brakiterapi’de radyoaktif kaynak bizzat ısınlanacak olan dokunun yanına, yakınına veya icine yerlestirilir. Bu nedenle bazen içsel radyasyon tedavisi olarak da adlandırılır. Brakiterapi sayesinde, tümörün cevresindeki normal dokularda hızlı bir doz dususu sağlanırken tümörün kendisine oldukça yuksek bir doz, güvenle verilebilir. Brakiterapi, Lineer Hızlandırıcı gibi cihazlarla dışarıdan uygulanan rutin ışın tedavisinden daha az yan etkiye neden olur ve tedavi süresi de genellikle daha kısadır. İki tip brakiterapi vardır: Düşük doz oranlı (LDR) brakiterapide, radyasyon çekirdekcikleri (seed’ler) tümörün içine kalıcı olarak yerleştirilir, adeta toprağa ekilen bir tohum gibi. Çekirdekçikler, belli uzunlukta bir süre boyunca düşük dozda radyasyon yayacak şekilde tasarlanmıştır (süre bitiminde radyasyon yaymaz ve doku içinde bi nevi kaybolup giderler); ve Yüksek doz oranlı (HDR) brakiterapide ise radyasyon kaynağı geçici olarak tümörün içine veya yakınına yerleştirilip kısa sürede yüksek dozda radyasyon verilir”.

Dr. Yavuz, “Dünyanın en saygın tıp dergilerinden sayılan Amerikan Tıp Derneği (JAMA) dergisinde yeni yayınlanan bir çalışmada, prostat kanseri için üç farklı tedavi yaklaşımının etkinliğini karşılaştırmış: sadece cerrahi, sadece Dışarıdan Radyoterapi (EBRT) ve EBRT artı Brakiterapi . Erken evreli ancak çok yüksek riskli prostat kanseri hastası olan 1.800 vakada yapılan bu çok önemli çalışmada tümörün yokedilmesi ve hastaların sağkalım oranları açısından en iyi sonuçlar Brakiterapi + Dışarıdan Radyoterapi alan hastalar grubunda elde edilmiş. Ayrıca, bu gruptaki hastalarda, ileriki yıllarda nüks ve uzak organlara sıçrama (metastaz) oranlarının da çok düşük bulunmuş olması büyük avantaj. Cerrahi yapılan prostat hastalarının yaklaşık üçte birinde cinsel işlevlerin bozulması, idrar ve gayta kaçırma sorunları gözlenebilirken dışarıdan radyoterapi + brakiterapi alan hastalarda bu yan etkiler çok daha az gözlenmiş” diye konuştu.

Proton Tedavisi Devrimi

Son yıllarda kullanımı giderek artan Proton ışın tedavisinin, foton ışını kullanan standart radyoterapiye göre çok daha avantajlı olduğunu belirten Yavuz, “Proton ışın demetleri ile bir Tümörün ön kısmındaki normal dokulara çok düşük bir radyasyon bırakılırken, ışın demeti doğrultusuna göre tümörün tam bitim noktasından itibaren radyasyon dozu “sıfır” olur. Oysa, standart radyoterapide kullanılan foton ışını demetlerinde tümörden önceki normal dokulara oldukça yüksek dozda bir radyasyon bırakılması kaçınılmaz olduğu gibi, tümörden sonrası mesafede de normal dokular önemli miktarda bir çıkış dozu almak zorunda kalır. Proton terapi tedavilerinde, radyasyon ışını, prostata bitişik sağlıklı doku ve organları koruyarak, hedeflenen tümörün ötesine daha geçmez. Bunun normal organ fonksiyonlarını koruduğu ve tedavinin zararlı yan etkilerini azalttığı gösterilmiştir.

Son yıllarda, akciğer, meme, yemek borusu, sindirim sistemi, sinir sistemi, baş ve boyun bölgesi ve prostat dahil olmak üzere vücudun birçok bölgesindeki kanserlerde proton tedavisine dair uygulama ve araştırmalar çok artmıştır. Bu konuda dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan Parçacık Terapi Kooperatifi Grubu - Kuzey Amerika (PTCOG-NA) yıllık toplantısında proton demetleri ile tedavi edilen prostat kanseri hastaları ile standart foton ışınlarını kullanan Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi (IMRT) yönteminin tedavi sonuçlarını karşılaştıran 2 büyük çalışma sunulmuştur. Bu iki çalışmada da proton tedavi grubunun beş yıllık sağkalım oranının IMRT grubuna göre oldukça yüksek olduğunu göstermiştir (Protonla: yüzde 94 ancak Foton IMRT ile sadece yüzde 87). Dahası, protonla tedavi edilen prostat hastalarında çok daha az mesane ve idrar yolu yan etkileri ve çok daha az oranda ikincil kanserler saptanmış” ifadelerini kaydetti.

Aralayıcı (Spacer) yöntemi buluşu

Prostat kanserinde, İster içeriden (brakiterapi), ister dışarıdan (foton veya proton tedavisi) radyasyon uygulamasında tümörü daha iyi yok etmek için yüksek dozda radyasyon verilmesinin gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü: “Radyasyon Dozunu odaklarken ve hesaplarken en önem verdiğimiz şey prostatın hemen önüne bitişik durumda olan makat (rektum) duvarıdır. Çünkü, en azından bir kısmı mecburen yüksek doz alacaktır. Yeni geliştirilen bir yöntemde, prostat ile rektum arasına “aralayıcı” (spacer) denen bir ara parça yerleştirilerek prostat ve rektum arasındaki mesafe uzaklaştırılabilmektedir.

Bu konuda, ABD’den Augmenix şirketi, 2015 yılında “SpaceOAR” adını verdikleri “aralayıcı” (spacer) yöntemi için ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) iznini de aldı. Hidrojel yapısında sıvı olarak rektum’un arka duvarına enjekte edilen bu madde prostat ve rektum arasında “geçici olarak” jel şeklinde bir kütle oluşturur, iki organ arasını uzaklaştırır, ancak tedavi bittikten sonra da sıvılaşıp vücuttan emilerek atılır. Bu yöntem kullanılarak yapılan ve geçenlerde “Kırmızı Dergi” diye de bilinen dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden birinde yayınlanan çok önemli bir klinik çalışmanın sonuçlarına göre SpaceOAR isimli “aralayıcı” kullanımı ile rektum duvarı dozunun yüzde 74 oranında düşürülebildiği, 3 yıllık takip sonucunda hastaların makat yaraları ve kanamaları şikayetlerinde yüzde 78 oranında azalma olduğu saptandı. Aynı şekilde, idrar yolu ve cinsel yan etkiler açısından da “aralayıcı” uygulanan hastaların yaşam kalitesi çok daha iyi idi”.

Tedavideki son gelişmelerle birlikte sadece prostata sınırlı ve erken evredeki prostat kanserinin radyoterapisi sonrasında 10 yıllık sağkalım (kür) oranları yüzde 99 gibi mükemmel bir orana ulaşıldığına işaret eden Yavuz, “Ayrıca, bu son gelişmeler sayesinde, özellikle idrar yolları, makat ve cinsel işlevlerle ilgili yan etkiler de son derece düşük oranlara inmiş durumdadır” diyerek prostat kanserli hastalar için umut dolu mesajlar verdi.
haber32
haber32
Yorumlar (0)
haber32 haber32
Sponsorlu Bağlantılar
30°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Siz Yada Ailenizden biri Covid19 Virüsüne Yakalandınız mı?
Namaz Vakti 27 Temmuz 2021
İmsak 04:12
Güneş 05:50
Öğle 13:09
İkindi 17:00
Akşam 20:19
Yatsı 21:50
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@