haber32
banner77
microSD kart ne kadar gerekli
haber32

MicroSD kartlar hayatımızda oldukça önemli bir yere sahipler. En azından bir kart girişine sahip olmayan bütün Android ürünlerinin yarattığı izlenim bu yönde. Peki bu kartlar gerçekten o kadar gerekliler mi?

Bu kartların çekici olduklarını reddetmek mümkün değil. Bir telefonun dahili hafızası ne kadar olursa olsun, eğer kart yuvası varsa, microSD kart ile bu hafızayı arttırmak mümkün. 128GB kapasiteli bir kart ile beraber de bu hafıza genişletme işlemi inanılmaz boyutlara ulaşabiliyor.

Telefonunu pek çok medya dosyası ile doldurmayı seven kişiler için bu kartlar kullanışlı olabilirler ve telefonunuzu bir arşive çevirmek istemiyorsanız bile ekstra hafızaya sahip olduğunuzu bilmek oldukça rahatlatıcı bir şey. Kullanılmayacak olsa bile bir microSD kart girişine sahip olmanın kötü olmadığı savunulabilir ancak bazı üreticilere göre bu tam olarak doğru değil. Onlara göre microSD kart girişleri, telefonların tasarımlarına tam olarak oturmamakta.

microSD? O kadar da gerekli değil...

Yaklaşık olarak bir yıl önce, HTC One gibi "kapalı kasa" olan telefonların görünüşlerinin önemli özelliklerinden biri olmasından dolayı microSD kart girişlerini destekleyemeyecekleri, bu durumun bütün telefondan taviz vermek olacağı yönünde bir iddia ortaya atılmıştı. Bir diğer açıdan bakıldığında da bu riskin küçük olduğunu söylemek mümkün. HTC One M8'in bir microSD girişine sahip olmasının ve ilk HTC One'da olmamasının büyük sebeplerinden biri de bu. Bir HTC sözcüsünün konu hakkındaki açıklaması şu şekilde: "Tasarım ve üretim aşamasındaki ilerlemelerimiz, tasarımdan ödün vermeden microSD kartları kullanmamıza imkan tanıdı. Geçtiğimiz yılın One'ında, özellikle bedava bulut deponun yaygınlığı sebebi ile, tasarımdan verilen ödünün çok büyük olduğunu hissetmiştik. Bu yıl, yaşanan ilerlemeler, müşteri isteği bu yönde olduğundan, bu kararımızı tekrar düşünmemize imkan tanıdı."

Tabii ki HTC One M8'in gizlenmiş girişi olmadan çok daha güzel bir görüntüye sahip olacağını söylemek mümkün ancak bir kart girişine sahip olmanın iyiliğini de görmezden gelmemek lazım.

Ancak, bir microSD kart girişinin kolay bir şekilde tasarıma eklenebilecek olması bile bu girişin kusursuz bir eklenti olduğu anlamına gelmiyor. Bunun en büyük sebebi ise, microSD kartların kağıt üzerinde güzel gözükmelerine rağmen telefonun genel performansını etkiliyor olmaları.Georgia Institute of Technology'den Hyojun Kim'in yönettiği bir araştırmaya göre, telefonda bir microSD kart kullanmak, telefonun en basit işlemlerde bile yavaşlamasına sebep olabiliyor. Genel olarak 2 - 3 kat arası bir performans düşüşü gözlenirken, araştırmadaki bir örnekte inanılmaz bir şekilde 20 kata varan bir performans kaybı gözlenmiş durumda.Daha yüksek özellikler için fazladan yüzlerce lira harcanan üst seviye telefonlarda bu düşüşün kabul edilemez olduğunu rahatlıkla söyleyebilirken, düşük seviye telefonlarda bile yaşanan bu kayıp kazanılan fazladan hafızayı, genellikle, dengeler durumda değil.Bu performans kaybının sebebi ise oldukça basit. microSD kartların kendi hızları, modern telefonların hızlarına yetişememekte. Tabii ki bazı microSD kartlar bu konuda diğerlerinden çok daha iyiler ve hangi kartı seçtiğiniz, telefonunuzun performansını büyük ölçüde etkileyen değer oluyor.Ancak buradaki tek önemli etken hız değil. Donanım hacker'ı Andrew Huang'ın yaptığı bir konuşmada belirtildiği üzere "taşınabilir bellekler çok ucuz. O kadar ucuz ki, gerçek olduklarına inanmak zor. Gerçekte ise, bütün taşınabilir bellekler kusurlarla dolu; istisnasız..."Güvenilir ve bitişik bir depo sanrısı ise karmaşık hata düzeltimi ve kötü blok kontrolü yöntemleri ile sağlanıyor. Bunun sonucu olarak da, mühendisler ve doğa arasında sonu gelmeyen bir yarış yaşanıyor. Her bir küçülme işleminde hafıza daha ucuz ancak daha güvenilmez bir hale geliyor. Aynı şekilde de, her yeni nesil ile mühendisler daha karmaşık algoritmalar geliştirerek doğa ile atomik seviyede bir yarışa girişiyorlar. Ancak, bir microSD kart girişinin kolay bir şekilde tasarıma eklenebilecek olması bile bu girişin kusursuz bir eklenti olduğu anlamına gelmiyor. Bunun en büyük sebebi ise, microSD kartların kağıt üzerinde güzel gözükmelerine rağmen telefonun genel performansını etkiliyor olmaları. Georgia Institute of Technology'den Hyojun Kim'in yönettiği bir araştırmaya göre, telefonda bir microSD kart kullanmak, telefonun en basit işlemlerde bile yavaşlamasına sebep olabiliyor. Genel olarak 2 - 3 kat arası bir performans düşüşü gözlenirken, araştırmadaki bir örnekte inanılmaz bir şekilde 20 kata varan bir performans kaybı gözlenmiş durumda. Daha yüksek özellikler için fazladan yüzlerce lira harcanan üst seviye telefonlarda bu düşüşün kabul edilemez olduğunu rahatlıkla söyleyebilirken, düşük seviye telefonlarda bile yaşanan bu kayıp kazanılan fazladan hafızayı, genellikle, dengeler durumda değil. Bu performans kaybının sebebi ise oldukça basit. microSD kartların kendi hızları, modern telefonların hızlarına yetişememekte. Tabii ki bazı microSD kartlar bu konuda diğerlerinden çok daha iyiler ve hangi kartı seçtiğiniz, telefonunuzun performansını büyük ölçüde etkileyen değer oluyor. Kötü hafıza... Ancak buradaki tek önemli etken hız değil. Donanım hacker'ı Andrew Huang'ın yaptığı bir konuşmada belirtildiği üzere "taşınabilir bellekler çok ucuz. O kadar ucuz ki, gerçek olduklarına inanmak zor. Gerçekte ise, bütün taşınabilir bellekler kusurlarla dolu; istisnasız..." Güvenilir ve bitişik bir depo sanrısı ise karmaşık hata düzeltimi ve kötü blok kontrolü yöntemleri ile sağlanıyor. Bunun sonucu olarak da, mühendisler ve doğa arasında sonu gelmeyen bir yarış yaşanıyor. Her bir küçülme işleminde hafıza daha ucuz ancak daha güvenilmez bir hale geliyor. Aynı şekilde de, her yeni nesil ile mühendisler daha karmaşık algoritmalar geliştirerek doğa ile atomik seviyede bir yarışa girişiyorlar. Yine de yolun sonu, bizi microSD'lerin cazibesine geri döndürüyor. microSD'lerin ucuz olması, özellikle telefonların dahili hafızalarının büyümelerinin getirdiği masraf düşünülürse bu cazibeye büyük bir katkıda bulunuyorlar.Örnek olarak iPhone 5S'e bakılırsa, 16GB ile 32GB sürümleri arasında 200 liradan fazla bir fark olduğu görülüyor. Bu farkın yeni modellerde de aynı oranda devam ettiğini söylemek mümkün. Tabii ki Apple ürünleri, diğer firma ürünlerine göre daha pahalı olmak gibi bir özelliğe sahipler ancak diğer firmalarda bile bu fark kayda değer miktarlarda oluyor. Bir microSD kartın fiyatı ile karşılaştırıldığında, dahili hafızaların birkaç kat daha pahalı olduğunu görebiliyoruz.Ürün için ödenen fazladan paranın, sorunları bulunmayan bir parça için normal bir fiyat olduğunu söyleyebilirsiniz. Ancak 200 liraya 1TB harici disk alınabilirken, aynı para ile sadece 16GB fazladan hafıza almak yine de büyük bir fark yaratıyor. TechDaily'den Robert Leedham'ın söylediği üzere "microSD kartlar, telefonlarda gereklilik değiller ama fazladan hafızaya sahip olmak için ucuz bir yöntemler. Mobil ürününüzde fazladan 40 - 50 TL harcayarak 32GB fazladan hafızaya sahip olmak, herkesin kabul edeceği bir şey."Tabii ki üreticilerin fazladan hafıza için daha az fiyat belirtmeleri gerektiği argümanı da ortaya atılabilir ancak, microSD kartların ne kadar yavaş ve güvenilmez oldukları düşünülürse, fazladan olan bu parayı ödemek genellikle uygun bir kaçış yöntemi olabiliyor. Yine de yolun sonu, bizi microSD'lerin cazibesine geri döndürüyor. microSD'lerin ucuz olması, özellikle telefonların dahili hafızalarının büyümelerinin getirdiği masraf düşünülürse bu cazibeye büyük bir katkıda bulunuyorlar. Örnek olarak iPhone 5S'e bakılırsa, 16GB ile 32GB sürümleri arasında 200 liradan fazla bir fark olduğu görülüyor. Bu farkın yeni modellerde de aynı oranda devam ettiğini söylemek mümkün. Tabii ki Apple ürünleri, diğer firma ürünlerine göre daha pahalı olmak gibi bir özelliğe sahipler ancak diğer firmalarda bile bu fark kayda değer miktarlarda oluyor. Bir microSD kartın fiyatı ile karşılaştırıldığında, dahili hafızaların birkaç kat daha pahalı olduğunu görebiliyoruz. Ürün için ödenen fazladan paranın, sorunları bulunmayan bir parça için normal bir fiyat olduğunu söyleyebilirsiniz. Ancak 200 liraya 1TB harici disk alınabilirken, aynı para ile sadece 16GB fazladan hafıza almak yine de büyük bir fark yaratıyor. TechDaily'den Robert Leedham'ın söylediği üzere "microSD kartlar, telefonlarda gereklilik değiller ama fazladan hafızaya sahip olmak için ucuz bir yöntemler. Mobil ürününüzde fazladan 40 - 50 TL harcayarak 32GB fazladan hafızaya sahip olmak, herkesin kabul edeceği bir şey." Tabii ki üreticilerin fazladan hafıza için daha az fiyat belirtmeleri gerektiği argümanı da ortaya atılabilir ancak, microSD kartların ne kadar yavaş ve güvenilmez oldukları düşünülürse, fazladan olan bu parayı ödemek genellikle uygun bir kaçış yöntemi olabiliyor. Tabii ki bazı durumlarda yüksek hafızaya sahip olan bir telefon satın almak da yeterli olmayabiliyor. Sonuç olarak 32 GB dahili hafızaya sahip olmak, ki şu anda piyasanın lideri 16 GB olarak gözüküyor, iyi bir seçenek olsa da, bu hafıza da kolaylıkla doldurulabiliyor. Bu yüzden de yakın zamanda 128 GB dahili hafızanın yaygınlaşması kaçınılmaz. Eğer fiyatları çok yüksek olmazsa da bu seçeneğin pek çok kişi tarafından kabul edileceğini söylemek mümkün.Akıllı telefon hafızaları, aslında ilk anda görüldüklerinden daha küçükler. Bunun sebebi de, sunulan hafızanın bir kısmının işletim sistemi ve silinemeyen uygulamalar tarafından kaplanıyor olması. Leedham'ın söylediğine göre, en büyük problemden biri de bu: "Üreticiler, eğer insanların telefonlarını satın almalarına yardımcı olacağını düşünürlerse daha fazla hafıza sunmaya başlayacaklar. Gerçekçi bir şekilde bakılırsa, işletim sistemlerinin var olan hafızanın büyük bir kısmını kullanmamasını sağlamaları gerekiyor. Yakın zamanda gerçekleştirilen hafıza testlerimiz, bir Samsung Galaxy S4 telefonun sadece 8.56GB (veya %54) kısmının kullanılabilir olduğunu gösterdi."Bazen bu sayılar, 16GB iPhone 5S ve Nexus 5'de olduğu gibi, sadece birkaç GB olarak size 12.20GB ve 12.28GB kullanılabilir hafıza bırakırken, Leedham'ın örneğinde olduğu gibi bu miktar telefonun hafızasının yarısına da ulaşabiliyor. Bu durum da bir microSD kart kullanmayı neredeyse zorunluluk haline getiriyor. Ancak özellikle 16 GB iPhone kullanıcıları için böyle bir imkan yok.İyi haber ise dahili telefon hafızalarının artıyor olması. iPhone 3G 8 ve 16GB seçeneklerini sunarken, iPhone 4 32GB seçeneğini dahil etti ve iPhone 5 karşımıza 64GB ile çıktı. Ne yazık ki Apple'ın bu düzeni iPhone 5S ile devam etmedi ama iPhone 6 ile 128GB seçeneğine de kavuştuk.Diğer firmalar için de aynı durum geçerli. Örneğin HTC'ye bakılırsa, efsane model Hero'nun sadece 512 MB hafızaya sahip olduğu görülüyor. Bu sayı Sensation ile 1 GB'ye yükselirken, One X ile beraber 16 ve 21 GB seçenekleri sunuldu ve HTC One 32 GB olarak sunulmakta. HTC One M8 ile beraber bir artış yaşanmamış da olsa, bir microSD kart girişi ile bu durum dengelenmeye çalışıldı.En son çıkan telefonlarda hafıza artışı durdurulmuş olsa da, önümüzdeki yıllarda büyük bir ilerleme yaşanması bekleniyor.iPad Air gibi tabletler ise şimdiden 128 GB hafıza sunmaktalar. Ama piyasadaki pek çok tablet halen 16 GB ile geliyor. Neyse ki, neredeyse hepsinde bir bellek kartı yuvası mevcut.Hafıza boyutlarının şu ana kadar yaşadığı artış düşünülürse, yeni bir artışın çok yakında olduğunu söylemek mümkün ve her yeni artış ile beraber, microSD kartlar cazibelerini biraz daha kaybedecekler. Tabii ki bazı durumlarda yüksek hafızaya sahip olan bir telefon satın almak da yeterli olmayabiliyor. Sonuç olarak 32 GB dahili hafızaya sahip olmak, ki şu anda piyasanın lideri 16 GB olarak gözüküyor, iyi bir seçenek olsa da, bu hafıza da kolaylıkla doldurulabiliyor. Bu yüzden de yakın zamanda 128 GB dahili hafızanın yaygınlaşması kaçınılmaz. Eğer fiyatları çok yüksek olmazsa da bu seçeneğin pek çok kişi tarafından kabul edileceğini söylemek mümkün. Akıllı telefon hafızaları, aslında ilk anda görüldüklerinden daha küçükler. Bunun sebebi de, sunulan hafızanın bir kısmının işletim sistemi ve silinemeyen uygulamalar tarafından kaplanıyor olması. Leedham'ın söylediğine göre, en büyük problemden biri de bu: "Üreticiler, eğer insanların telefonlarını satın almalarına yardımcı olacağını düşünürlerse daha fazla hafıza sunmaya başlayacaklar. Gerçekçi bir şekilde bakılırsa, işletim sistemlerinin var olan hafızanın büyük bir kısmını kullanmamasını sağlamaları gerekiyor. Yakın zamanda gerçekleştirilen hafıza testlerimiz, bir Samsung Galaxy S4 telefonun sadece 8.56GB (veya %54) kısmının kullanılabilir olduğunu gösterdi." Bazen bu sayılar, 16GB iPhone 5S ve Nexus 5'de olduğu gibi, sadece birkaç GB olarak size 12.20GB ve 12.28GB kullanılabilir hafıza bırakırken, Leedham'ın örneğinde olduğu gibi bu miktar telefonun hafızasının yarısına da ulaşabiliyor. Bu durum da bir microSD kart kullanmayı neredeyse zorunluluk haline getiriyor. Ancak özellikle 16 GB iPhone kullanıcıları için böyle bir imkan yok. İyi haber ise dahili telefon hafızalarının artıyor olması. iPhone 3G 8 ve 16GB seçeneklerini sunarken, iPhone 4 32GB seçeneğini dahil etti ve iPhone 5 karşımıza 64GB ile çıktı. Ne yazık ki Apple'ın bu düzeni iPhone 5S ile devam etmedi ama iPhone 6 ile 128GB seçeneğine de kavuştuk. Diğer firmalar için de aynı durum geçerli. Örneğin HTC'ye bakılırsa, efsane model Hero'nun sadece 512 MB hafızaya sahip olduğu görülüyor. Bu sayı Sensation ile 1 GB'ye yükselirken, One X ile beraber 16 ve 21 GB seçenekleri sunuldu ve HTC One 32 GB olarak sunulmakta. HTC One M8 ile beraber bir artış yaşanmamış da olsa, bir microSD kart girişi ile bu durum dengelenmeye çalışıldı. En son çıkan telefonlarda hafıza artışı durdurulmuş olsa da, önümüzdeki yıllarda büyük bir ilerleme yaşanması bekleniyor. Tabletler iPad Air gibi tabletler ise şimdiden 128 GB hafıza sunmaktalar. Ama piyasadaki pek çok tablet halen 16 GB ile geliyor. Neyse ki, neredeyse hepsinde bir bellek kartı yuvası mevcut. Hafıza boyutlarının şu ana kadar yaşadığı artış düşünülürse, yeni bir artışın çok yakında olduğunu söylemek mümkün ve her yeni artış ile beraber, microSD kartlar cazibelerini biraz daha kaybedecekler. Bu arada, microSD kartlara karşı en azından bir alternatifin bulunduğunu ve bu alternatifin çok daha çekici olduğunu söylemek mümkün. Tabii ki burada bahsedilen bu alternatif, bulut depolama sistemi. Sonuç olarak dosyalarınıza her yerden ulaşma seçeneğiniz varken neden tek bir ürün ile sınırlanmayı tercih edesiniz ki?Fiyat olarak bakıldığında da bulut depo hizmetlerinin microSD kartlar ile yarışabilecek seviyelerde olduğu gözüküyor. Pek çok hizmet sağlayıcısı, belli bir boyuta kadar, hatta Mega'ya bakılırsa 50 GB'lık  bir depo seçeneğini bedavaya sunuyorlar. Ancak üyelikler bile kişilerde ekonomik krizlere yol açacak miktarlarda değiller. Örneğin Box'a bakıldığında, 100 GB boyutunda bir depo için aylık 3.5 pound ödenmesi gerektiği görülüyor.Tabii ki bulut depolamanın da kendine göre sınırları bulunmakta. Büyük dosyaları yüklemek uzun zaman alabiliyor ve Leedham'ın da belirttiği üzere "telefonunuz her zaman kablosuz bağlantıya sahip olmayacaktır yani dahili hafıza bir kez daha önemli hale geliyor. Ancak buradaki en önemli soru, uygulamaların da hafızalar gibi boyut artışı yaşayıp yaşamayacağı."Ancak telefonlarda bir çeşit internet bağlantısının bulunmaması artık standart bir durum. Ayrıca pek çok hizmet sunucusunun akıllı telefon uygulamaları sunması ile beraber bütün depolama işlemi kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor ve verilerinizin dengesiz bir microSD karta göre daha güvende olduğunu söylemek, genellikle, mümkün."Stream" hizmetleri de bir başka dikkat çekici çözüm olabiliyor. Her ne kadar internet bağlantısına daha fazla ihtiyaç duysalar da, bu hizmetler ile depo boyutları hakkındaki düşünceleri tamamen ortadan kaldırmak mümkün.Örneğin, bir Netflix üyeliği ile binlerce filme ulaşabilirken, Spotify ile milyonlarca şarkıya ulaşabiliyorsunuz. Tabii ki bu miktarların, bulabileceğiniz en büyük hafıza ürününe sığması mümkün değil. Ayrıca bütün bunları bir şekilde depolasanız bile bütün cihazlarınızdan ulaşmanız pek mümkün gözükmüyor.Bulut depolama sisteminin yerel hafızaya gerçekten denk gelmesi için ise, her yerden ulaşabileceğiniz hızlı ve bedava bir internet bağlantısına ihtiyacınız var. Bu noktaya henüz ulaşmamış olsak da, 4G'nin kullanımının yaygınlaşması ve hızla çoğalan Wi-Fi noktaları ile beraber bu olasılık giderek artmakta.Öyle ki, en çok tercih edilen işletim sistemlerinin pek çoğunun bulut depolama yönünde ilerlemesi ile beraber geleceğin çoğunlukla "bulutlar üzerinde" olacağını söylemek mümkün oluyor. Depolama anlamında bulut hizmetleri giderek daha cömert olurken, buradaki asıl soru, uygulamaların uzaktan erişiminin mümkün olup olmayacağı. Şu anda karşımıza çıkan en büyük sorun da tam olarak bu. Ancak uygulamaların microSD karta taşınmasının her zaman sorun olduğu da unutulmamalı. Cihazınızda bir bellek kartınız olsa bile, pek çok uygulamayı, özel yöntemler kullanmadan bu karta taşımanız mümkün değil. Taşısanız bile, daha önce de bahsettiğimiz yavaşlık, uygulamaların performansını kötü yönde etkiliyor. Bu arada, microSD kartlara karşı en azından bir alternatifin bulunduğunu ve bu alternatifin çok daha çekici olduğunu söylemek mümkün. Tabii ki burada bahsedilen bu alternatif, bulut depolama sistemi. Sonuç olarak dosyalarınıza her yerden ulaşma seçeneğiniz varken neden tek bir ürün ile sınırlanmayı tercih edesiniz ki? Fiyat olarak bakıldığında da bulut depo hizmetlerinin microSD kartlar ile yarışabilecek seviyelerde olduğu gözüküyor. Pek çok hizmet sağlayıcısı, belli bir boyuta kadar, hatta Mega'ya bakılırsa 50 GB'lık  bir depo seçeneğini bedavaya sunuyorlar. Ancak üyelikler bile kişilerde ekonomik krizlere yol açacak miktarlarda değiller. Örneğin Box'a bakıldığında, 100 GB boyutunda bir depo için aylık 3.5 pound ödenmesi gerektiği görülüyor. Tabii ki bulut depolamanın da kendine göre sınırları bulunmakta. Büyük dosyaları yüklemek uzun zaman alabiliyor ve Leedham'ın da belirttiği üzere "telefonunuz her zaman kablosuz bağlantıya sahip olmayacaktır yani dahili hafıza bir kez daha önemli hale geliyor. Ancak buradaki en önemli soru, uygulamaların da hafızalar gibi boyut artışı yaşayıp yaşamayacağı." Ancak telefonlarda bir çeşit internet bağlantısının bulunmaması artık standart bir durum. Ayrıca pek çok hizmet sunucusunun akıllı telefon uygulamaları sunması ile beraber bütün depolama işlemi kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor ve verilerinizin dengesiz bir microSD karta göre daha güvende olduğunu söylemek, genellikle, mümkün. Stream hizmetleri "Stream" hizmetleri de bir başka dikkat çekici çözüm olabiliyor. Her ne kadar internet bağlantısına daha fazla ihtiyaç duysalar da, bu hizmetler ile depo boyutları hakkındaki düşünceleri tamamen ortadan kaldırmak mümkün. Örneğin, bir Netflix üyeliği ile binlerce filme ulaşabilirken, Spotify ile milyonlarca şarkıya ulaşabiliyorsunuz. Tabii ki bu miktarların, bulabileceğiniz en büyük hafıza ürününe sığması mümkün değil. Ayrıca bütün bunları bir şekilde depolasanız bile bütün cihazlarınızdan ulaşmanız pek mümkün gözükmüyor. Bulut depolama sisteminin yerel hafızaya gerçekten denk gelmesi için ise, her yerden ulaşabileceğiniz hızlı ve bedava bir internet bağlantısına ihtiyacınız var. Bu noktaya henüz ulaşmamış olsak da, 4G'nin kullanımının yaygınlaşması ve hızla çoğalan Wi-Fi noktaları ile beraber bu olasılık giderek artmakta. Öyle ki, en çok tercih edilen işletim sistemlerinin pek çoğunun bulut depolama yönünde ilerlemesi ile beraber geleceğin çoğunlukla "bulutlar üzerinde" olacağını söylemek mümkün oluyor. Depolama anlamında bulut hizmetleri giderek daha cömert olurken, buradaki asıl soru, uygulamaların uzaktan erişiminin mümkün olup olmayacağı. Şu anda karşımıza çıkan en büyük sorun da tam olarak bu. Ancak uygulamaların microSD karta taşınmasının her zaman sorun olduğu da unutulmamalı. Cihazınızda bir bellek kartınız olsa bile, pek çok uygulamayı, özel yöntemler kullanmadan bu karta taşımanız mümkün değil. Taşısanız bile, daha önce de bahsettiğimiz yavaşlık, uygulamaların performansını kötü yönde etkiliyor. Sahip olduğunuz uygulamalar, özel yöntemlerle harici hafızaya taşınabiliyor olsalar da bu tercihi bir kez daha düşünmek isteyebilirsiniz. microSD kartların sorunları ile şu ana kadar söylenenlerin yanı sıra, bir uygulamayı dahili hafızada yer alan işletim sistemi özelliklerinden ayırmanın da kendine has sorunları var.İndirilen uygulamalar, zaten yüklü olan bazı işletim sistemi özelliklerini kullanmaktalar. WhatsApp gibi küçük uygulamalar bile telefon rehberinize ulaşma ihtiyacı duyarken, Skype gibi uygulamalar kamerayı kullanıyorlar. Uygulama hafızası ve işletim sistemi hafızası arasında bir ayrım yapmak da işlemlerin daha yavaş gerçekleşmesine sebep olabilmekte.Ancak microSD kartları tamamen yerin dibine sokmak da doğru olmaz. Müzik, video veya resim gibi içerikler söz konusu olduğunda microSD kartlar oldukça kullanışlı olabiliyorlar. Bu kartların telefondan ayrılarak diğer cihazlarda kullanılabilmeleri, daha rahat bir veri aktarım yöntemi seçeneği sunarken, telefonunuzun bozulma durumda çektiğiniz resimleri veya videoları kaybetmemek de oldukça çekici bir özellik.Kısacası mobil cihazınızda bir bellek kartı yuvası bulunması ve bu yuvada da 64 ya da 128 GB'lık bir kart olduğunu bilmeniz hiç de fena olmasa gerek. Bu alana büyük miktarda resim, müzik ya da video dosyası atmanızın yaratacağı hiç bir sorun yok. Ama konu uygulamalar ve performans olduğunda, elinizden geldiğince dahili hafızayı kullanmaya bakın ve üreticilerin artık 16 GB inadından vazgeçmeleri için dilek tutmaktan asla vaz geçmeyin... Sahip olduğunuz uygulamalar, özel yöntemlerle harici hafızaya taşınabiliyor olsalar da bu tercihi bir kez daha düşünmek isteyebilirsiniz. microSD kartların sorunları ile şu ana kadar söylenenlerin yanı sıra, bir uygulamayı dahili hafızada yer alan işletim sistemi özelliklerinden ayırmanın da kendine has sorunları var. İndirilen uygulamalar, zaten yüklü olan bazı işletim sistemi özelliklerini kullanmaktalar. WhatsApp gibi küçük uygulamalar bile telefon rehberinize ulaşma ihtiyacı duyarken, Skype gibi uygulamalar kamerayı kullanıyorlar. Uygulama hafızası ve işletim sistemi hafızası arasında bir ayrım yapmak da işlemlerin daha yavaş gerçekleşmesine sebep olabilmekte. Ancak microSD kartları tamamen yerin dibine sokmak da doğru olmaz. Müzik, video veya resim gibi içerikler söz konusu olduğunda microSD kartlar oldukça kullanışlı olabiliyorlar. Bu kartların telefondan ayrılarak diğer cihazlarda kullanılabilmeleri, daha rahat bir veri aktarım yöntemi seçeneği sunarken, telefonunuzun bozulma durumda çektiğiniz resimleri veya videoları kaybetmemek de oldukça çekici bir özellik. Kısacası mobil cihazınızda bir bellek kartı yuvası bulunması ve bu yuvada da 64 ya da 128 GB'lık bir kart olduğunu bilmeniz hiç de fena olmasa gerek. Bu alana büyük miktarda resim, müzik ya da video dosyası atmanızın yaratacağı hiç bir sorun yok. Ama konu uygulamalar ve performans olduğunda, elinizden geldiğince dahili hafızayı kullanmaya bakın ve üreticilerin artık 16 GB inadından vazgeçmeleri için dilek tutmaktan asla vaz geçmeyin...
haber32
Son Güncelleme: 00.00.0000 00:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Sponsorlu Bağlantılar haber32 haber32
Isparta zayi kayıp ilanlarınız için 0246 223 67 06 Ehliyet, öğrenci kimliği kayıp ilanı vermek için Isparta Express Gazetesi