banner121

Tüsiad'ın 40. Kuruluş Yıl Dönümü Gala Yemeği

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin artık yeni bir yörüngeye oturması gerektiğini belirterek, ''Bunun için yeni bir Anayasa Türkiye için gerekli'' dedi.

Türkiye 23.03.2011, 07:14 23.03.2011, 09:50
Tüsiad'ın 40. Kuruluş Yıl Dönümü Gala Yemeği
banner123

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin artık yeni bir yörüngeye oturması gerektiğini belirterek, ''Bunun için yeni bir Anayasa Türkiye için gerekli'' dedi.
     Gül, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin (TÜSİAD) 40. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Four Seasons Otel'de düzenlenen gala yemeğinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son yıllarda çok köklü, siyasi ve ekonomik reformlardan geçtiğini, bu reformların bugün Türkiye'yi dünyanın 16. ve Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi yaptığını belirtti.
     Büyük ekonomik buhrandan sonra, dünyanın ikinci büyük ekonomik buhranını 2 yıl önce yaşadığını, ancak bu buhranın içerisinde Türkiye'nin, gemisi sağlam kalan ülkelerden biri olduğunu ve bu krizden de süratle çıkabildiğini vurgulayan Gül, şunları kaydetti:
     ''Bütün bunlar köklü reformların, siyasi ve ekonomik reformların neticesinde oldu. Daha yapacak çok şeyimiz var. Unutmayalım ki İstanbul aynı İstanbul'du. İstanbul Boğazı aynı İstanbul Boğazı'ydı. Türkiye'nin zenginlikleri de Türkiye'deydi. Ama Türkiye'ye yılda bir milyar dolar yabancı sermaye gelmiyordu. Bu reformları yaptıktan sonra, hukukun güvencesini yerli, yabancı, herkese sunduktan sonra kriz döneminde bile Türkiye'ye 20 milyar dolar yabancı sermaye gelebildi. Bir A4 kağıdı büyüklüğündeki Türkiye Cumhuriyeti tapusuna güvenip milyarlarca doları getirip Türkiye'ye, herkes Doğu'dan da Batı'dan da yatırabilir hale geldi.
     Bu reformları yaparken Türkiye'nin bugün çalışan bir piyasa ekonomisine sahip olmasına belki de en büyük etkiyi veren AB süreci oldu. Bu noktada TÜSİAD'ın AB ile ilgili çalışmalarını hatırlamamak mümkün değil. Bu konudaki kararlı ve ısrarcı tavrınızı da burada takdirle karşılamak istiyorum.''
    
     -''YETER Kİ BİZ KARARLI OLALIM''-
    
     Abdullah Gül, 2004'teki zirve kararlarının ardından 2005'te fiili müzakerelerin başlamasıyla Türkiye'nin gerçek transformasyonu sürecinin de başladığını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     ''Bu süreçte belki çok mesafe alamıyoruz. 'Bazı fasıllar Kıbrıs çerçevesinde, bazı fasıllar Fransa'nın anlamsız davranışları yüzünden ipotek altına alındı' diyebilirsiniz. Bana göre bunların hiç anlamı yok. Yeter ki biz kararlı olalım. Çünkü müzakereler başladıktan sonra en önemli adım tarama sürecinin yapılması ve bitirilmesi. AB ile tarama süreci ise Türkiye'nin fotoğrafı ile beraber olmaya veya ulaşmak istediğimiz standartların fotoğrafının yan yana olması ve Türkiye'nin daha neler yapması gerekiyor, hangi sektörde, hangi alanda ne yapacak, bunların tespitiydi. Tüm bunlar tespit edildi. Bütün bunlar Bakanlar Kurulu'nun önünde... Türkiye hangi yasaları değiştirecek, hangi kararnameleri çıkartacak, hangi düzenlemeleri yapacak. Bütün bunlar belli. İşin formülü, tabiri caizse, elimizde. Şimdi biz bu kararlılığı göstererek resmi düzeyde devam etmezse bile fiili olarak bu fasılları açıp kapatma iradesini göstermemiz lazım. Bunu yaptığımız süre içerisinde kesinlikle Türkiye'nin cazibesi ve gücü çok daha farklı olacaktır. Türkiye bir taraftan AB yolunda yol alırken, kendi hinterlandı, kendi coğrafyası, kendi komşuları, tarihi, kültürel ilişki içinde olduğu ülkelerde ağırlığı daha çok artacak, onlarla olan ilişkileri geliştiği süre içerisinde de AB'de daha güçlü duruma gelecektir. O bakımdan kararlılıkla yola devam etmemiz gerekmektedir.
     Bazılarının engellemeleri söz konusu oldu. Bizim için esas hedef o standartlara ulaşmaktır. Belki o standartlara ulaştıktan sonra Türkiye, Norveç'in yaptığını yapacaktır. Bu ayrı bir konu. Ama o güne kadar Türkiye'nin kararlı bir şekilde bu yolda, sağlam ilerlemesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye'nin önü çok açık gerçekten. Büyük başarılar var. 1973 yılında Türkiye, bir milyar dolar ihracat yaptığında büyük bayramlar da yapmıştı, o zamanlar iktisat fakültesindeydim. O zamanlar bize karma ekonominin ne büyük sistem olduğu anlatılıyordu. 1971 yılında sizin kuruluş beyannamenizde karma ekonomik sisteme olan sadakatten bahsediliyor. Türkiye o gün öyleydi. Bugün ise her şey değişti. Devletin fonksiyonları tekrar yerine kondu. Özelleştirme süratli bir şekilde oldu. Türkiye dünya ile bütünleşti. Bu bütünleşme içerisinden aldıkları, verdikleri oldu. Kriz döneminde bile 130 milyar dolara yakın ihracatı olan bir ülke oldu.''
    

     -''TÜRKİYE'NİN YENİ BİR DÖNEME GİRMESİ GEREKİYOR''-
    
     Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin yeni bir döneme girmesi gerektiğini, bu yeni döneme girerken önünde çeşitli riskler de bulunduğunu ifade ederek, ''Bu riskleri de görmemiz gerekiyor. Büyük fırsatlar, büyük avantajlar var. Bunlardan bazıları siyasi alanla ilgili. Bu da temel hak ve özgürlükleri en modern, kalkınmış bir ülkede nasıl olacaksa o şekilde, kararlı bir şekilde yükseltip, o seviyeye getirip Türkiye'nin içerisinde kimimizin terör, kimimizin Kürt, kimimizin başka isimler verdiğimiz bu meseleleri ve diğer meseleleri büyük bir öz güven içerisinde çözmek ve bitirmek... Bunları yaparken terörde ısrarcı olanlar varsa, onlar daha çok izole olacağı için de onlarla mücadele daha kolay olacaktır'' şeklinde konuştu.
     Dış politikada gördüğü iki önemli problem olduğuna işaret eden Gül, şöyle dedi:
     ''Birisi Kıbrıs bağlamındadır. Bu konuda 2004 referandumuyla değiştirdiğimiz politikaya kararlı bir şekilde devam etmemiz gerektiğine inanıyorum. Yani çözüme ısrar eden ve daima çözüm için masadan kaçmayan, oturan ve bugüne kadar eğer bir çözüm olmamışsa bunun sorumluluğunun Türkiye'de ve Kıbrıs Türklerinde olmadığını gösteren politikalardır. İkinci alan da Kafkaslar'daki statükodur. Bugün, Kafkaslar'daki bugünkü statükonun da Kafkaslar'da hiç kimsenin işine yaramadığını herkesin görmesi gerekir. Onun için bu konularda yoğun bir çabanın gerektiğine inanıyorum.
     Bizim şöyle bir geleneğimiz veyahut bir adetimiz vardır; önemli sorunları erteleme veya bunları görmemek. Bunlar ileride kronikleşiyor, bunlar daha büyük sorunlar olarak gelecek. Onun için Türkiye'nin, hepimizin, gerek devlet görevlilerinin gerek sivil toplumda önder olan herkesin kararlı şekilde bu konularda fikir üretmesi ve yapıcı bir tavır içerisinde olmasının çok gerekli olduğuna inanıyorum.''
    
     -''ÜRETİM TARAFININ İHMAL EDİLMEMESİ GEREKİR''-
    
     Abdullah Gül, ekonomide çok büyük başarılar söz konusu olurken üretim tarafının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye gibi büyük bir ülkede üretimin çok önemli olduğuna inandığını ifade etti.
     Gül, ''Nüfusu, coğrafyası büyük. Tüm bunlardan da öteye siyasi anlamı, derinliği büyük olan bir ülkenin mutlaka üretim alanında çok güçlü olması gerekmektedir. Üretimin de çeşitliliği... Bugün bilime, araştırmaya dayalı, üniversitelerle işbirliği içerisinde, sadece teknolojiyi transfer eden değil, teknolojiyi üreten bir ülke olma yolunda da süratle gelişmemiz gerekmektedir. Bu konuda iyi şeylerin olduğunu da hep beraber görmekteyiz'' diye konuştu.
     Gül, konuşmasını şöyle tamamladı:
     ''Füzeler fırlatılırken bir ateşleme, bir atmosfere çıkarken ikinci kez kendisini ateşler ve yeni bir yörüngeye oturur. Türkiye'nin de yeni bir yörüngeye artık oturması lazım. Bunun için yeni bir Anayasa Türkiye için gerekli. Bunu hep beraber konuşuyoruz. Bunda büyük bir mutabakat var. Maalesef daha önceki anayasalarımız hep olağanüstü dönemlerde yazıldığı için hep tepkisel oldu, reaksiyonel oldu ve hep kısıtlayıcı oldu. Onun için anayasalarımız çok uzun uzun yazıldı. Uzun anayasa yazarsanız aslında kısıtladığınızı gösterirsiniz. Bireyi öncelikli hedef alan ve büyük bir öz güvenin içerisinde bu anayasanın hazırlanabileceğine inanıyorum. Aslında esas temel mesele bir anayasanın demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olması açısından Türkiye'de çok büyük, neredeyse tam bir konsensüs olduğuna inanıyorum. Düşünün ki önemli siyasi akımlardan, önemli siyasi partilerden birisi bu söylediğim demokratik, laik, sosyal, hukuk prensiplerinin dışında düşünceleri olsaydı, olabilirdi, başka ülkelerde var, Türkiye'nin bütün büyük siyasi partileri ve siyasi akımları bu konuda müşterekler. Dolayısıyla bir anayasa, sivil bir anayasa, daha öz bir anayasa, reaksiyonel olmayan bir anayasa yapılabilir bugün Türkiye'de... Bunun tek riski de bir metodoloji hatası yapılırsa orada görülür. Onun için seçimlerden sonra hep beraber, inanıyorum ki bu gerçekleşir, bir metot hatası yapmadan, herkesi işin içine katarak, katılımcı, herkesin sahiplenebileceği ama cesur, öz güven içerisinde bir anayasanın yapılabileceğine inanıyorum. Bu sadece siyasi partilerimize düşen bir görev değil, aynı zamanda sivil toplum örgütlerine... Türkiye'nin bütün birikimini seferber ederek böyle bir anayasayı yaptığımızda Türkiye'nin yeni bir yörüngeye oturacağı, Türkiye'nin kaybedilen senelerinin süratli bir şekilde tamamlanacağına olan inancım tamdır. Bu konuda sizlerin çalışmalarını yakından takip ediyorum, görüyorum. Hepinize başarılar diliyorum. Türk sanayisine, Türkiye'ye, Türk iş dünyasına yaptığınız katkılar şüphesiz ki hiç unutulmayacaktır. Sizin güçlü olmanız, Türkiye'nin tabii ki güçlü olması demektir.''

haber32
haber32
Yorumlar (0)
haber32 haber32
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Isparta'nın En Büyük Sorunu Nedir?
Namaz Vakti 18 Ocak 2020
İmsak 06:39
Güneş 08:04
Öğle 13:13
İkindi 15:50
Akşam 18:13
Yatsı 19:32
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 17 37
2. Başakşehir 18 36
3. Alanyaspor 18 32
4. Trabzonspor 17 32
5. Fenerbahçe 17 31
6. Beşiktaş 17 30
7. Galatasaray 17 27
8. Malatyaspor 18 24
9. Gaziantep FK 17 24
10. Göztepe 17 23
11. Denizlispor 17 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 17 15
16. Antalyaspor 17 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 17 36
2. Erzurum BB 17 30
3. Keçiörengücü 17 28
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Menemen Belediyespor 18 28
7. Bursaspor 17 27
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 17 23
13. İstanbulspor 17 19
14. Altınordu 17 18
15. Osmanlıspor 17 13
16. Boluspor 17 13
17. Adanaspor 18 13
18. Eskişehirspor 17 6
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 22 47
3. Leicester City 22 45
4. Chelsea 22 39
5. M. United 22 34
6. Sheffield United 22 32
7. Wolverhampton 22 31
8. Tottenham 22 30
9. Crystal Palace 22 29
10. Arsenal 22 28
11. Everton 22 28
12. Southampton 22 28
13. Newcastle 22 26
14. Brighton 22 24
15. Burnley 22 24
16. West Ham 21 22
17. Watford 22 22
18. Aston Villa 22 21
19. Bournemouth 22 20
20. Norwich City 22 14
Takımlar O P
1. Barcelona 19 40
2. Real Madrid 19 40
3. Atletico Madrid 19 35
4. Sevilla 19 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 19 31
7. Valencia 19 31
8. Athletic Bilbao 19 29
9. Villarreal 19 28
10. Granada 19 27
11. Levante 20 26
12. Osasuna 19 24
13. Real Betis 19 24
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 19 21
16. Eibar 19 19
17. Celta de Vigo 19 15
18. Mallorca 19 15
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 19 11
Günün Karikatürü Tümü