13.05.2022, 04:47

ZAM, ZAM, ZAM...

Seksenlerde, rahmetli Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde çekilmiş olan Kemal Sunal filmleri vardı. Az bir maaşla belini doğrultmaya çalışan, bakkalın, manavın, kasabın önünden bir türlü geçemeyen, kavanozdaki tek zeytin tanesiyle konuşan yoksul adam... Bugün medya aynı senaryoları, aynı maksatlarla yeniden gündeme taşıyor. 

Hayat pahalılığı yok, herşey ucuz, tüm haberler yalan demiyorum. Aksine, evet yoksul insanlar için hayat epeyce zorlaştı. Ancak "Pandemi önlemleri en katı haliyle tıpkı Çin'de uygulandığı gibi uygulanmalı" diyen ekonomiyi kilitlemeye çok hevesli sözde profların, gazetecilerin parlak fikirlerinin eninde sonunda böyle bir sonuç getireceği gün gibi aşikardı. Buna karşı çıkanlar komplocu ilan edildi. Yapay et üretelim, hayvancılığı yok edelim, hastalıklı hayvanları itlaf edelim diyenlerin amacı da aynı. Ekonomiyi bitirmek...

Gençlere, ekonomi bitti, zam üstüne zamla herşey pahalandı, bir meslek sahibi olmanız imkansız, eskaza bir işiniz olsa bile yurt dışına gidip kendinizi kurtarmazsanız kiranızı ödeyemeyecek ve sefil bir hayat yaşarken ölüp gideceksiniz fikri bilinç altına özenle işleniyor. Bunu hergün medyada ve cepten cebe dolaşan videolarla görüyoruz. 

İşin garip ve komik tarafı yurt dışına gitmek özendirilirken yurdumuza göçmüş olanların kaypak, korkak olması, vatanında kalıp canlarını feda etmemesi yönüyle eleştiriliyorlar. "Ekonominin bitmesinin en önemli sebeplerinden biri mültecilerdir." mesajı da ince ince veriliyor. "Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder... " ayetinde olduğu gibi Şeytan fakirlikle korkutmakla kalmıyor, insanların ırkçılık damarlarını da kabartıp "İşte senin işsizliğinin ve yoksulluğunun temel nedeni bunlar." diye fısıldayıp Müslüman tüm kardeşlerimizden nefret etmemizi sağlıyor. Doğal gazı yetmediği için vatandaşlarına kışı geçirmeleri maksadıyla Antalya'ya gitmeye teşvik eden Almanya'ya karşı içinse vesvese vermeye gerek görmüyor. "Onların dövizine ihtiyacımız var." diyerek sempati duymamızı bile sağlıyor. Oysa doğduğum şehir Nürnberg'te ben çocukken okula gidip gelirken, annemin içi hiç rahat değildi. Naziler Türk ve Müslüman olduğumuz için benim çocuklarıma da zarar verirlerse diyerek hop oturup hop kalkardı, biz eve dönünceye kadar. Aynı dine mensup olmamamıza rağmen gözlerinin içi gülerek bize şefkat gösteren Alman komşularımızı ise hâlâ hayırla yad ediyorum. İnsan her yerde insandır...

Tarihi, mesnedi belirsiz, sınırdan akın akın giren Afganların videoları, Pakistanlıların taciz görüntüleri... Suriyelilerin, Katarlıların kiraladığı ya da satın aldığı konutlar vs. Üstüne Arapça esnaf tabelalarıyla dolu, işgal edilmiş(!) şehirlerimizin resimleri yerleştiriliyor. Yıllardır İngilizce tabelalı kafelerden rahatsız olmak bir yana gençlerin o tip mekanlarda daha rahat ve özgür hissettiklerini bilmelerine rağmen. Algı oyunu burada bitmiyor tabi ki... Arapça'dan ve Müslüman milletlerden nefret ettirilen gençler İslam'la alakalı herşeyden sıtkı sıyrılıyor. "Kul hakkı yiyen sakallı gördüm ateist oldum. Başörtülü ahlaksız gördüm, deist oldum." sloganları beyinlere kazıtılıyor. Tıpkı yine Özal döneminde çekilmiş olan filmlerde köyünü aydın öğretmene karşı kışkırtan, sakallı, cahil, yobaz ve düzenbaz hacı amca tiplemeleri gibi. Ve yine Aziz Nesin'in, Reşat Nuri'nin romanlarındaki ideolojik, anti İslamist mesajlar veren kahramanları gibi... 

En çok dolaşımda olan yazı ve videolar, zamlar, mağdur insanlar, mülteciler, haramzadeler, yiyiciler, hoca kılıklı şarlatanlara kızıp dinden çıkanlarla alakalı. Hiçbiri zengine kızıp paradan soğumuyor. Yine ne hikmetse dünyayı elinde oyuncak eden, insan hayatını hiçe sayan, sömüren Bill Gates, Elon Musk,  Joe Biden gibilere kafası bozulup onların dininden, dilinden, parasından, alfabesinden, tabelasından uzaklaşmıyor.  

Muhalefetin bizzat organize ettiği görüntüler ulaşıyor telefonlarımıza yahut sosyal medyada gürül gürül paylaşılıyor. Bu videoları işsiz, açlık çeken insanlar değil aksine pandemi döneminde kârı artarak katlanmış bazı şirketlerin sahipleri sahipleniyor ve halka ulaştırıyorlar. Özellikle ilk defa oy kullanacak olan gençler arasında elden ele dolaşıyor. Peki bu algı operasyonlarına karşı muhafazakar siyasetçiler ne yapıyor? Medya doğru amaçlar için kullanılabilse kaç milyon genç umutsuzluktan, deizmin, ateizmin pençesinden kurtulabilirdi kim bilir. Buram buram hamaset ve milliyetçilik kokan kaba saba birkaç tarihi diziyle bu iş olmaz. Elinde medya kanalları var mı, var. Her türlü teknoloji, imkan, oyuncu var mı var. "Ee ne duruyorsun, bir film yapsana" deyince tık yok.  Halbuki yeni nesle ulaşmanın belki de tek yolu bu...

İktidar, medyayı etkili kullanamıyorsa sosyal medyayı en iyi şekilde kullanması, zihnen işgal edilen gençlere kısa videolarla ulaşması, tüm meselelerin çözümünü sunması ve onların soru işaretlerini ikna edici bir şekilde gidermeleri gerekmez mi? Ne yazık ki bazılarının siyasetten anladığı ve paylaştığı tek şey şu ki: "Ben Ayşe'ye gittim, Fatma bana iade-i ziyarete geldi. Ahmet'i makamında ziyaret ettik. Mehmet de bizim makamımıza geldi. O benim doğum günümü kutladı, ben de onun börtü böcek gününü, bitki haftasını kutladım vs."

Elimizde tüm imkanlar varken bunları kullanamadığımızda çok büyük vebal var. Köpekler çocukları ısırıyor, öldürüyorsa köpekler, barınaklara toplanmak zorunda. Mültecilerin içinde suç işleyenler varsa cezalandırılmalı yahut sınır dışı edilip masum mültecilerin linç edilmesi önlenmeli. Dünya genelinde ekonomik kriz olsa bile vatandaşın yükünü hafifletmek, üretimi artırmak gerekli. Gençler dini suistimal edenlerden dolayı İslam'dan uzaklaşıyorsa din istismarı önlenmeli ve doğru ilim adamları yetiştirilmeli. Hastanelerde doktorlar iş bırakıyor, yurt dışına kaçıyorlarsa sağlık sistemi yeniden gözden geçirilmeli. Yani sorun yok demek sorunları çözmez.

Peki millete düşen bir vazife, sorumluluk yok mu? Elbette var. Dünya genelinde virüs bahanesiyle kasıtlı olarak başlatılan, sıcak savaşlarla devam ettirilen, belki kıtlık aşamasına kadar götürülmek istenilen bu krizde denize düştük deyip, yılana sarılmamak. Yani dünya yansa kayak yapacak, kıyamet kopsa balık yiyecek tiplerden medet ummamak. Kendi insanına yol göstermeye, nasihat etmeye, destek olmaya devam etmek...

Yorumlar (2)
Vatandaş 2 hafta önce
Havva hanım, pandemi sürecinde çok daha sıkı tedbirler alan Avrupa ülkelerinde enflasyon ortalaması %6 oluyor da ülkemizde yıllık resmi %61, bağımsız kuruluşlar %50'nin üzerinde enflasyon ile dünyada Venezuelladan sonra en çok parası değer kaybeden ve pahalıkta ikinci sırada olan ülke oluyor?
Yandaş 2 hafta önce
Yandaş: Almanya bizi gisganiyo
haber32 haber32
Sponsorlu Bağlantılar
12°
açık
Günün Anketi Tümü
Siz Yada Ailenizden biri Covid19 Virüsüne Yakalandınız mı?
Namaz Vakti 28 Mayıs 2022
İmsak 03:57
Güneş 05:37
Öğle 12:59
İkindi 16:50
Akşam 20:12
Yatsı 21:45
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@