Küresel piyasalar, jeopolitik risklerin gölgesinde dalgalanmaya devam ediyor. Normal şartlarda "güvenli liman" olarak yükselmesi beklenen altın, 2026 yılına damga vuran ABD-İran gerilimiyle birlikte mart ayında %11,55 değer kaybederek yatırımcısını şaşırttı. Ancak İran’ın ABD’ye sunduğu yeni teklif, piyasalarda rüzgarın yönünü değiştirebilir.
Ocak Zirvesinden Sert İniş
Ocak ayında 5.600 dolar ile tarihi zirvesini gören ons altın, yüksek faiz baskısı ve doların güçlenmesiyle gerilemeye başladı. 1 Mayıs itibarıyla haftayı 4.614 dolardan kapatan altın için Mart ayında görülen 4.099 dolar seviyesi, 2026’nın en düşük noktası olarak kayıtlara geçti.
Altını Baskılayan Üç Dev Güç
Altın fiyatlarının yükselişini engelleyen temel faktörler şu şekilde sıralanıyor:
ABD 10 Yıllık Tahvilleri: %4 seviyesinden %4,4’e çıkarak altını elde tutmanın maliyetini artırdı.
Dolar Endeksi: Mart ayında 100’ün üzerine çıkan endeks, son kapanışını 98,16’dan yaparak baskıyı sürdürdü.
Brent Petrol: Martta %7,65, nisanda ise %41 yükselen petrol fiyatları, küresel enflasyon endişelerini tetikleyerek altın üzerinde alışılmadık bir baskı kurdu.
Yeni Teklif Dengeleri Değiştirebilir
Cuma günü İran’ın ABD’ye yeni bir anlaşma teklifi sunduğuna dair sızan bilgiler, piyasalarda "yumuşama" beklentisi yarattı. Olası bir anlaşma senaryosunda; petrol fiyatlarının hızla düşmesi ve doların gevşemesiyle birlikte altın üzerindeki baskının kalkacağı öngörülüyor. Analistler, 4.275 dolar civarındaki 200 günlük ortalamayı en kritik destek seviyesi olarak işaret ediyor.