Arabesk müziğin unutulmaz isimlerinden Bergen'in (Belgin Sarılmışer) Mersin Şehir Mezarlığı’nda bulunan kabri, Türkiye’deki alışılagelmiş mezar yapılarından oldukça farklı bir görünüme sahip. Mezarın devasa bir demir kafesle çevrili olması, sanatçının trajik hayat hikayesinin ve ölümünden sonra bile devam eden tehditlerin somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Mezar Neden Demir Kafesle Çevrildi?
Bergen’in mezarının kafes içine alınmasının temel nedeni, katili Halis Serbest tarafından savurulan tehditlerdir. Sanatçının ölümünden sonra yaşanan süreçte mezarın güvenliğine dair ciddi endişeler ortaya çıkmıştır:
-
Naaşın Kaçırılma Tehdidi: İddialara göre Halis Serbest, Bergen’i öldürdükten sonra "Seni mezarında bile rahat bırakmayacağım" şeklinde tehditler savurmuştur. Bu durum, naaşın yerinden çıkarılması veya mezara zarar verilmesi korkusunu doğurmuştur.
-
Annesinin Girişimi: Bergen’in annesi Sabahat Çakır, kızının kabrinin saldırıya uğramaması ve huzur içinde yatması için bu sıra dışı önlemi aldırmıştır.
-
Altı Kilitli Koruma: Mezar, sadece bir kafesle çevrilmekle kalmamış, aynı zamanda 6 adet büyük asma kilit ile koruma altına alınmıştır.
Kafesi Kim Yaptı?
Demir kafes, sanatçının ailesi tarafından özel olarak yaptırılmıştır. Anne Sabahat Çakır, kızının naaşını korumak adına bu yöntemi tek çare olarak görmüş ve Mersin'deki kabri bu şekilde inşa ettirmiştir.
Bir Sembol Haline Gelen Kafes
Bugün Mersin Şehir Mezarlığı'nı ziyaret edenler, bu demir parmaklıkların sadece fiziksel bir koruma değil, aynı zamanda Türkiye'de kadına yönelik şiddetin ne denli uç noktalara varabildiğinin sembolik bir kanıtı olduğunu ifade etmektedir.
Mezarın Konumu ve Ziyaretler: Bergen’in mezarı Mersin’de yer almakta olup, özellikle hayatını konu alan sinema filmlerinden sonra ziyaretçi akınına uğramıştır. Ziyaretçiler, demir kafesli yapıyı gördüklerinde sanatçının maruz kaldığı trajediyi bir kez daha yerinde gözlemlemektedir.