Gebze’den başlayan ve İstanbul-İzmir arasını 3,5 saate indiren 427 kilometrelik otoyol, 7 yılda tamamlandı.
Üzerinde bir asma köprü, 29 viyadük, 3 tünel, 199 köprü bulunan bu dev proje, “konfor” ve “zaman tasarrufu” gerekçesiyle hayata geçirildi.
Türkiye’de bunun gibi onlarca örnek var.
Mesafeler kısaldı, şehirler birbirine bağlandı, otoyollar ülkenin dört bir yanını sardı.
Dağlar delindi.
Tepeler aşıldı.
Yeraltına girildi, yer üstüne çıkıldı.
Hatta İstanbul trafiğini rahatlatmak için denizin 106 metre altına çift katlı Avrasya Tüneli inşa edildi.
Peki bütün bunlar yapılabiliyorken…
25 YILDIR BİTMEYEN YOLUN MAZERETİ NE?
Yaklaşık çeyrek asırdır tamamlanamayan Isparta-Antalya Dereboğazı yolu için hâlâ “coğrafi şartlar” gerekçe gösteriliyor.
Gerçekten mi?
Toplam uzunluğu yaklaşık 130 kilometre olan bu yolun, Antalya çıkışından başlayan 50 kilometresi duble.
Ancak Isparta yönünden Antalya’ya doğru uzanan yaklaşık 80 kilometrelik bölüm hâlâ tek yol.
Ve bu yol, artık bir ulaşım hattı değil; can alan bir güzergâh haline gelmiş durumda.
SORUN SADECE TEK YOL DEĞİL, İHMAL ZİNCİRİ
Kazalar sadece yolun tek yönlü olmasından kaynaklanmıyor.
Asfalt kalitesi, eğim, keskin virajlar, yetersiz görüş açısı, standart dışı tasarım…
Yani sorun yapısal.
Ve bu sorunlar biliniyor.
Buna rağmen yıllardır kalıcı bir çözüm üretilmiyor.
7 CAN DAHA… VE SON OLMAYACAK
Son olarak iki otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazada 7 kişi hayatını kaybetti.
Bu bir “kaza” değil, açık bir ihmal tablosudur.
Ve bu ihmal sürdükçe, bu son olmayacaktır.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kazayla ilgili soruşturma yürütülmesi için iki savcının görevlendirildiğini açıkladı.
SORUŞTURMA YOLU GÜVENLİ HALE GETİRİR Mİ?
Soruşturmayla virajlar düzelir mi?
Soruşturmayla asfalt yenilenir mi?
Soruşturmayla yol duble olur mu?
Elbette hayır.
O halde soruyu daha net soralım:
BU YOLUN BİTMESİ İÇİN DAHA KAÇ CAN FEDA EDİLMELİ?
Kaç çocuk yetim kalmalı?
Kaç anne-baba evlat acısı yaşamalı?
Kaç eş dul kalmalı?
Seçim meydanlarında defalarca vaat edilen bu yol için daha ne bekleniyor?
Gerçekten anlamak mümkün değil.
Çünkü bu mesele artık bir vaat olmaktan çıkmış, toplumda karşılığı kalmayan bir söz haline gelmiştir.
KİM SORUMLU? KİM ETKİLİ?
Vatandaş en çok iktidar milletvekillerini sorumlu tutuyor.
Ama hakkını teslim edelim: Bana göre onların da çabası yetersiz ve etkisiz.
Bahane üretilecek alan kalmadı.
Onlar da bu yolun tamamlanmasını istiyordur; fakat istemek yetmiyor.
BAKANLIĞA AÇIK ÇAĞRI
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na açıkça sesleniyoruz:
AK Parti iktidarında Türkiye, duble yollarla baştan başa örüldü.
Dağlar delindi, tüneller yapıldı, boğazın altından geçildi.
Konfor için, zaman kazanmak için, yakıt tasarrufu için milyarlarca liralık projeler hayata geçirildi.
Peki soruyoruz:
Ölüm yolu haline gelen Isparta-Antalya yolu neden tamamlanamıyor?
Bunun makul, vicdanları rahatlatacak bir cevabı var mı?
VEBAL AĞIRDIR
Bu yolda yaşanan her kazada, hayatını kaybedenlerin ailelerinin hakkı yeniyor.
Görevini yerine getirmeyen herkes, bunun vebaliyle karşı karşıyadır.
Antalya’ya giderken yakıt almak için durduğumuz istasyondaki personelin, sorunu özetleyen şu ifadesini daha önceki bir yazımda belirtmiştim ama tekrar hatırlatmak istiyorum:
“Özellikle yağışlı havalarda polis, jandarma, oto kurtarıcılar alarma geçiyor. Çünkü kazalar artıyor…”
Bu sözler, bir yolun değil; bir ihmal düzeninin fotoğrafıdır.
MUHALEFETE DAHA FAZLA SORUMLULUK DÜŞÜYOR
Bu noktadan sonra sadece iktidar değil, muhalefet milletvekilleri de daha fazla sorumluluk almak zorundadır.
Bu mesele;
Meclis’te,
Komisyonlarda,
Basın toplantılarında,
Her platformda ısrarla gündeme taşınmalıdır.
İhmal edenler, görevini yapmayanlar topluma anlatılmalıdır.
SOMUT VE MAKUL ÖNERİLER
Bu yazıyı bir çağrıyla bitiriyoruz:
*Dereboğazı Yolu Platformu kurulmalıdır.
*Farklı partilerden, farklı görüşlerden, farklı meslek gruplarından oluşan bir yapı hayata geçirilmelidir.
*Bu platform sadece kazalardan sonra değil, sürekli gündem oluşturmalıdır.
*Parti liderleri ziyaret edilmeli, Ankara’da kapı kapı dolaşılmalıdır.
*Yolun etap etap tamamlanması için net bir takvim kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
*Geçici önlem olarak kritik virajlar ve riskli noktalar derhal iyileştirilmelidir.
Aksi halde…
Bugün yazdıklarımız, yarın bir başka kazanın ardından tekrar yazılacaktır.
Ve biz yine aynı soruyu sormak zorunda kalacağız:
DEREBOĞAZI YOLUNUN BİTMESİ İÇİN DAHA KAÇ CAN LAZIM?