Isparta

Eğirdir, Anamas, Ayazmana... İsimlerinin Hikâyelerini İlk Kez Duyacaksınız

Isparta'nın tarihine ve kültürel mirasına ışık tutan efsaneler, kentin birçok ilçe, dağ ve mesire alanının isimlerinin nasıl ortaya çıktığına dair nesilden nesile aktarılan rivayetleri günümüze taşıyor. Eğirdir'den Anamas'a, Ayazmana'dan Gelincik Dağı'na kadar birçok yerin adı, halk arasında anlatılan efsanelerle anılıyor.

Abone Ol

Eğirdir İsminin Efsanesi

Rivayete göre, Eğirdir'de yaşayan bir bey ailesiyle birlikte Sivri Dağı eteklerinde ava çıkar. Beyin attığı ok geyiğe değil, bir kayaya saplanır ve kayadan sular fışkırmaya başlar. Coşan sular, beyin çocuğunu alıp götürür. Çocuğun boğulduğunu eşine haber veren bey, yün eğirmeye devam eden hanımına, "Hanım hanım çocuğu su aldı götürdü, sen hâlâ elindekini eğirir durursun. Eğirdur bakalım." der. Rivayete göre "Eğirdir" adı bu sözden doğmuştur.

Anamas Efsanesi

Anamas Yaylası'nın ismine ilişkin iki farklı rivayet anlatılmaktadır.

İlk rivayete göre, küçük yaşta annesinin yanlış yönlendirmesiyle hırsızlığa başlayan bir genç zamanla eşkıya olur. Yakalandığında idam edilmek üzereyken dua ederek, "Beni asma, anamı as." diye yalvarır. Rivayete göre "Anamı-as" sözü zamanla Anamas'a dönüşür.

İkinci rivayete göre ise bir çoban, âşık olduğu ağanın kızını istemesi üzerine çeşitli sınavlardan geçirilir. Son denemede ağanın isteğine tepki gösteren çoban, "Anamı assalar bu kızı almam." diyerek dağa çıkar ve bir daha kendisinden haber alınamaz. Rivayete göre Anamas adı bu sözden gelir.

Ayazmana Efsanesi

Rivayete göre, annesiyle yaşayan genç bir kız, koyunlarını sulamak için her gün uzak mesafelere gitmekten yorulunca Allah'a dua eder ve suyun evinin ortasından çıkmasını ister. Duasının ardından odanın ortasından su fışkırır.

Bir kış günü yakacak arayan anne, her dönüşünde kızının "Ayaz mı ana?" diye sormasıyla bu mesire alanının adının zamanla Ayazmana olarak kaldığına inanılır.

Gelincik Dağı Efsanesi

Senirkent yakınlarında bulunan Gelincik Dağı'nın ismine ilişkin de iki farklı rivayet bulunmaktadır.

İlk rivayete göre, yaylada yaşayan genç bir gelin, geçen yıldan kalan yanık odun parçalarını topraktan çıkarınca kayınpederi tarafından suçlanır. Bunun üzerine "Allah'ım canımı al." diyen gelin hayatını kaybeder ve rivayete göre dağa onun adı verilir.

İkinci rivayette ise yeni evli bir gelin, ateş yakamayınca kaynanasının öfkesiyle karşılaşır. Küller arasında kalan kıvılcım gelinin saçlarını tutuşturur ve gelin alevler içinde hayatını kaybeder. Daha sonra buraya Gelincik Ana adı verilir ve mezarının bulunduğuna inanılan yer ziyaret edilmeye başlanır.

Isparta Adı ile İlgili Efsane

Halk arasında anlatılan rivayete göre, Gülistan diyarının hükümdarı Gülsultan'ın güzelliğiyle ün salan kızı, çevresindeki dağların da ilgisini çeker. Bir süre sonra dağlar birleşerek geniş bir halka oluşturur, ortasında bereketli bir ova meydana getirir ve güzel kızı buraya yerleştirir. Ovanın güneyi bağlar, bahçeler ve gül tarlalarıyla süslenirken, Yağız Karatepe ile Efe Sidre Tepe de koruyucu olarak görevlendirilir. Rivayete göre, bugünkü Isparta'nın güzelliği ve huzuru bu efsaneye dayandırılır.

Yüzyıllardır anlatılan bu rivayetler, Isparta'nın kültürel hafızasında önemli bir yer tutarken, kentin coğrafi isimlerinin halk anlatılarıyla nasıl şekillendiğine dair dikkat çekici örnekler arasında gösteriliyor.