Kiralık konutlara yönelik talebin artmasıyla birlikte bazı ev sahiplerinin kiracı adaylarından istediği belge ve bilgiler de çeşitlenmeye başladı. Maaş bordrosu ve SGK hizmet dökümünden kredi kartı limitine, banka hesap hareketlerinden eski ev sahibi referansına kadar uzanan talepler, ev kiralama sürecini kiracılar açısından daha da zorlaştırıyor.
Geçmişte kimlik belgesi, depozito ve ilk kira bedeliyle yapılan sözleşmeler yeterli görülürken, son dönemde kiracı adaylarının hem mali durumlarına hem de özel yaşamlarına ilişkin çok sayıda bilgiyi paylaşmak zorunda kaldıkları belirtiliyor.
Maaş bordrosu olmadan masaya oturmuyorlar
Sektör temsilcilerine göre özellikle yüksek kira bedelli konutlarda ev sahipleri, kiracı adaylarını adeta banka kredisi başvurusu yapar gibi incelemeye başladı.
Kiracının yaptığı işin yanı sıra aynı iş yerinde ne kadar süredir çalıştığı da sorgulanıyor. Bazı ev sahiplerinin maaş bordrosu, SGK hizmet dökümü, banka hesap hareketleri, Findeks kredi notu ve kredi kartı limit bilgisini talep ettiği ifade ediliyor.
Kimi ilanlarda ise devlet memuru kefil, kefilin gelir belgesi, birkaç aylık ya da bir yıllık peşin kira ve yüksek depozito şartlarıyla karşılaşılıyor.
Eski ev sahibinden referans isteniyor
Kiracı adaylarından talep edilen belgeler yalnızca mali durumla sınırlı kalmıyor. Son dönemde eski ev sahibinden referans istenmesi de dikkat çeken uygulamalar arasında yer alıyor.
Ev sahiplerinin bu yöntemle kiracının kira ödemelerini düzenli yapıp yapmadığını, komşularıyla ilişkilerini ve evi nasıl kullandığını öğrenmeye çalıştığı belirtiliyor.
Bazı mülk sahiplerinin sözleşme öncesinde kiracı adaylarının sosyal medya hesaplarını incelediği de öne sürülüyor. Evcil hayvan beslenip beslenmediği, evde çalışma düzeni, kalabalık organizasyonlar ve yaşam tarzına ilişkin paylaşımların kiracı seçiminde etkili olabildiği ifade ediliyor.
“Sıfır riskle hareket etmek istiyorlar”
Gayrimenkul uzmanı Murat Gözüpek, artan kira uyuşmazlıkları ve uzun süren tahliye davalarının ev sahiplerinde güven sorununa yol açtığını belirtti.
Gözüpek, geçmişte düzenli gelir beyanının yeterli olduğunu ancak mülk sahiplerinin artık evlerini güvence altına almak amacıyla mümkün olduğunca az risk almak istediğini söyledi. Kiralık konut arzının sınırlı, talebin ise yüksek olmasının ev sahiplerinin elini güçlendirdiğini ifade etti.
“Bir yıl kira alamadım”
Yaşadığı mağduriyeti anlatan ev sahibi Ahmet Cantanır ise kiracısının ilk aylarda kirasını düzenli ödediğini, daha sonra ödemeleri durdurduğunu söyledi.
Bir yıl boyunca kira alamadığını ve tahliye sürecinin uzun sürdüğünü belirten Cantanır, yaşadığı mağduriyet nedeniyle yeni kiracılarını ayrıntılı şekilde araştırdığını dile getirdi.
Uzmanlardan KVKK uyarısı
Konunun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Volkan Karabağ, ev sahibinin mülkünü korumak istemesinin anlaşılabilir olduğunu ancak talep edilen bilgi ve belgelerin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile özel hayatın gizliliği sınırlarını aşmaması gerektiğini söyledi.
Kiracı adaylarının kredi kartı limiti ve ayrıntılı banka hesap dökümü gibi hassas verileri paylaşmaya zorlanamayacağını belirten Karabağ, vatandaşların barınma ihtiyacı nedeniyle bu talepleri kabul etmek zorunda kalabildiğine dikkat çekti.