66 ülkede kadın başına düşen çocuk sayısı artık 1’e yakın seyrederken, bazı ülkelerde en yaygın istatistiksel çocuk sayısı "sıfır" olarak kayıtlara geçiyor.
Şok Gerçek: Sorun Çocuk Yapmamak Değil, Ortada "Çift" Olmaması!
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, az çocuk yapılmasından ziyade artık gençlerin bir "çift" oluşturamaması oldu. Dünya genelinde yalnız yaşayan, partner bulamayan veya ilişki kurmayı reddeden genç yetişkin sayısı geometrik olarak artıyor. Üstelik bu yalnızlaşma trendi, sanılanın aksine düşük gelirli ve az eğitimli kesimde çok daha belirgin.
Ekonomik belirsizlikler süreci etkilese de, araştırmadaki kanıtlar asıl suçlunun dijitalleşme ve ekran bağımlılığı olduğunu gösteriyor. Ülke ülke yapılan analizlerde, doğum oranlarının çöküşe geçtiği tarihler ile o ülkelerde 4G altyapısının yayılması ve akıllı telefon kullanımının kitleselleşmesi birebir örtüşüyor:
|
Ülkeler / Bölgeler |
Doğum Oranlarının Kırılma ve Düşüş Dönemi |
|
🇺🇸 ABD, 🇬🇧 İngiltere, 🇦🇺 Avustralya |
2007'ye kadar istikrarlıydı, sonra çöktü |
|
🇫🇷 Fransa, 🇵🇱 Polonya |
2009 yılı itibarıyla gerileme başladı |
|
🇲🇽 Meksika, 🇮🇩 Endonezya |
2012'de keskin düşüş yaşandı |
|
🇬🇭 Gana, 🇳🇬 Nijerya, 🇸🇳 Senegal |
2013 - 2015 yılları arasında kırılma oldu |
4G Haritası Kanıtladı: ABD ve İngiltere özelinde yapılan haritalandırma çalışmaları; doğum oranlarının ilk ve en hızlı şekilde, 4G altyapısının en erken ulaştığı bölgelerde düştüğünü gözler önüne serdi. 2008 küresel finans krizinden etkilenen ülkede de, kriz teğet geçip büyüyen ülkede de düşüşün aynı anda yaşanması, çöküşün ana nedeninin ekonomik olmadığını ispatlıyor.
Akıllı telefonla büyüyen yaş grubu ne kadar gençse, doğurganlık oranındaki düşüş de o denli sert oluyor. Dijital egemenlik, insan ilişkilerini şu iki ölümcül darbeyle baltalıyor:
Yüz Yüze Sosyalleşmenin Sonu: Gençler arasında yüz yüze iletişim kan kaybediyor. Örneğin; Güney Kore’de gençler arasındaki yüz yüze sosyalleşme oranı son 20 yılda %50 azaldı.
Gerçek Dışı Standartlar ve Cinsel İşlev Bozuklukları: Sosyal medyanın sunduğu mükemmel ve illüzyonel hayatlar, ilişki beklentilerini imkansız boyutlara taşıdı. Yoğun sosyal medya kullanıcıları arasında cinsel işlev bozukluklarının ve isteksizliğin çok daha yüksek olduğu rapor ediliyor.
Bu çöküşün faturası insanlık için çok ağır olacak. Dünyayı hızla yaşlanan bir nüfus, daralan bir işgücü ve kaçınılmaz olarak iflasın eşiğine gelecek emeklilik sistemleri bekliyor. Japonya'nın onlarca yıldır kurtulamadığı ekonomik ve sosyal durağanlık, yakında tüm dünyanın gerçeği olacak.
Uzmanlar akıllı telefonun elden geri alınamayacağını kabul ediyor. Devletlerin sunduğu konut projeleri ve çocuk teşvikleri yaraya sadece merhem olabilir. Asıl ve kalıcı çözüm, insanlığın topyekün bir dijital kültür dönüşümüne gitmesinden, ekran başından kalkıp yeniden gerçek dünyada göz teması kurarak bağ kurmayı öğrenmesinden geçiyor.