Ancak usta tamirci, yıllardır severek yaptığı mesleğini kendisinden sonra sürdürecek yeni bir ustanın yetişmemesinden endişe ediyor.
İsmail Tekeli, ailesinden gelen yaklaşık 80 yıllık işletmenin bugün kendisine emanet olduğunu belirterek, mesleğin geleceği konusunda yaşadığı sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Isparta’da 80 yıllık işletmemizin son varisi benim. Bu mesleği benden sonra devam ettirecek kimse yok. 40 yıllık ayakkabı usta tamirciliğimde dükkanıma bir gün kahrederek gelmedim. 10 yaşında bu mesleğe başladım. Samimi söylüyorum, milyarder olsam bile bu işi yapmaya devam ederim. Çalışmaya aşık bir insanım.”
Çocuk yaşta başladığı mesleğin kendisi için yalnızca bir geçim kaynağı olmadığını ifade eden Tekeli, ayakkabı tamirciliğini hayatının önemli bir parçası olarak görüyor. Yıllar içerisinde mesleğin tüm inceliklerini öğrenen Tekeli, bugün ise en büyük sıkıntısının bu mesleği gelecek nesillere aktaracak gençlerin olmaması olduğunu dile getiriyor.
“Bu mesleği öğreteceğim bir kişi bile yok”
Tekeli, günümüzde gençlerin zanaat öğrenmeye yeterince ilgi göstermediğini belirterek, özellikle el emeğine dayanan mesleklerin geleceği açısından endişeli olduğunu söyledi.
Usta tamirci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak kötü haber şu ki, bu mesleği yapacak, daha doğrusu meslek edindireceğim, eğiteceğim bir kişi bile yok. Gençler çalışmak istemiyor, öğrenmek istemiyor. Hazır tüketime alışmış bir nesil, sıkıya gelemiyor.”
Tekeli’ye göre ayakkabı tamirciliği gibi ustalık isteyen mesleklerde bir kişinin yetişmesi kısa sürede mümkün değil. Yıllar içerisinde deneyim kazanılan bu mesleklerin devam edebilmesi için gençlerin ustaların yanında çalışarak işi öğrenmesi gerektiğini belirten Tekeli, kendi mesleğinin de gelecek yıllarda unutulmasından korkuyor.
Ekonomik kriz ayakkabı tamircilerine olan ilgiyi artırdı
İsmail Tekeli, sektördeki sorunların yalnızca usta ve çırak eksikliğiyle sınırlı olmadığını, ekonomik şartların da ayakkabı sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi.
Ekonomik sıkıntılar nedeniyle vatandaşların eskisi kadar sık yeni ayakkabı alamadığını ifade eden Tekeli, bunun sonucunda mevcut ayakkabıların tamir edilmesine ve yeniden kullanılmasına olan ilginin arttığını belirtti.
Tekeli, ekonomik durumun sektöre etkisini şu sözlerle anlattı:
“Ekonomik krizden ötürü insanlar çifter çifter yeni ayakkabı almakta güçlük çekiyor. Yeni ayakkabı almak yerine mevcut ayakkabılarının tamir ettirip, boyatıyorlar. Yeni işletme açan kişiler de yine ekonomik sebeplerden ötürü tutunmakta zorluk çekiyorlar.”
Ayakkabı tamirciliğinin bir anlamda eskiyen ürünleri yeniden ekonomiye kazandırdığını belirten Tekeli, vatandaşların ekonomik şartlar nedeniyle artık kullandıkları ürünleri daha uzun süre değerlendirmek istediğini ifade etti.
“Müşterilerime hayır demeyi sevmem”
40 yıllık meslek hayatında çok sayıda ayakkabıyı yeniden kullanılabilir hale getiren Tekeli, kendisine getirilen işlerde müşterilerine mümkün olduğunca “hayır” dememeye çalıştığını söyledi.
Mesleğinin kendisine kazandırdığı deneyim sayesinde farklı türde tamir işlerinin de üstesinden geldiğini belirten Tekeli, yıllar içerisinde karşılaştığı bazı ürünlerin kendisini şaşırttığını anlattı.
Usta tamirci, meslek hayatındaki en ilginç tamirlerden bazılarını şöyle anlattı:
“Elimden her tamir gelir, müşterilerime hayır demeyi sevmem. Hatta çok ilginç gelen ama tamir ettiğim şişme yatak, şişme botlar da yer alıyor.”
Ayakkabı tamiriyle başlayan meslek hayatında zaman içerisinde farklı ürünleri de tamir etmeye başlayan Tekeli, kendisine getirilen her üründe çözüm üretmeye çalıştığını belirtiyor.
“Mesleğime bir gün bile kahrederek gelmedim”
40 yıllık meslek hayatının kendisi için büyük bir emek ve deneyim birikimi olduğunu ifade eden İsmail Tekeli, işini severek yapmanın önemine dikkat çekiyor. Henüz 10 yaşındayken başladığı ayakkabı tamirciliğinde geçen yıllara rağmen mesleğinden kopmadığını belirten Tekeli, çalışmayı hayatının önemli bir parçası olarak görüyor.
Tekeli’nin sözleri, bir yandan kaybolmaya yüz tutan zanaatların geleceğine ilişkin endişeyi ortaya koyarken, diğer yandan mesleğine yıllarını vermiş bir ustanın işine duyduğu sevgiyi gözler önüne seriyor.
Bugün Isparta’da 40 yıldır ayakkabılara yeniden hayat veren Tekeli’nin en büyük isteği ise kendisinden sonra bu mesleğin devam etmesi. Ancak bunun için gençlerin el emeğine dayalı mesleklere yeniden ilgi göstermesi ve ustaların yanında yetişmeye gönüllü olması gerekiyor.
İsmail Tekeli, yıllardır sürdürdüğü mesleğine ilişkin düşüncesini ise tek bir cümleyle özetliyor:
“Milyarder olsam bile bu işi yapmaya devam ederim.”
Onun için ayakkabı tamirciliği yalnızca bir meslek değil; çocuk yaşta başlayan ve 40 yıl boyunca büyüyen bir yaşam biçimi. Şimdi ise bu mirasın kendisinden sonraki nesle aktarılıp aktarılamayacağı belirsizliğini koruyor.