Isparta

Isparta’daki "Okul Tuvaletinde Kamera" Tartışmasına Bir Açıklamada Sendikadan

Isparta Şehit Göksel Koç Ortaokulu’nda tuvaletlere kamera takıldığı iddiaları üzerine okul müdürünün görevden alınması, eğitim camiasında tartışma başlattı.

Abone Ol

Geçtiğimiz günlerde Işıkkent Mahallesi'ndeki Şehit Göksel Koç Ortaokulu’nda, öğrenci tuvaletlerine kamera yerleştirildiği iddiası veliler arasında infiale yol açmış, konu TBMM gündemine taşınmış ve okul müdürü Ömer Keş görevden uzaklaştırılmıştı. Tartışmaların odağındaki olayla ilgili bir açıklamada Eğitim-Bir-Sen Isparta Şubesi'nden geldi.

İşte O açıklama:

KAMUOYU AÇIKLAMASI

Son günlerde gerek yerel gerekse ulusal medya kanallarında İlimiz Şehit Göksel Koç Ortaokulu ile ilgili kamuoyunda yer alan bazı iddialar nedeniyle açıklama yapma gereği duyulmuştur.

Söz konusu iddialar gerçeği yansıtmamakta; konu, kasıtlı biçimde çarpıtılarak yanlış ve asılsız bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bazı basın ve medya gruplarında haberin gerçekliği araştırılmadan, tek taraflı olarak aktarılmıştır. Bu durum bazı medya gruplarına olan güveni zedelemiştir. Öğrenci güvenliği gibi son derece hassas bir mesele üzerinden okul idaresinin hedef hâline getirilmesini ve meselenin siyasi çekişmelere malzeme edilmesini son derece sakıncalı buluyoruz.

İlgili okulda, lavabo bölümlerinde geçmişte yaşanan bazı olumsuz olayların önlenmesi amacıyla, Okul Aile Birliği onayı alınarak güvenlik tedbirleri değerlendirilmiştir. Okul Aile Birliği Yönetimi ile yapılan toplantı neticesinde başta akran zorbalığı, WC kapılarının kırılması, WC kapılarının yakılmaya çalışılması, sabunluklardaki sabunların yerlere dökülmesi neticesinde öğrencilerin yaralanması vb. uygunsuz olayların artması neticesinde bu şekilde bir karar alınmıştır. Uygulama kapsamında kullanılan kameralar, öğrencilerin mahrem alanlarını kesinlikle kapsamamakta; yalnızca olayların yaşandığı ortak alanları görecek şekilde konumlandırılmıştır. Sene başından bu yana kamera sistemlerinin devreye alınmasının ardından yaşanan olumsuzluklarda belirgin bir azalma olduğu da somut biçimde gözlemlenmiştir.

Ülke genelinde artan çocuk cinayetleri, akran zorbalığı, şiddet ve okul ortamlarında yaşanan güvenlik sorunları, tüm eğitim camiasını derinden endişelendirmektedir. Sadece tek bir nedene indirgeyemeyeceğimiz çocuklara yönelik suçlar ve çocuklar tarafından işlenen suçlar; sosyal, ekonomik, psikolojik ve hukuki birçok başlık altında değerlendirilmelidir. Çocuk suçları ile mücadele sadece cezaları artırmakla çözülebilecek kadar basit bir mesele değildir. Bütüncül ve önleyici yaklaşımlar ve tedbirlere ihtiyaç duyulmaktadır. Okul idaresi de burada inisiyatif alarak yaşanan sıkıntılı durumları önleyici bir tedbire müracaat etmiştir. Beni ilgilendirmez, ben maaşımı alırım işime bakarım anlayışı yerine doğru veya yanlış bir karar alınmıştır. Bu tablo karşısında okul idarelerinin “olay olduktan sonra değil, olmadan önce önleme” anlayışıyla inisiyatif alması bir zorunluluktur. Bu sorumluluk bilinciyle atılan adımların, siyasi hesaplar ya da farklı gündemler doğrultusunda çarpıtılmasını doğru bulmuyoruz. Ayrıca söz konusu uygulamanın gizli yürütülmediği; öğrencilere açık ve net biçimde duyurulduğu da bilinmektedir. Buna rağmen, bireysel bir şikâyetin genelleştirilerek kamuoyu oluşturulması ve okul idaresinin siyasi tartışmaların içine çekilmesi, ne öğrenci yararına ne de eğitime katkı sunmaktadır.

Ortak amacımız; çocuklarımızın güvenli, huzurlu ve sağlıklı ortamlarda eğitim almasıdır. Eğitim kurumları, siyasi hesapların değil; çocuklarımızın geleceğinin konuşulduğu yerler olmalıdır. Güvenli ortamlar sağlandığında öğrenciler kendilerini özgürce ifade edebilir, yeteneklerini geliştirebilir ve nitelikli bir eğitim alabilirler. Çocukları koruyamayan, onları suça iten şartları ortadan kaldıramayan bir toplum geleceğini de koruyamaz. Bundan sonraki süreçte belki de alınan bu önlem tartışılacak ve mahremiyet sınırları içinde farklı uygulamalara kapı aralayacaktır. Gelin hep birlikte bu meseleye de kafa yoralım ve çözüm üretelim. İşin en kolay kısmı bir suçlu bulup onu cezalandırıp konuyu halı altına süpürmektir. Kaldı ki konunun haberleştirilmesinden sonra yapılan yorumların büyük kısmı okul idaresini haklı görmektedir. Medyada çıkan her haber üzerine eğitim çalışanlarını cezalandırarak sorumluluktan kurtulamayız.

Sorumluluğu bulunan amirlerimizin kendi sorumluluklarından kaçarak tüm sorumluluğu okul yönetimlerine yüklemesi eğitim çalışanları üzerindeki baskı ve stresi artırmıştır. Artan riskler göz ardı edilerek tüm bedel eğitim çalışanlarına ödetilmektedir. Bu şehrin dokusuna, ruhuna, insanına uzak bir yaklaşımla sadece kendini düşünen, kendi kariyerleri doğrultusunda PR çalışması yapan, iletişim kapılarını kapatan, ulaşılmaz, bencil, kibirli, istişareden uzak, her şeyi ben bilirim yaklaşımıyla, ekip ruhundan vareste bir yönetim anlayışıyla Isparta eğitimine nasıl bir katkı sunmak amaçlanmaktadır. Bundan sonraki süreçte daha vahim olayların yaşanmaması adına dikkati çektiğimiz konularda yetkililerin çözüm üretmesi ve inisiyatif alması elzemdir.

Verilen idari kararların orantısız olduğunu düşünüyoruz. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da haksızlığa uğrayan ve mağdur edilen eğitim çalışanlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Haklarının iade edilmesi için hukuki mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz.

Sendika olarak; görevini şeffaflık, sorumluluk ve öğrenci yararı temelinde yürüten okul idaresinin yanında olduğumuzu, eğitim kurumlarının siyasi çekişmelere alet edilmesine karşı durduğumuzu ve kamuoyunun yanlış, asılsız ve yönlendirici iddialara itibar etmemesi gerektiğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.