“Eylem Planları Var Ama Uygulama Yok”
Kesici, geçmiş yıllarda göller için hazırlanan acil eylem planlarının hayata geçirilmediğini belirterek,
“Ne dip temizliği yapıldı ne de dip çamurları temizlendi. Sorunlar biliniyor ama çözüm için adım atılmıyor” dedi.
“Yağışlar Normale Döndü Ama Göller Hâlâ Kritik”
Son aylarda yağışların mevsim normallerine dönmesine rağmen göllerin eski seviyelerine ulaşamadığını belirten Kesici,
“İklim krizi bahanesi artık geçerli değil. Yağış var ama göller toparlanamıyor” ifadelerini kullandı.
“Buharlaşma Bahane Olamaz”
Bazı yöneticilerin göllerdeki su kaybını buharlaşmaya bağlamasını eleştiren Kesici,
“Bu göller milyonlarca yıldır var. Buharlaşma yeni bir şey değil. Bu bir bahane üretmektir” dedi.
Gölleri Kurutan Asıl Nedenler
Kesici’ye göre göllerin kurumasına neden olan başlıca faktörler şunlar:
- Su seviyesinin korunamaması: Eğirdir Gölü için kritik seviye 10 metre. Bu seviyenin altına düşüldüğünde su hızla ısınıyor ve buharlaşma artıyor.
- Ormansızlaşma ve kıyı işgali: Göl çevresindeki ağaçların kesilmesi, rüzgar ve sıcaklık etkisini artırarak su kaybını hızlandırıyor.
- Kirlilik: Göl suyundaki kirlenme ve partikül artışı buharlaşmayı tetikliyor.
- Plansız yapılaşma: “Kamu yararı” adı altında göl çevresinin yapılaşmaya açılması ekosistemi bozuyor.
“Çözüm Belli, Eksik Olan Uygulama”
Bilim insanlarının yıllardır hem sorunları hem de çözüm yollarını ortaya koyduğunu vurgulayan Kesici,
“Artık proje hazırlamayı bırakıp uygulamaya geçmek gerekiyor. Eğirdir Gölü’nün de Beyşehir Gölü’nün de sorunu da çözümü de belli” diye konuştu.
“Su Yoksa Hayat Yok”
Kesici, su kaynaklarının korunmaması halinde sadece göllerin değil, ormanların, tarımın ve yaşamın da yok olacağına dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Su olmazsa ne ağaç olur ne gıda ne de yaşam. Doğayı korumak zorundayız.”