Ankara’nın protokol koltukları yerine Ağrı’nın tozlu yollarını, lüks sofralar yerine hemşehrilerinin mütevazı gönül sofralarını tercih eden Kilerci; Doğubayazıt’tan Patnos’a kadar ilçe ilçe, sokak sokak gezerek "milletin vekili" olmanın ne demek olduğunu dosta düşmana gösteriyor.
Dijital dünyada "çamur at izi kalsın" mantığıyla hareket edenlerin aksine, Kilerci’nin cevabı her zaman olduğu gibi yine icraat ve samimiyet oluyor.
Algı operasyonlarına inat; her kapıda bir tebessüm
Kendi öz yurdunda, hemşehrileriyle diz dize otururken çekilen her karesi birilerini rahatsız etse de Ruken Kilerci, bu suni gündemlere kulak asmadan yoluna devam ediyor. İl Başkanı İlhami Yıldız ile birlikte Doğubayazıt İlçe Başkanlığı’nda teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen Kilerci, ramazanın bereketini bizzat sahada, vatandaşın yanında soluyor.
Klavye başında karalama kampanyası yürütenlerin aksine, Kilerci’nin dokunduğu her el, dinlediği her dert ve paylaştığı her lokma; oluşturulmaya çalışılan negatif algıyı yerle bir etmeye yetiyor.
Sokak sokak Ağrı: Bir vekilden öte, bir evlat sıcaklığı
Ruken Kilerci’yi sadece bir siyasetçi olarak tanımlamak, onun Ağrı halkıyla kurduğu derin bağı tarif etmeye yetmiyor. O, Ağrı’nın her ilçesinde, her mahallesinde bir "abla," bir "kardeş" ve bir "evlat" olarak görülüyor. Gençlerin sınav stresini paylaşırken de, bir esnafın çayını içerken de sergilediği o doğal ve içten tavır, yapay algıların neden tutmadığının en büyük kanıtı.
Doğubayazıt ziyaretinde teşkilatıyla kurduğu o sarsılmaz bağ için Kilerci şu ifadeleri kullanıyor:
"Ramazan’ın birlik, beraberlik ve dayanışma ikliminde; sahadaki çalışmalarımızı ve önümüzdeki sürece dair hedeflerimizi istişare ettik. İlçe Başkanımıza ve kıymetli teşkilatımıza teşekkürlerimi sunuyorum."
"Niyetimiz bir, yolumuz bir"
Zeynep Eldem ve Mehmet Sena Geçit gibi yol arkadaşlarıyla birlikte Ağrı’nın geleceği için gece gündüz demeden ter döken Kilerci, AK Parti’nin hizmet odaklı siyasetini "gönül belediyeciliği" ile taçlandırıyor. "Milletimizle niyetimiz bir" şiarını bir hayat felsefesi haline getiren Ruken Kilerci; algı peşinde koşanlara inat, gerçeklerin ve samimiyetin kazanacağını her adımda bir kez daha kanıtlıyor.