<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Isparta Haber | Isparta Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haber32.com.tr</link>
    <description>Isparta'ya dair en güncel ve son dakika haberleri anında Isparta Haber32 'de. Siyaset, ekonomi, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık gelişmeler. Tarafsız ve hızlı habercilik için tıklayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haber32.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Haber 32. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Isparta'nın güncel haber kaynağı olarak tescillidir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 27 Apr 2026 18:04:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tus 1. dönem sınav sonuçları saat kaçta açıklanacak? Tus sonuçları son dakika! Tus sonuçları açıklandı mı, bugün mü açı]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/tus-1-donem-sinav-sonuclari-saat-kacta-aciklanacak-tus-sonuclari-son-dakika-tus-sonuclari-aciklandi-mi-bugun-mu-aci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/tus-1-donem-sinav-sonuclari-saat-kacta-aciklanacak-tus-sonuclari-son-dakika-tus-sonuclari-aciklandi-mi-bugun-mu-aci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin tıp camiasında en prestijli ve zorlu basamaklarından biri olarak kabul edilen Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) için 2026 yılının ilk dönem maratonu, adayların büyük bir heyecan ve merakla beklediği nihai aşamaya gelmiş bulunmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>15 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen ve binlerce hekimin uzmanlık hayallerini süsleyen bu kritik sınavın ardından geçen bir aylık süreçte, gözler tamamen Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılacak olan o kritik duyuruya kilitlenmiş durumdadır. Tıp dünyasının profesyonel kariyer haritasını belirleyecek olan bu sonuçlar, sadece bir puan cetveli olmanın ötesinde, adayların yıllar süren emeklerinin ve uykusuz gecelerinin bir karşılığı niteliği taşırken, dijital mecralarda ve akademik çevrelerde en çok konuşulan başlıklar arasındaki yerini korumaktadır. ÖSYM’nin titizlikle yürüttüğü değerlendirme süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte, adayların hangi uzmanlık alanlarında eğitim göreceğini belirleyecek olan bu veriler, bugün itibarıyla Türkiye’nin sağlık geleceğini şekillendirecek en temel gündem maddesi olarak kamuoyunun karşısına çıkmaktadır.</h2>

<h3>Tus sonuçları açıklandı mı?</h3>

<p>Hekimlik kariyerinde uzmanlaşma yolunun en önemli anahtarı olan 2026 TUS 1. dönem sonuçları için ÖSYM tarafından belirlenen takvim yaprağı 15 Nisan 2026 Çarşamba gününü işaret ederken, sabahın ilk ışıklarından itibaren adaylar arasında büyük bir dijital hareketlilik yaşanmaya başlanmıştır. Kurumun resmi sınav takviminde açıkça belirtilen bu tarih, on binlerce tıp fakültesi mezunu ve aktif hekim için bir dönüm noktası anlamı taşırken, an itibarıyla resmi sonuç ekranlarında son hazırlıkların yapıldığı ve verilerin sisteme entegre edilme sürecinde olduğu tahmin edilmektedir. Henüz resmi bir "açıklandı" duyurusu gelmemiş olsa da, günün ilerleyen saatlerinde sonuc.osym.gov.tr adresi üzerinden erişime açılacak olan puan kartları, adayların sadece başarı sıralamalarını değil, aynı zamanda zorlu branş tercihlerinde kullanacakları temel dayanak noktalarını da netleştirecek ve tıp dünyasındaki bekleyişi resmi bir sonuca ulaştıracaktır.</p>

<h3>Ösym Tus bugün mü açıklanacak?</h3>

<p>Adayların zihnindeki "TUS sonuçları bugün mü açıklanacak" sorusu, ÖSYM’nin yayınladığı yıllık çalışma programıyla kesin bir cevaba kavuşmuş olup, kurumun 15 Nisan tarihini işaret etmesi adaylardaki heyecanı doruk noktasına taşımıştır. Geçmiş yıllardaki istatistikler ve kurumun gelenekselleşmiş açıklama prosedürleri incelendiğinde, belirlenen tarihlerde herhangi bir teknik aksaklık yaşanmadığı sürece duyuruların tam zamanında yapıldığı gözlemlenmekte, bu durum da bugünün tıp dünyası için ilan günü olduğunu tescillemektedir. Gün boyunca sürecek olan bu resmi bekleyiş süreci, adayların sosyal medya ve resmi duyuru kanalları üzerinden yapacakları anlık takiplerle devam edecek olup, ÖSYM'nin merkezi yerleştirme sistemindeki yoğunluk da dikkate alınarak günün her anında resmi bir bilgilendirme yapılması beklenmektedir.</p>

<h3>Tus sonuçları saat kaçta açıklanacak?</h3>

<p>Sınav sonuçlarının tam olarak hangi dakikada erişime açılacağı konusu, her sınav döneminde olduğu gibi bu dönemde de adayların en çok merak ettiği teknik detayların başında gelirken, ÖSYM genellikle bu tür hayati önem taşıyan sonuçları mesai saatlerinin başlangıcı ile öğleden sonraki dilim arasında ilan etmeyi tercih etmektedir. Kurumsal teamüllere bakıldığında, TUS gibi yüksek katılımın ve önemin bulunduğu sınav sonuçlarının çoğunlukla saat 10.00 ile 15.00 arasındaki zaman diliminde kamuoyuyla paylaşıldığı bilinmekte, ancak yoğunluğa bağlı olarak bu saatlerin esneklik gösterebileceği de unutulmamalıdır. Adayların sabırsızlıkla beklediği o an geldiğinde, doğru-yanlış sayıları ve standart sapmalar neticesinde oluşan başarı puanları sisteme yansıtılacak ve hekim adayları için aylardır süren belirsizlik, yerini tercih dönemi planlamalarına bırakacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Tus sonuçları nasıl sorgulanacak?</h3>

<p>Modern sınav sisteminin getirdiği dijital kolaylıklar sayesinde, 2026 TUS 1. dönem sonuçlarına ulaşmak isteyen adaylar için tek ve en güvenilir kaynak ÖSYM’nin sonuç açıklama platformu olmaya devam etmektedir. Adaylar, kendilerine ait T.C. kimlik numaraları ve kişisel aday şifrelerini kullanarak sisteme giriş yaptıklarında, uzmanlık yolundaki başarılarını simgeleyen detaylı sonuç belgelerine anında erişim sağlayabilecekler, mobil cihazlar veya bilgisayarlar üzerinden saniyeler içerisinde bu bilgiye ulaşabileceklerdir. Güvenlik protokolleri gereği sadece kişiye özel olarak açılan bu ekranlar, aynı zamanda adayların yerleştirme sürecinde kullanacakları temel referans belgesi niteliği taşıyacak olup, sınav sonuç belgesinin basılı bir kopyasının gönderilmeyeceği ve dijital ortamdaki bu ilanın hukuki olarak nihai karar olduğu adaylar tarafından bilinmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>FURKAN TEKİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/tus-1-donem-sinav-sonuclari-saat-kacta-aciklanacak-tus-sonuclari-son-dakika-tus-sonuclari-aciklandi-mi-bugun-mu-aci</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2026/04/bilge-yenigul-kimdir-cengiz-underin-nisanlisi-cbe22500a2-amp.webp" type="image/jpeg" length="90420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilerci'den Ağrı’ya 750 Yataklı Dev Hastane Müjdesi]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/kilerciden-agriya-750-yatakli-dev-hastane-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/kilerciden-agriya-750-yatakli-dev-hastane-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Şahin Kilerci, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Ağrı halkına büyük bir sağlık yatırımı müjdesi verdi. Paylaşımında, 15 Ocak’ta Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile 500 yataklı devlet hastanesi ve 250 yataklı üniversite hastanesinin yatırım planına alındığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Zemin Etütleri Başladı</h3>

<p>Milletvekili Kilerci, projenin ilk adımlarının atıldığını ve şu anda <strong>zemin etüt çalışmalarının sürdüğünü</strong> belirtti. Bu çalışmaların tamamlanmasının ardından inşaat sürecine geçilecek. Ağrı’nın sağlık altyapısını güçlendirecek bu dev yatırım, bölge halkının uzun süredir beklediği bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>2026’da Temel Atılıyor</h3>

<p>Kilerci’nin açıklamasına göre, <strong>2026 yılında 750 yataklı hastanenin temeli atılacak</strong>. Bu proje ile Ağrı, yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda çevre illere de hizmet verecek kapasitede modern bir sağlık kompleksine kavuşacak. Üniversite hastanesi bölümü sayesinde hem sağlık hizmetleri hem de tıp eğitimi açısından şehirde yeni bir dönem başlayacak.</p>

<h3>Ağrı İçin Tarihi Bir Yatırım</h3>

<p>Bu dev sağlık yatırımı, Ağrı’nın sağlık alanındaki ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, şehri bölgesel bir sağlık merkezi haline getirecek. Modern donanımlı hastane, uzman kadrolar ve üniversite işbirliğiyle Ağrı’nın sağlık hizmetlerinde yeni bir çağ açması bekleniyor.</p>

<p>Ağrı Milletvekili Ruken Şahin Kilerci’nin duyurduğu 750 yataklı hastane yatırımı, şehrin sağlık altyapısında tarihi bir dönüm noktası olacak. 2026’da temeli atılacak bu proje, Ağrı’nın geleceğine damga vuracak en büyük yatırımlardan biri olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MEHMET ALİ SEZER</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/kilerciden-agriya-750-yatakli-dev-hastane-mujdesi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 19:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2026/03/313ebbbf-8e01-42de-ba07-52e813905932.png" type="image/jpeg" length="96530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anal Fissur Nedir?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/anal-fissur-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/anal-fissur-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anal fissür (makat çatlağı), anüsün iç yüzeyini kaplayan deride oluşan küçük, ağrılı yırtıklar veya çatlaklardır. Genellikle sert dışkılama, kronik kabızlık veya ishal sonucu meydana gelen bu yırtıklar, tuvalet sırasında şiddetli ağrı, yanma ve parlak kırmızı kanama ile kendini gösterir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.google.com/search?q=Anal+Fiss%C3%BCr%C3%BCn+Temel+%C3%96zellikleri&amp;ved=2ahUKEwj30_aEpZGTAxWRfWwGHc-CAxIQgK4QegYIAQgAEAc" rel="nofollow" jsuid="GXz7Td_j">Anal Fissürün Temel Özellikleri</a>:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li jscontroller="vsuOFb" jsuid="GXz7Td_4a">Akut ve Kronik: 6 haftadan kısa sürenler "akut", daha uzun sürenler ise "kronik anal fissür" olarak adlandırılır ve tedavi yaklaşımı farklılaşır.</li>
</ul>

<ul jscontroller="mPWODf" jsuid="GXz7Td_n">
 <li jscontroller="vsuOFb" jsuid="GXz7Td_o">Belirtiler: Dışkılama sırasında ve sonrasında saatlerce sürebilen şiddetli ağrı, yanma, tuvalet kağıdında parlak kan, makatta kaşıntı ve bazen çatlak bölgesinde ele gelen küçük bir deri çıkıntısı (nöbetçi meme).</li>
 <li jscontroller="vsuOFb" jsuid="GXz7Td_r">Nedenleri: En yaygın sebebi sert/büyük dışkının neden olduğu zorlanmadır. Ayrıca kronik ishal, hamilelik/doğum, inflamatuar bağırsak hastalıkları da çatlağa yol açabilir
 <p>.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EMEL TOPUZ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/anal-fissur-nedir</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 00:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2026/03/soru-isareti-6-4.jpg" type="image/jpeg" length="92165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yılbaşı akşamında yemek yerken pişman etmeyecek 10 altın kural]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/yilbasi-aksaminda-yemek-yerken-pisman-etmeyecek-10-altin-kural</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/yilbasi-aksaminda-yemek-yerken-pisman-etmeyecek-10-altin-kural" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yılbaşı günü sağlıklı beslenmek için önerilerde bulunan Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Dyt. Berna Ertuğ, 'Tek bir gece tüm yıllık çabayı bozmaz ama aşırıya kaçmak da gereksiz şişkinlik, hazımsızlık ve sabah yorgunluğuna yol açar' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılbaşı günü sağlıklı beslenmek için önerilerde bulunan Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Dyt. Berna Ertuğ, 'Tek bir gece tüm yıllık çabayı bozmaz ama aşırıya kaçmak da gereksiz şişkinlik, hazımsızlık ve sabah yorgunluğuna yol açar' dedi.</p>

<p>Yılbaşı denince akla hindi, mezeler, kuruyemiş ve bolca tatlı ve içecek geldiğini belirten Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Dyt. Berna Ertuğ, geleneksel lezzetler bir yana, çoğu kişinin ocak ayının ilk günlerinde 'fazla kaçırdım' pişmanlığıyla tartıya çıkmaktan korktuğunu söyledi. Dyt. Berna Ertuğ, 'Yılbaşı gecesinin 'kaçamak günü' olmadığını, sadece bir akşam yemeği olduğunu unutmamak gerekiyor. Tek bir gece tüm yıllık çabayı bozmaz ama aşırıya kaçmak da gereksiz şişkinlik, hazımsızlık ve sabah yorgunluğuna yol açar. Oysa küçük dokunuşlarla hem sofranızın zenginliğini koruyabilir hem de yeni yıla daha sağlıklı bir başlangıç yapabilirsiniz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'31 Aralık sabahını aç geçirmeyin'</p>

<p>Yılbaşı gecesi kendinizi tamamen yasaklarla sıkmanın ya da tamamen serbest bırakmanın da doğru olmadığını belirten Dyt. Berna Ertuğ, 'Önemli olan yılbaşı sofrasında da dengeli olmaktır. 31 Aralık gününde tüm gün aç kalmak yapılabilecek en büyük hatadır. Bu nedenle güne kahvaltıyla başlanmalı, ara öğünler atlanmamalı, öğle yemeğinde, akşam et yenileceğinden, sebze ağırlıklı beslenilmelidir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılbaşı sofrasının uyulması gereken altın kurallar</p>

<p>Yılbaşı sofrasında yapılması gerekenleri sıralayan Dyt. Berna Ertuğ, 'Yılbaşı sofrasında en dikkat edilmesi gereken durum, açlık hissinin kontrolüdür. Sadece açlık nedeniyle değil, gecenin coşkusuna kapılarak aşırıya kaçmak yani sınırsız tüketim, yeni yılın ilk gününün sabahına ishal, mide bulantısı, besin zehirlenmesi, şişkinlik, hazımsızlık ve kan şekeri yüksekliği gibi sağlık sorunlarıyla uyanmaya neden olabilir. Tabak kuralını uygulayın: Tabağınızın yarısını sebze/salata, dörtte birini protein (hindi, balık, kırmızı et), dörtte birini karbonhidrat (pilav, börek, makarna) ile doldurun. Böylece otomatik olarak porsiyon kontrolü yapmış olursunuz. Kırmızı eti ızgara veya fırında tercih edin: Kırmızı et tüketilecekse, kızartma etler yerine fırında veya ızgarada pişirilen etler tüketilmelidir Hindinin derisiz yerinden seçin: Hindi derisi lezzetli olsa da doymuş yağ ve kalori bombasıdır. Derisiz göğüs eti hem daha az kalorilidir hem de daha çok protein içerir. Zeytinyağlıları başrole koyun: Yaprak sarma, barbunya pilaki, fava, enginar gibi zeytinyağlılar hem lezzetli hem de lif kaynağıdır. Masada bolca yer verseniz de suçluluk hissetmezsiniz. Ancak her mezeden 1-2 kaşıktan fazla tüketmeyin. Tatlıyı paylaşın: Yılbaşı sofrasında hamurlu tatlılar yerine sütlü ya da meyveli tatlılar bulunmalıdır. Tüm tatlılardan birer küçük dilim alın ya da tatlı tabağını masanın ortasına koyup çatal batırarak paylaşın. Böylece 'koca bir dilim yedim' yerine 'tadına baktım' dersiniz. Kuruyemişte ölçü önemli: 1 avuç (yaklaşık 25-30 gram) kuruyemiş 160-200 kaloridir. Bunun için ufak bir kase belirlenmeli ve içine beyaz leblebi, ceviz, fındık, fıstık, badem, kuru kayısı, kuru erik gibi çeşitlerden azar azar konulmalıdır. Alkol tüketimine dikkat edin: Alkol alımından uzak durulmalı ya da limit sınırlandırılmalıdır. Bu yapılamıyorsa alkol bol su veya soda ile sulandırılarak tüketilebilir. Böylece hem daha yavaş içersiniz hem de ertesi sabah baş ağrısı riski azalır. Ara öğün olarak meyve ve yoğurt bulundurun: Gece yarısından sonra acıkanlar için dilimlenmiş elma, armut, mandalina ve bir kase probiyotik yoğurt harika alternatiflerdir. Su içmeyi unutmayın: Her alkollü içecekten sonra 1 bardak su için. Hem alkolün etkisini azaltır hem de ertesi gün daha zinde kalkarsınız. Hareket edin: Gece yarısından sonra 'İyi seneler' ziyaretlerine yürüyerek gidin ya da ertesi sabah 30 dakikalık tempolu bir yürüyüş yapın. Hem sindirime yardımcı olur hem de kalorilerin bir kısmını yakarsınız' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Yılbaşı gecesi uyumadan önce bol su için'</p>

<p>Yeni yılın ilk gününü zinde geçirmek için de öneride bulunan Dyt. Berna Ertuğ, 'Yılbaşı gecesi uyumadan önce bol su için. Güne kahvaltı ile başlayın. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Gün içinde sıvı tüketiminizi artırın. Metabolizmanızı hızlandırmak için gün içinde 2 fincan bitki çayı tüketin. Antioksidan tüketimi yorgunluk, halsizlik gibi problemlerin etkisini azalttığından, nar, kivi, greyfurt, portakal mandalina gibi meyvelerden tüketin. Mümkünse egzersiz ve açık havada tempolu yürüyüş yapın. Öğünlerinizi az ve sık planlayın' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, ANTALYA</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/yilbasi-aksaminda-yemek-yerken-pisman-etmeyecek-10-altin-kural</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/12/agency/iha/yilbasi-aksaminda-yemek-yerken-pisman-etmeyecek-10-altin-kural.jpg" type="image/jpeg" length="16718"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğunuzun otizm olup olmadığını anlamak için 6 soru]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/cocugunuzun-otizm-olup-olmadigini-anlamak-icin-6-soru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/cocugunuzun-otizm-olup-olmadigini-anlamak-icin-6-soru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otizm Spektrum Bozukluğu’nda erken tanı ve eğitimin çocuğun gelişiminde belirleyici olduğuna dikkat çeken uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarını erken dönemde gözlemlemesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otizm Spektrum Bozukluğu’nda erken tanı ve eğitimin çocuğun gelişiminde belirleyici olduğuna dikkat çeken uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarını erken dönemde gözlemlemesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, ailelerin çocuklarına yöneltmesi gereken kritik 6 soruya dikkat çekerek, "Bu sorulardan 2 veya daha fazlasına ‘hayır’ diyorsanız, lütfen vakit kaybetmeden bir Çocuk Nöroloji veya Çocuk Psikiyatrisi uzmanına başvurun. Birkaç aylık gecikme bile bir çocuğun hayatını değiştirebilir" dedi.</p>

<p>Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı Sağlık Bakanlığı’nın Otizm eylem planı çerçevesinde planlanan 16-23 Aralık Otizm farkındalık haftası nedeniyle, otizm farkındalığında önemli noktaların altını çizdi. Son yıllarda yapılan çalışmalara göre, her 36 çocuktan biri otizm tanısı aldığına dikkat çeken Mıhçı, "Otizmin erkek çocuklarda görülme sıklığı kızlara göre daha fazladır. Otizm bir hastalık değil, farklı bir nörogelişimsel durumdur. Otizmde erken tanı çocuğun gelişiminde çok büyük önem taşır. İdeal olarak 18-24 ayda tanı almış; yoğun özel eğitim ve davranışsal terapi görmüş çocukların yüzde 50’sinden fazlasında belirgin düzelme sağlanabilmektedir. Otizmli bir çocuk 2 yaşında haftada 40 saat eğitim alırsa, 5 yaşında normal anaokuluna gidebilme ihtimali yüzde yüzde F60’ın üzerindedir. Ancak aynı çocuk 5 yaşında başlarsa bu oran yüzde 5’in altına düşmektedir. Dolayısıyla erken tanı ve eğitim otizmli bir çocuğun geleceğini kökten değiştirebilir. Hatta erken tanı ve eğitimle bazı çocuklarda belirtiler o kadar azalır ki yetişkinlikte tanı kriterlerini karşılamaz hale gelirler" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Otizmi yönetmek bir ekip işidir"</p>

<p>Otizm spektrum bozukluğunun, doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk 3 yılında belirti veren nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten Uzm. Dr. Mıhçı, "Son yıllarda tanı koyma yaşının düşmesi ve tanı kriterlerinin genişlemesi sayesinde her 36 çocuktan birine otizm tanısı konulmaktadır. Otizm, doğru yaklaşım ve düzenli takip ile yönetilebilen bir durumdur. Çocuk nörolojisi uzmanı tarafından çocuğun gelişimsel değerlendirmesi yapılmalı, eşlik eden nörolojik durumları taranarak tedavisi düzenlenmeli, gerekli testleri planlanmalı ve aileler uygun eğitim programlarına yönlendirilmelidir. Otizm bir hastalık değil, farklı bir beyin kablolamasıdır ve bu kabloları yeniden düzenlemek için en sihirli dönem 1-4 yaştır. O yaşlarda beynin plastisitesi o kadar yüksektir ki; haftada 25-40 saat doğru eğitimle birçok çocuk konuşmayı, göz teması kurmayı, sarılmayı, hatta arkadaş edinmeyi öğrenebilir" dedi.</p>

<p>"Çocuğunuzu gözlemleyin, belirtileri fark edin"</p>

<p>Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, Otizm Spektrum Bozukluğu’nun (OSB), sözel ya da sözel olmayan iletişimde zorluk yaşanması ile karakterize nörogelişimsel bir durum olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Otizmde belirtiler çoğu zaman yaşamın ilk 12-24 ayında gözlemlenebilir. Bu sorulardan 2 veya daha fazlasına "hayır" diyorsanız, lütfen hemen bir Çocuk Nöroloji veya Çocuk Psikiyatrisi uzmanına gidin. Birkaç aylık gecikme bile bir çocuğun hayatını değiştirebilir. "Çocuğunuz 12 aylıkken gülümsediğinizde gülümsüyor mu? İsmini söylediğinizde dönüp bakıyor mu? Parmağınızla bir şeyi gösterdiğinizde o da o yöne bakıyor mu? 18 aylıkken en az 6-10 kelime konuşuyor mu? Oyuncak arabayı tekerleğinden tutup sürekli çevirmek yerine sürmeye çalışıyor mu? Parmak ucunda yürüyüp, sürekli aynı beden hareketlerini tekrarlıyor mu?"</p>

<p>Çocuğun yetenek ve ihtiyaçlarına göre tedavi planlanır</p>

<p>Küçük yaşlarda yoğun ve sürekli eğitim programları ile davranış terapilerinin, çocukların kendine bakabilme, sosyal ve iş becerileri kazanabilmesine yardımcı olacağını dile getiren Uzm. Dr. Mıhçı, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Böylece işlevselliği artırır, belirtilerin şiddetini ve uyumsuz davranışları azaltır. Aile desteği ile birlikte erken yaşta çocuğun yeteneklerine ve ihtiyaçlarına göre başlanan bireysel ve grup olarak özel eğitim programları hazırlanması, uzman kişilerce uygulanması günümüzde bilinen esas tedavi yöntemidir. Özel eğitim ve ekip çalışmasını gerektiren tedavi uzun sürelidir ve ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma uzmanı, çocuk psikiyatri ve çocuk nöroloğu mutlaka bulunmalıdır. Uygulanacak olan ilaç tedavileri ise otizme eşlik eden ve varsa mevcut problemleri azaltmaya yöneliktir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, ANTALYA</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/cocugunuzun-otizm-olup-olmadigini-anlamak-icin-6-soru</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/12/agency/iha/cocugunuzun-otizm-olup-olmadigini-anlamak-icin-6-soru.jpg" type="image/jpeg" length="65157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci: "Obezite en büyük tehditlerden biri; dijitalleşme bireyi güçlendiriyor"]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/saglik-bakan-yardimcisi-suayip-birinci-obezite-en-buyuk-tehditlerden-biri-dijitallesme-bireyi-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/saglik-bakan-yardimcisi-suayip-birinci-obezite-en-buyuk-tehditlerden-biri-dijitallesme-bireyi-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezitenin küresel ölçekte artan sağlık yükünün ele alındığı HIMSS Avrasya’da dijital sağlık uygulamaları ön plana çıktı. Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, "Ne yazık ki dünyada ciddi düzeyde obez insanlarımız var ve şu an en büyük hastalıklarımızdan birisi bu; dünyada bir milyar obez yaşıyor. ...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Obezitenin küresel ölçekte artan sağlık yükünün ele alındığı HIMSS Avrasya’da dijital sağlık uygulamaları ön plana çıktı. Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, "Ne yazık ki dünyada ciddi düzeyde obez insanlarımız var ve şu an en büyük hastalıklarımızdan birisi bu; dünyada bir milyar obez yaşıyor. Türkiye’de beş kişiden biri obez ve bizim beklemediğimiz kiloya sahip. Biz bireyin kendi sağlığını yönetmesini istiyoruz. Hekimle hasta arasındaki o bilgi asimetrisini azaltıp, hastanın kendi hastalıklarıyla alakalı bilgi yoğunluğunu daha yukarıya çekmek istiyoruz" dedi.</p>

<p>HIMSS Avrasya Sağlık Bilişimi ve Teknolojileri Eğitimi, Konferansı ve Fuarı, Antalya’da başladı. 27–29 Kasım tarihlerinde düzenlenen fuarda dijital sağlık entegrasyonu, yapay zekâ uygulamaları ve obezite farkındalığı öne çıktı. ABD merkezli ilaç firması Eli Lilly, fuar alanında açtığı stantta ziyaretçilerle buluşurken, Türkiye Obezite Araştırma Derneği iş birliğiyle yürüttüğü "Flux: Algıdan Farkındalığa" projesi kapsamındaki dijital enstalasyon "FLUX"u fuar ziyaretçilerinin erişimine sundu. Çağdaş medya sanatçısı Hakan Yılmaz tarafından hazırlanan çalışma, obeziteli bireylerin yaşadığı deneyimlere ve toplumsal algıya dikkat çeken bir dijital enstalasyon olarak Lilly standında sergileniyor.</p>

<p>"Bireyin kendi sağlığını yönetmesi gerekiyor"</p>

<p>Lilly standını ve Flux sergisini ziyaret eden Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, Türkiye’nin dijital sağlık gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve dijitalleşmenin temel hedefinin bireyi güçlendirmek olduğunu vurgulayarak şu şekilde devam etti: "Bizim istediğimiz şey aslında birey kendi sağlığını yönetsin. Biz toplumun bütün sağlığıyla alakalı ciddi kararları vakit geçirmeden alalım ve toplumu daha sağlıklı hale getirelim. Ne yazık ki dünyada ciddi düzeyde obez insanlarımız var ve şu anda en büyük hastalıklarımızdan birisi bu. Dünyada bir milyar obez yaşıyor. Türkiye’de beş kişiden biri obez ve bizim beklemediğimiz kiloya sahip. Tabii bunlar hastalıklar açısından en büyük tehditlerden biri."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Obezitenin sağlık ekonomisine etkisi</p>

<p>Bakan Yardımcısı Birinci, obezitenin yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda ülke düzeyinde ciddi bir ekonomik ve toplumsal yük oluşturduğunu belirtti. Birinci, "Sadece ülkede obezitenin doğrudan sağlığa etkisinin 400 milyara yaklaştığını görüyoruz yıllık. Burada bir maliyet ya da finans kalemi olarak görmüyoruz; hastalıklı yaşam yıllarının ne kadar kısaldığıyla ilgileniyoruz. Dijital uygulamalarda kişinin sağlığını daha iyi yönetmesi ve en az hekimler kadar kendi sağlığına sahip çıkmasını sağlayacak metotlar üzerinde çalışıyoruz. Bu dönemde en çok yoğunlaştığımız şey bu: bireyi güçlendirmek. Hekimle hasta arasındaki o bilgi asimetrisini azaltıp hastanın kendi hastalıklarıyla ilgili bilgi yoğunluğunu daha yukarıya çekmek" dedi.</p>

<p>"Obezite 200’den fazla hastalığa yol açan ciddi bir kronik hastalık"</p>

<p>Türkiye Obezite Araştırma Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Yazıcı, obezitenin hâlen toplumda kozmetik bir sorun olarak algılandığını dile getirdi. Yazıcı, "Obezite çok uzun zamandır bir hastalık olarak kabul ediliyor. Bunun nedeni sadece yağ fazlalığı olmaması; iki yüzden fazla başka hastalığa zemin hazırlaması. Halkın obezitenin kronik bir hastalık olduğu konusunda yeterince bilinçli olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle farkındalık kampanyaları son derece önemli" şeklinde konuştu.</p>

<p>Yazıcı, dernek ile Lilly’nin ortaklaşa yürüttüğü "Flux" projesinin, obeziteli bireylerin yaşadığı damgalamayı ve sosyal zorlukları görünür kılma açısından büyük değer taşıdığını da sözlerine ekledi.</p>

<p>FLUX: Sanat ve dijital teknolojiyi buluşturan farkındalık projesi</p>

<p>Lilly İlaç Kurumsal İlişkiler ve Pazar Erişim Direktörü Zerrin Oyan Eter, şirketin küresel deneyimi, araştırma yatırımları ve obeziteye yönelik stratejik yaklaşımına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Lilly olarak tüm dünyada 150 yıldır, Türkiye’de ise 32 yıldır hastaların yaşamlarını iyileştiriyoruz. Odaklandığımız alanlar arasında obezite, diyabet, onkoloji, immünoloji ve alzheimer yer alıyor. Tüm dünyadaki kazanımlarımızın yüzde 25’ini araştırma ve geliştirmeye ayırarak hastaları yenilikçi çözümlerle buluşturmayı hedefliyoruz."</p>

<p>"En yüksek obezite insidansına sahip ülkeyiz"</p>

<p>Enter, obezitenin küresel ölçekte ulaştığı boyuta dikkat çekerek şöyle devam etti: "Obezite bugün en öncelikli alanlarımızdan biri. Bu alanda genel olarak düşündüğümüzde tüm dünyada bir milyardan fazla hasta olduğunu biliyoruz ve 2035 yılında bu sayının dünya nüfusunun yarısına çıkacağı öngörülüyor. Dolayısıyla obezite ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Türkiye’de de rakamlar farklı değil; bugün Avrupa ülkeleri arasında en yüksek obezite insidansına sahip ülkeyiz."</p>

<p>Lilly’nin obezite farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarına değinen Enter, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Biz Lilly olarak hastaların erişimine sunduğumuz ilaçların da ötesinde, ekosisteme nasıl katkı sağlayabileceğimize odaklanıyoruz. Bu nedenle paydaşlarımızla birlikte çalışmayı çok önemsiyoruz. ‘obezitebirhastalıktır’ web sitemizle bireylerin kendi vücut kitle indekslerini ölçebilmelerine, risklerini öngörebilmelerine ve merak ettikleri sorulara bilimsel kaynaklarla ulaşabilmelerine imkân sağlıyoruz."</p>

<p>Enter, Türkiye Obezite Araştırma Derneği ile yürütülen projeye ilişkin daha önce belirtilen noktaları tamamlayıcı şekilde şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Obezite Araştırma Derneği ile iş birliği içerisinde yürüttüğümüz Flux projesi de obeziteli bireylerin yaşadığı zorlukları görünür kılmak için tasarlandı. Sanat ve dijital teknolojiyi bir araya getiren bu çalışma ile farkındalığı artırmayı amaçlıyoruz ve bu eseri bulunduğumuz her platformda izleyiciyle buluşturmaya devam ediyoruz."</p>

<p>"Obezite merkezleri tanı, tedavi ve takip süreçlerinin doğru yönetimi için kritik"</p>

<p>Türkiye Obezite Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu, çok yönlü obezite yönetiminin önemine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "Obezite yalnızca bireyin değil, sağlık sisteminin de çok yönlü yaklaşım gerektiren bir sorunu. Bu nedenle hem üniversitelerde hem de Sağlık Bakanlığı bünyesinde obezite merkezlerinin güçlendirilmesi kritik. Tanıdan tedaviye, davranış değişikliğinden cerrahi ihtiyacına kadar sürecin multidisipliner biçimde yönetilmesi gerekiyor."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, ANTALYA</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/saglik-bakan-yardimcisi-suayip-birinci-obezite-en-buyuk-tehditlerden-biri-dijitallesme-bireyi-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/12/agency/iha/saglik-bakan-yardimcisi-suayip-birinci-obezite-en-buyuk-tehditlerden-biri-dijitallesme-bireyi-guclendiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="97952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SDÜ’de Sağlık Bilimlerinin Nabzı Tutuluyor]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/sdude-saglik-bilimlerinin-nabzi-tutuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/sdude-saglik-bilimlerinin-nabzi-tutuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4. Uluslararası ve 7. Ulusal Sağlık Hizmetleri Kongresi, SDÜ Tıp Fakültesi Amfisi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerli ve yabancı akademisyenleri, hekimleri, araştırmacıları ve öğrencileri buluşturan kongre, sağlık alanındaki güncel gelişmelerin bilimsel bir platformda ele alınmasını hedefliyor.</p>

<p>Açılış törenine SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alim Koşar, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nilgün Şenol, SDÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Taylan Oksay, davetli konuşmacılar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlarken, öncesinde Güzel Sanatlar Fakültesi Akademik Oda Orkestrası kısa bir müzik dinletisi sundu.</p>

<p>“Rutinleşen bir başarı hikâyesi”</p>

<p>Açılış konuşmasında kongrenin geldiği noktadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alim Koşar, “Rutin hâle gelen bir kongreyi başarıyla sürdürmek büyük emek gerektiriyor. Bugün bu emeğin karşılığını alıyoruz. Katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası katılım gurur verdi</p>

<p>Kongre Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fuat İnce, etkinliğin uluslararası boyuta taşınmasının kendileri için önemli bir başarı olduğunu belirterek, program içeriğini her yıl sağlık alanındaki yeniliklere göre güncellediklerini söyledi. Dekan Yardımcısı ve Kongre Başkanı Doç. Dr. Mehtap Savran ise öğrencilerin bu tür organizasyonlarda görev almasının gelecekte önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Bu yılın teması: Sağlıkta yön belirleyen gelişmeler</p>

<p>Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nilgün Şenol, kongrenin bu yıl “Sağlık Alanına Yön Veren Gelişmeler” temasıyla düzenlendiğini açıklayarak, teknolojik yeniliklerin doğru ve etik bir çerçevede kullanılması halinde sağlık hizmetlerine ciddi katkı sunduğunu vurguladı. SDÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Taylan Oksay da kongrelerin bilimsel iş birliğini güçlendiren önemli buluşmalar olduğunu belirtti.</p>

<p>Oturumlar 22 Kasım’a kadar sürecek</p>

<p>22 Kasım Cumartesi gününe kadar devam edecek kongrede, yurt içi ve yurt dışından gelen katılımcılar bilimsel araştırmalarını, saha deneyimlerini ve uygulama sonuçlarını farklı oturumlarda paylaşmaya devam edecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/sdude-saglik-bilimlerinin-nabzi-tutuluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/11/sdu-2345-1.jpg" type="image/jpeg" length="98416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Isparta’da Aile Hekimlerine “Diyabet” Semineri]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/ispartada-aile-hekimlerine-diyabet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/ispartada-aile-hekimlerine-diyabet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığının “Koruyan Sağlık” ve “Geliştiren Sağlık” yaklaşımı kapsamında yürüttüğü...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Isparta İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığının “Koruyan Sağlık” ve “Geliştiren Sağlık” yaklaşımı kapsamında yürüttüğü “Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar” eğitim programının Kasım ayı konusu olarak diyabeti ele aldı.</p>

<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Funda Yıldırım Baş, SDÜ Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları öğretim üyesi Dr. Şerife Mehtap Darbaş ve Isparta Şehir Hastanesi’nden Uzm. Dr. Tahir Özer tarafından verilen eğitim, İl Sağlık Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirildi.</p>

<p>Programda, aile hekimlerine diyabetin tanı yöntemleri, güncel tedavi yaklaşımları ve hasta takip süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgiler aktarıldı. Eğitimle, diyabet yönetiminde birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve klinik entegrasyonun artırılması hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/ispartada-aile-hekimlerine-diyabet-semineri</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/11/diyabet-2.jpg" type="image/jpeg" length="97163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balıklı Rum Hastanesi doktorları kim? Balıklı Rum Hastanesi sahte reçete olayı nedir?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/balikli-rum-hastanesi-doktorlari-kim-balikli-rum-hastanesi-sahte-recete-olayi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/balikli-rum-hastanesi-doktorlari-kim-balikli-rum-hastanesi-sahte-recete-olayi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıklı Rum Hastanesi, İstanbul'da tarihî bir sağlık kurumu olarak bilinirken, son günlerde sahte reçete olayı ile gündeme geldi. 2017-2021 yılları arasında yaşanan bu büyük yolsuzluk skandalı, Türkiye sağlık sisteminde dikkat çeken bir noktaya işaret ediyor. Olayla ilgili olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, ciddi usulsüzlükler tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Balıklı Rum Hastanesi'nde Sahte Reçete Skandalı</h1>

<h2>Olayın Detayları</h2>

<p>Sahte reçete skandalı, hastaların Medula sistemine kaydedilmeden muayene edilmiş gibi gösterilmesiyle başladı. Bu süreçte, hastalar adına düzenlenen binlerce sahte reçete, kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçların da yer aldığı bir şekilde kuruma fatura edildi. Savcılığın tespitlerine göre, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaklaşık 112 milyon TL zarar verildi.</p>

<p>Ayrıca, bu sahte reçeteler üzerinden temin edilen bazı ilaçların yurt dışına çıkarılmaya çalışıldığı ve yurt dışında yabancı şahıslara satıldığı yönünde iddialar mevcut. Şüpheliler, "Resmi Belgede Sahtecilik", "Kurumların Zararına Dolandırıcılık" ve "Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi" gibi suçlamalarla yargılanma sürecine girdi.</p>

<h2>Hastane Hakkında Bilgiler</h2>

<p><strong>Balıklı Rum Hastanesi</strong>, Zeytinburnu ilçesinde, Balıklı Mahallesi (Yedikule) sınırları içinde yer alır.</p>

<ul>
 <li><strong>Adres:</strong> Belgrade Gate Road No: 2, Zeytinburnu, İstanbul.</li>
 <li><strong>Telefon:</strong> 0212 547 1600.</li>
</ul>

<p>Tarihi bir semt olan Yedikule, Marmara Denizi'ne de kıyısı olan bir bölgedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Doktorlar ve Soruşturma Süreci</h2>

<p>Olayla ilgili olarak, Çocuk Psikiyatri bölümünde görevli bir profesör, Prof. Dr. A.E., soruşturmanın merkezinde yer alıyor. Diğer doktorların kimliği hakkında henüz resmi bir liste yayımlanmamış durumda, ancak soruşturmanın ilerlemesiyle birlikte daha fazla ismin açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Balıklı Rum Hastanesi'ndeki bu ciddi yolsuzluk olayı, hem sağlık sistemi itibarı hem de hasta güvenliği açısından önemli bir tartışma konusu olacağa benziyor. Gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber32</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ASAYİŞ, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/balikli-rum-hastanesi-doktorlari-kim-balikli-rum-hastanesi-sahte-recete-olayi-nedir</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/11/balikli-rum-hastanesi-sahte-recete-olayi-nedir-19276003-3418-amp.webp" type="image/jpeg" length="86440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kumpir neden zehirler?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/kumpir-neden-zehirler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/kumpir-neden-zehirler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kumpir tek başına zehirleyici bir yiyecek değildir; ancak hijyen kurallarına uyulmadığında, malzemeler doğru saklanmadığında veya patates yanlış seçildiğinde ciddi gıda zehirlenmelerine yol açabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Kumpir Neden Zehirler?</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Hijyen eksikliği:</strong> Kumpir hazırlanırken kullanılan malzemelerin temiz olmaması, kesme tahtalarının ve ekipmanların yeterince sterilize edilmemesi bakterilerin bulaşmasına neden olur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çapraz bulaşma:</strong> Çiğ et, tavuk veya sosis gibi ürünlerin sebzelerle aynı yüzeyde hazırlanması, bakterilerin kumpire geçmesine yol açar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yanlış patates seçimi:</strong> Filizlenmiş veya yeşillenmiş patateslerde <strong>solanin</strong> adlı doğal toksin bulunur. Bu madde yüksek miktarda alındığında zehirlenmeye sebep olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bozulmuş malzemeler:</strong> Mayonez, yoğurt, peynir gibi çabuk bozulan ürünlerin uygun sıcaklıkta saklanmaması, salmonella ve diğer bakterilerin üremesine zemin hazırlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sokak satışı riski:</strong> Özellikle açık havada satılan kumpirlerde malzemelerin uzun süre dışarıda kalması, sıcaklık kontrolünün olmaması gıda zehirlenmesi riskini artırır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h2> Belirtiler</h2>

<p>Kumpir kaynaklı gıda zehirlenmelerinde en sık görülen belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bulantı, kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı, ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Baş dönmesi, halsizlik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şiddetli vakalarda ateş ve bilinç bulanıklığı</p>
 </li>
</ul>

<h2> Örnek Olay</h2>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ortaköy’de yaşanan kumpir zehirlenmesi faciası</strong>: Almanya’dan gelen bir aile, kumpir ve midye yedikten sonra zehirlenmiş; iki çocuk ve anne hayatını kaybetmiş, baba ise yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Bu olay, sokak lezzetlerinde hijyenin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gündeme getirdi.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber32</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/kumpir-neden-zehirler</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Nov 2025 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/11/ev-yapimi-patates-kumpir-tarifi-1572693283-8523.webp" type="image/jpeg" length="56302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tetik Parmak Neden Olur?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/tetik-parmak-neden-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/tetik-parmak-neden-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tetik parmak neyin habercisi? Tetik parmak hastalığı nasıl giderilir? Tetik parmak tedavi olmazsa ne olur? Tetik parmak hangi vitamin eksikliğinden olur?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tetik parmak, parmak tendonlarının iltihaplanmasıyla oluşur; B6 vitamini eksikliğiyle ilişkilendirilir ve tedavi edilmezse kalıcı parmak kilitlenmesine yol açabilir.</strong></p>

<h1>Tetik Parmak Nedir ve Neden Olur?</h1>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tetik parmak (stenozan tenosinovit)</strong>, parmakları hareket ettiren tendonların kılıflarında daralma veya iltihaplanma sonucu oluşur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Parmak büküldüğünde takılır, kilitlenir ve bazen elle düzeltilmesi gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Elin sık kullanıldığı işler</strong>, sürekli kavrama hareketleri, diyabet, romatoid artrit gibi hastalıklar riski artırır.</p>
 </li>
</ul>

<h1> Tetik Parmak Neyin Habercisi Olabilir?</h1>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tendonda iltihaplanma veya dejenerasyon</strong> belirtisidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>El bileği ve parmaklarda aşırı yüklenme</strong> sonucu oluşabilir; bazen sistemik hastalıkların (örneğin diyabet) erken belirtisi olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>B6 vitamini eksikliği</strong>, tetik parmak gelişiminde rol oynayabilir. Bu vitamin sinir ve kas fonksiyonları için önemlidir.</p>
 </li>
</ul>

<h1>Tetik Parmak Nasıl Giderilir?</h1>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlk aşamada</strong>:</p>

 <ul>
  <li>
  <p>Dinlenme ve elin zorlanmaması</p>
  </li>
  <li>
  <p>Soğuk uygulama ve antienflamatuar ilaçlar</p>
  </li>
  <li>
  <p>Parmak ateli kullanımı</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İleri aşamada</strong>:</p>

 <ul>
  <li>
  <p>Kortizon enjeksiyonu</p>
  </li>
  <li>
  <p>Cerrahi müdahale (tendon kılıfının gevşetilmesi)</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p>Tedavi, hastanın yaşına, mesleğine ve semptomların şiddetine göre planlanır.</p>
 </li>
</ul>

<h1> Tedavi Olmazsa Ne Olur?</h1>

<ul>
 <li>
 <p>Parmak <strong>kalıcı olarak bükülü pozisyonda kilitlenebilir</strong>.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tendon yırtılması</strong>, parmakta şekil bozukluğu ve işlev kaybı gelişebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Günlük yaşamda <strong>ciddi hareket kısıtlılığı</strong> ve ağrıya neden olur.</p>
 </li>
</ul>

<h1>Hangi Vitamin Eksikliğiyle İlişkilidir?</h1>

<ul>
 <li>
 <p><strong>B6 vitamini eksikliği</strong>, tetik parmakla ilişkilendirilmiştir. Bu vitaminin eksikliği sinir iletimini ve kas fonksiyonlarını etkileyebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ancak tek başına vitamin eksikliği değil, <strong>mekanik zorlanma ve iltihaplanma</strong></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber32</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/tetik-parmak-neden-olur</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/11/tetik-parmak.webp" type="image/jpeg" length="28653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başarısızlık Korkusu ve Dijital Kaçışın Gençleri İzolasyona İttiyor]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/basarisizlik-korkusu-ve-dijital-kacisin-gencleri-izolasyona-ittiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/basarisizlik-korkusu-ve-dijital-kacisin-gencleri-izolasyona-ittiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, gençlerin sosyal hayattan çekilerek evde kalmayı tercih ettiği "Ev Genci" olgusunun Türkiye’de de giderek yaygınlaştığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın'a göre, bu durum sadece işsizleri değil, sosyal etkileşimini tamamen sanal ortama taşıyan gençleri de kapsıyor ve uzun süreli izolasyon kalıcı psikolojik izler bırakabiliyor.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, gençlerin dış dünyaya sığınma nedenlerini ve çözüm yollarını anlattı.</p>

<p>Dış Dünya: Başarısızlık ve Değersizlik Aynası</p>

<p>'Ev genci'nin temel olarak sosyal, akademik veya mesleki hayattan çekilmiş, günlerinin çoğunu evde geçiren gençleri tanımladığını belirten Aydın, Japonya’da 'hikikomori' olarak adlandırılan bu tablonun Türkiye’de de arttığına dikkat çekti.</p>

<p>Aydın, gençlerin içe kapanma nedenini şöyle açıkladı:</p>

<p>“Bu gençler genellikle, ‘dışarıda olmak’ fikrinin kaygı, başarısızlık korkusu ya da değersizlik duygularını tetiklediğini söylüyor. Bu nedenle ev, bir ‘güvenli alan’ haline geliyor. Fakat uzun vadede bu güvenli alan, farkına varılmadan bir psikolojik kapana dönüşebilir.”</p>

<p>İçe Kapanmayı Tetikleyen Üç Ana Faktör</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın’a göre, 'ev genci' olgusunun artışında son yıllarda üç önemli faktör öne çıkıyor:</p>

<p>Pandemi Dönemi: Evde kalmayı normalleştirdi ve sosyal etkileşim kaslarını zayıflattı.</p>

<p>Ekonomik Belirsizlik: Gençlerde 'ne yapsam da işe yaramıyor' duygusunu güçlendirdi.</p>

<p>Toplumsal Başarı Baskısı: Sınavlar, iş bulma kaygısı ve mükemmeliyetçilik, gençleri geri çekilmeye itiyor.</p>

<p>Aydın, dış dünyanın birçok genç için artık “imkânların değil, yetersizliklerinin aynası” gibi hissedildiğini belirtti.</p>

<p>Uzun Süreli İzolasyonun Kalıcı Etkileri</p>

<p>Uzun süreli evde kalmanın, beynin sosyal etkileşimle ilgili ağlarını da pasifleştirdiğini belirten Aydın, bunun ilerleyen yaşlarda sosyal ve mesleki uyum sorunlarına dönüşebileceği uyarısını yaptı:</p>

<p>“Bu durum bir ‘tembellik’ değil, zamanında ele alınmazsa sosyal ve mesleki uyum sorununa dönüşebilen bir psikolojik donma halidir.”</p>

<p>Ailelere Uyarı ve Çözüm Yolu</p>

<p>Aydın, ailelerin “Bu kadar da tembellik olmaz” gibi baskıcı yaklaşımlarından kaçınması gerektiğini söyledi. Doğru yaklaşımın, gencin neden geri çekildiğini anlamaya çalışmak, onu zorlamak yerine küçük sosyal adımlar atması için teşvik etmek olduğunu vurguladı. Uzman, psikolojik desteğin bu süreçte bir son değil, çözülebilir geçici bir durak olduğunu belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ozyalvac.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, Gündem, SAĞLIK, TÜRKİYE, Yaşam</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/basarisizlik-korkusu-ve-dijital-kacisin-gencleri-izolasyona-ittiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Oct 2025 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/10/ev-gencleri.jpg" type="image/jpeg" length="92618"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ECZANELERDE TARİHİ DEVRİM! 81 İLDE EŞ ZAMANLI UYGULAMA BAŞLADI]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/eczanelerde-tarihi-devrim-81-ilde-es-zamanli-uygulama-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/eczanelerde-tarihi-devrim-81-ilde-es-zamanli-uygulama-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıkta çığır açan bir yenilik Türkiye’yi sarstı! Artık eczanelerde yaptırdığınız tüm ölçümler anında e-Nabız sistemine kaydedilecek. Kronik hastalıklardan rutin kontrole kadar tüm süreçler dijitalleştirildi, doktorlar artık hasta takibini saniyeler içinde yapabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ateşten Bel Çevresine Kadar Her Şey Dijital</p>

<p>Tansiyon, boy, kilo, bel çevresi ve ateş gibi temel ölçümler artık manuel defterlerden kurtuluyor. Eczanelerde yapılan tüm ölçümler, “Reçetem” uygulaması üzerinden doğrudan e-Nabız’a aktarılacak. Artık vatandaşlar, sağlık verilerini anlık olarak cep telefonlarından takip edebilecek.</p>

<h3>Doktorlar İçin Yepyeni Bir Güç</h3>

<p>Kronik hastalıklar artık daha güvenli ellerde! Hekimler, hastalarının güncel verilerine anında ulaşacak, riskli durumlarda hızlı müdahale şansı yakalayacak. Bu sayede tedavi süreçleri artık çok daha etkin ve hızlı ilerleyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Eczaneler Sadece İlaç Temin Noktası Değil</h3>

<p>Artık eczaneler, sağlık takip merkezine dönüştü. Ölçümleri kaydeden, güncel verileri anında dijitalle paylaşan eczaneler, vatandaşların sağlık durumunun düzenli kontrol edildiği bir birim haline geldi. Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı başlatılan bu uygulama, sağlık hizmetlerinde devrim niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Efirdevs726 Efirdevs</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/eczanelerde-tarihi-devrim-81-ilde-es-zamanli-uygulama-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Sep 2025 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/09/eczane-6.webp" type="image/jpeg" length="32555"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Piyeloseptyl Nedir?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/piyeloseptyl-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/piyeloseptyl-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Piyeloseptyl hangi hastalıklara iyi gelir? Piyeloseptyl ne kadar süre kullanılır?İdrar yolu enfeksiyonu için en iyi antibiyotik hangisi? Piyeloseptyl ve Cipro aynı mı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Piyeloseptyl Nedir?</h3>

<p></p>

<p>Piyeloseptyl, etken maddesi nitrofurantoin olan bir antibiyotiktir. Özellikle idrar yolları enfeksiyonlarını tedavi etmek ve tekrarlamasını önlemek için kullanılır. İlacın etken maddesi, idrar yollarındaki bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını engelleyerek enfeksiyonu ortadan kaldırır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h3>Piyeloseptyl Hangi Hastalıklara İyi Gelir?</h3>

<p></p>

<p>Piyeloseptyl, spesifik olarak idrar yolları ile ilgili enfeksiyonların tedavisinde etkilidir. Başlıca kullanım alanları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Akut idrar yolu enfeksiyonları: Mesane iltihabı (sistit) gibi kısa süreli, ani gelişen enfeksiyonlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik idrar yolu enfeksiyonları: Tekrarlayan enfeksiyonların önlenmesi ve tedavisinde uzun süreli kullanılabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Böbrek enfeksiyonları (piyelit): Bazı durumlarda, böbreklerin iltihaplanmasıyla oluşan enfeksiyonların tedavisinde de kullanılır.</p>
 </li>
</ul>

<p></p>

<h3>Piyeloseptyl Kullanımı ve Diğer Antibiyotikler</h3>

<p></p>

<ul>
 <li>
 <p>Ne Kadar Süre Kullanılır?: Piyeloseptyl'in kullanım süresi, enfeksiyonun türüne ve şiddetine göre doktor tarafından belirlenir. Genellikle kısa süreli enfeksiyonlar için 5-7 gün, kronik enfeksiyonların önlenmesi için ise daha uzun süreler boyunca reçete edilebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İdrar Yolu Enfeksiyonu İçin En İyi Antibiyotik Hangisi?: "En iyi antibiyotik" diye bir genelleme yapmak mümkün değildir. Antibiyotik seçimi, enfeksiyona neden olan bakterinin türüne ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir. Bu nedenle, idrar yolu enfeksiyonu şüphesi olan bir kişinin mutlaka doktor muayenesinden geçmesi ve en uygun ilacın reçete edilmesi gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Piyeloseptyl ve Cipro Aynı mı?: Hayır, Piyeloseptyl (etken maddesi nitrofurantoin) ve Cipro (etken maddesi siprofloksasin) aynı değildir. Her ikisi de idrar yolu enfeksiyonu tedavisinde kullanılabilen antibiyotikler olsa da, farklı etken maddelere ve etki mekanizmalarına sahiptirler.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber32</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/piyeloseptyl-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Sep 2025 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/09/piyeloseptyl-nedir.webp" type="image/jpeg" length="18606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Etol Fort Nedir?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/etol-fort-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/etol-fort-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ETOL FORT nedir ve ne için kullanılır? Etol hangi ağrıya iyi gelir? Etodin fort ne için kullanılır? Etol fort 400 antibiyotik mi? Etol Fort 400 mg diş ağrısına iyi gelir mi? Etodolak nedir ve ne için kullanılır?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etol Fort Nedir ve Ne İçin Kullanılır?<br />
Etol Fort, etkin maddesi etodolak olan, iltihap ve ağrı kesici bir ilaçtır. Non-steroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) grubuna aittir. Vücuttaki iltihaplanma, ağrı ve şişlik gibi belirtileri azaltmak için kullanılır.</p>

<p>Etol Fort, başlıca şu rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır:</p>

<p>Romatoid Artrit: Eklemlerde iltihaplanma ve ağrıya neden olan kronik bir hastalık.</p>

<p>Osteoartrit: Eklemlerde kıkırdak dokunun aşınmasıyla oluşan ağrılı bir durum.</p>

<p>İltihabi Eklem Rahatsızlıkları: Diğer iltihabi eklem hastalıklarının tedavisinde de kullanılır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etol Fort Hakkında Diğer Sorular<br />
Etol hangi ağrıya iyi gelir?<br />
Etodolak içeren Etol, özellikle romatizmal hastalıklar, eklem ağrıları, kas ağrıları ve iltihaba bağlı ağrıların tedavisinde etkilidir.</p>

<p>Etol Fort 400 antibiyotik mi?<br />
Hayır, Etol Fort bir antibiyotik değildir. Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılırken, Etol Fort iltihap ve ağrı kesici bir ilaçtır.</p>

<p>Etol Fort 400 mg diş ağrısına iyi gelir mi?<br />
Evet, diş ağrısı iltihap kaynaklıysa Etol Fort ağrının hafiflemesine yardımcı olabilir. Ancak, diş ağrısının kalıcı çözümü için mutlaka bir diş hekimine görünmek gerekir.</p>

<p>Etodolak nedir ve ne için kullanılır?<br />
Etodolak, Etol Fort'un ana etken maddesidir. Vücutta ağrıya, ateşe ve iltihaplanmaya neden olan kimyasalların üretimini engelleyerek etki gösterir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>haber32</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/etol-fort-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Sep 2025 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/09/etol-fort-400-mg-dis-agrisina.webp" type="image/jpeg" length="22429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[C2 seviye bağımlılık ne demek?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/c2-seviye-bagimlilik-ne-demek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/c2-seviye-bagimlilik-ne-demek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[C2 neyin kısaltması? Tıpta bağımlılık ne demek?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>C2 Seviye Bağımlılık Ne Demek?</h3>

<p></p>

<p>C2, genellikle tıpta bir bağımlılığın veya ilaç kullanımının ciddiyetini sınıflandırmak için kullanılan bir kısaltma veya derecelendirme değildir. Tıpta bağımlılık veya madde kullanımı, genellikle farklı kategoriler ve terimlerle değerlendirilir.</p>

<ul>
 <li>
 <p>C harfi bazen "kronik" veya "komorbid" (eşlik eden) gibi kelimelerin kısaltması olarak kullanılabilir, ancak "C2" doğrudan bir bağımlılık seviyesini ifade eden standart bir terim değildir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>"C2" eğer bir reçete kodunu ifade ediyorsa, bu, ilacın kontrollü bir madde olduğu anlamına gelebilir. ABD'deki DEA (Drug Enforcement Administration) tarafından kullanılan sınıflandırmada "Schedule II (Çizelge II)" ilaçlar, yüksek bağımlılık potansiyeli olan ve tıbbi kullanımı kabul edilen maddeleri ifade eder (örneğin, morfin, kodein). Ancak bu, Türkiye'deki standart bir terim değildir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu nedenle, "C2" terimi, bağlamdan bağımsız olarak bir bağımlılık seviyesini tanımlamak için kullanılmaz. Muhtemelen yanlış anlaşılan veya tıbbi olmayan bir ifadedir.</p>

<p></p>

<h3>Tıpta Bağımlılık Ne Demek?</h3>

<p></p>

<p>Tıpta bağımlılık, kişinin bir maddeye veya davranışa karşı kontrolünü yitirmesiyle karakterize edilen, kronik ve tekrarlayıcı bir beyin hastalığıdır. Bu durum, sadece fiziksel bir ihtiyaçtan ibaret değildir; aynı zamanda kişinin psikolojik, sosyal ve biyolojik sağlığını da olumsuz etkiler.</p>

<p>Bağımlılığın ana belirtileri şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Maddeyi veya davranışı kullanma isteğini durduramama veya kontrol edememe.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla daha fazla maddeye ihtiyaç duyma (tolerans geliştirme).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kullanım durdurulduğunda ortaya çıkan fiziksel ve psikolojik yoksunluk belirtileri (anksiyete, titreme, bulantı vb.).</p>
 </li>
 <li>
 <p>Olumsuz sonuçlara (iş kaybı, ilişki sorunları) rağmen kullanıma devam etme.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Efirdevs726 Efirdevs</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/c2-seviye-bagimlilik-ne-demek</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Sep 2025 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/09/c2-seviyesi-ask-mi-bu-artik-he-1756124144-q-y-f-v0-p.webp" type="image/jpeg" length="67950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den Kritik Uyarı: Kolera Salgını Hızla Yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/dsoden-kritik-uyari-kolera-salgini-hizla-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/dsoden-kritik-uyari-kolera-salgini-hizla-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kolera salgınının dünya genelinde kötüleştiğini ve ölüm oranlarının hızla yükseldiğini açıkladı. Kuruluş, 31 ülkede kolera vakalarının görüldüğünü belirterek, “Salgınlar birbirine bağlı ve yayılma riski çok yüksek” uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ, salgının özellikle çatışmalar ve yoksulluk nedeniyle kırsal alanlarda ve selden etkilenen bölgelerde hızla yayıldığını vurguladı. Kolera, bakterilerle kirlenmiş su ve gıda yoluyla bulaşabiliyor; hızlı müdahale edilmediğinde saatler içinde ölüme yol açabiliyor. Ancak ağızdan sıvı takviyesi ve ağır vakalarda antibiyotik tedavisiyle hastalık kontrol altına alınabiliyor.</p>

<p>Kuruluşun 1 Ocak–17 Ağustos 2025 tarihleri arasında takip ettiği verilere göre, dünya genelinde 409 bin 222 kolera veya akut sulu ishal vakası ve 4 bin 738 ölüm bildirildi. Vakalar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 azalsa da ölümler yüzde 46 artış gösterdi.</p>

<p>DSÖ, koleranın uzun yıllar ciddi vaka görülmeyen bazı ülkelerde yeniden ortaya çıktığını belirtti. Özellikle Kongo Cumhuriyeti ve Çad’da vaka ölüm oranları sırasıyla yüzde 7,7 ve yüzde 6,8 ile en yüksek seviyelerde seyrediyor. Kuruluş, salgınların sağlık sistemi kırılgan bölgelerde kontrolünü zorlaştırdığını, çatışmalar, kitlesel yer değiştirmeler, doğal afetler ve iklim değişikliğinin riskleri artırdığını ifade etti.</p>

<p>DSÖ, güvenli içme suyu, hijyen ve sanitasyonun kolerayı sona erdirmenin ve gelecekteki salgınları önlemenin tek sürdürülebilir yolu olduğunu belirtti. Kuruluş, ayrıca vakaların etkin yönetimi, WASH (su, sanitasyon ve hijyen) müdahaleleri, aşılama kampanyaları ve sınır ötesi işbirliği çağrısında bulundu.</p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi ile DSÖ, 26 Ağustos’ta Afrika için “Kıtasal Kolera Acil Durum Hazırlık ve Müdahale Planı 1.0”ı başlattı. Plan, Afrika devlet başkanlarının kolerayı kıtasal öncelik olarak belirlemesini ve 2030’a kadar salgınları kontrol altına alma taahhütlerini takip ediyor.</p>

<p>DSÖ verilerine göre, 2025’te en fazla vaka Doğu Akdeniz Bölgesi’nde (230 bin 991 vaka, 6 ülke) ve Afrika Bölgesi’nde (172 bin 750 vaka, 23 ülke) görüldü. Kolera kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu bölge ise Afrika Bölgesi (3 bin 763 ölüm) oldu. Salgın, özellikle Çad, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan ve Sudan’da ciddi boyutlara ulaştı.</p>

<p>Kuruluş, bazı ülkelerde farklı tanım ve raporlama sistemleri nedeniyle gerçek vaka sayısının muhtemelen daha yüksek olabileceğini de belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>tr.euronews.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, SAĞLIK, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/dsoden-kritik-uyari-kolera-salgini-hizla-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Aug 2025 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/08/dso-1.jpg" type="image/jpeg" length="95397"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Günlerde Daha Sinirli Misiniz?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/sicak-gunlerde-daha-sinirli-misiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/sicak-gunlerde-daha-sinirli-misiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bunaltıcı sıcaklar yalnızca terletmekle kalmıyor, ruh halimizi de olumsuz etkiliyor. MIT ve dünya çapındaki araştırma kurumlarının yürüttüğü yeni bir çalışma, aşırı sıcakların insan davranışları ve duyguları üzerindeki etkilerini sosyal medya paylaşımları üzerinden haritalandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmacılar, 150’den fazla ülkeden 1 milyardan fazla sosyal medya paylaşımını analiz ederek sıcaklıkların kolektif ruh hali üzerindeki etkilerini inceledi. Bulgular, sıcaklıklar 35°C’nin üzerine çıktığında özellikle düşük gelirli ülkelerde sosyal medya paylaşımlarının yüzde 25 daha olumsuz hale geldiğini ortaya koydu. Yüksek gelirli ülkelerde bu oran yüzde 8 olarak kaydedildi.</p>

<p>Çin Bilimler Akademisi’nden Jianghao Wang, “Sosyal medya bize kültürler ve kıtalar arasında insan duygularına eşi benzeri görülmemiş bir pencere açıyor” dedi. Araştırma, iklim değişikliğinin duygusal etkilerini geleneksel anketlerin ölçemeyeceği ölçekte gözlemlemeye olanak sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, sıcak havanın öfke, agresyon ve olumsuz ruh hâli ile ilişkili olduğunu belirtiyor. Geçmiş çalışmalar, sıcak günlerde sürücülerin daha agresif davrandığını, gazetecilerin olumsuz dil kullandığını ve şiddet içeren suçların arttığını ortaya koymuştu. 2018’de yapılan bir başka araştırma, sıcak günlerde intihar riskinin de yükseldiğini gösterdi.</p>

<p>Sıcak havanın beynin biyolojisini etkileyebileceğini gösteren çalışmalar, serotonin ve testosteron seviyelerinin bu olumsuz ruh hallerine katkıda bulunabileceğini öne sürüyor. Ancak uzmanlar, çoğu çalışmanın korelasyon temelli olduğunu ve sıcaklığın tek başına ruh halini belirlemediğini vurguluyor.</p>

<p>Araştırmanın uzun vadeli projeksiyonları, 2100 yılına kadar sıcaklıkların küresel duyarlılık üzerinde yüzde 2,3 civarında bir düşüş yaratabileceğini öngörüyor. MIT Sürdürülebilir Kentleşme Laboratuvarı’ndan Nick Obradovich, “Hava durumu ve iklim değiştikçe bireylerin duygusal durumlarındaki şoklara karşı dirençli olmaları, toplumsal adaptasyon açısından kritik olacak” dedi.</p>

<p>Çalışma, artan sıcaklıkların sadece fiziksel sağlığımızı değil, psikolojik ve sosyal refahımızı da etkileyebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>tr.euronews.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, SAĞLIK, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/sicak-gunlerde-daha-sinirli-misiniz</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Aug 2025 20:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/08/sicak-hava-7.jpg" type="image/jpeg" length="41064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organlarınız Gerçekte Kaç Yaşında?]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/organlariniz-gercekte-kac-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/organlariniz-gercekte-kac-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stanford Üniversitesi'nde yapılan ve Nature dergisinde yayınlanan çığır açıcı bir araştırma, tek bir kan testiyle organlarımızın "biyolojik yaşını" ölçerek gelecekteki sağlık risklerini ve hatta ölüm oranını tahmin etmenin mümkün olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hepimiz takvim yaşımızı, yani "kronolojik yaşımızı" biliriz. Ancak bilim insanlarına göre asıl önemli olan, hücrelerimizin ve organlarımızın yaşını yansıtan "biyolojik yaşımızdır". Kötü beslenme, hareketsizlik ve uykusuzluk gibi faktörler biyolojik yaşımızı hızlandırırken; sağlıklı bir yaşam tarzı, takvim ilerlese bile bizi biyolojik olarak genç tutabilir.<br />
Organlarınızın yaşını ölçen kan testi<br />
Stanford Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, bu biyolojik yaşı ölçmek için yeni bir yöntem geliştirdi. Geliştirilen kan testi, "plazma proteomik" adı verilen bir teknikle kandaki binlerce proteini analiz ediyor. Bilim insanları, hangi proteinlerin hangi organa özgü olduğunu belirleyerek beyin, kalp, böbrek ve akciğerler gibi 11 hayati organın biyolojik yaşını ayrı ayrı hesaplayabilen bir model oluşturdular.<br />
Yaklaşık 45.000 kişi üzerinde yapılan çalışmada, bazı insanların belirli organlarının kronolojik yaşlarından çok daha hızlı yaşlandığı tespit edildi.<br />
Bulgular ne anlama geliyor?<br />
Araştırmanın sonuçları, önleyici tıp için devrim niteliğinde olabilir:<br />
Ölüm riski tahmini: Belirli organların hızlandırılmış yaşlanmasının, ölüm riskini önemli ölçüde artırdığı görüldü. Örneğin, biyolojik olarak "yaşlı" bir kalbe sahip olmanın kalp yetmezliği riskini, "yaşlı" bir beyne sahip olmanın ise Alzheimer riskini artırdığı saptandı.<br />
Uzun yaşamın sırrı: Araştırma, biyolojik olarak genç bir beyne ve bağışıklık sistemine sahip olmanın, daha uzun bir yaşam süresi için en önemli faktörlerden olduğunu gösterdi.<br />
Erken teşhis: Hangi organların daha hızlı yaşlandığını bilmek, o organla ilişkili hastalıklara karşı önceden önlem almayı ve kişiye özel tedavi yöntemleri geliştirmeyi mümkün kılabilir.<br />
Biyolojik saatinizi nasıl yavaşlatabilirsiniz?<br />
Peki, biyolojik yaşımızın kronolojik yaşımızdan daha hızlı ilerlemesini önlemek mümkün mü? Uzmanlara göre cevap evet ve anahtar yaşam tarzımızda gizli.<br />
Beslenme: Vitamin, lif, antioksidan ve omega-3 açısından zengin, çeşitli ve dengeli bir diyet benimseyin. Doymuş yağlardan, rafine şekerlerden ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.<br />
Fiziksel Aktivite: Hayatın her aşamasında düzenli hareket etmek, kasları, eklemleri ve beyin sağlığını korumak için kritik öneme sahiptir. Maraton koşmak yerine tempolu yürüyüş veya bahçe işleri gibi aktiviteler de son derece faydalıdır.<br />
Uyku: Kaliteli uyku, sadece beynin yenilenmesi için değil, aynı zamanda tüm organların düzgün çalışması için de vazgeçilmezdir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>sozcu.com.tr</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ, Dünya, SAĞLIK, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/organlariniz-gercekte-kac-yasinda</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Aug 2025 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2025/08/organlaniriniz-kac-yasinda.jpg" type="image/jpeg" length="99914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medya çocuk ve gençlerin ruh sağlığını bozuyor]]></title>
      <link>https://www.haber32.com.tr/sosyal-medya-cocuk-ve-genclerin-ruh-sagligini-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haber32.com.tr/sosyal-medya-cocuk-ve-genclerin-ruh-sagligini-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan araştırmada sosyal medya platformlarının çocukların ruh sağlığını bozduğunu, konu hakkında bu platformlara uyarı verilmesi çağrısında bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Araştırmacılar sosyal medya platformlarının çocuk ve gençlerin ruh sağlığına olası tehditlerine karşı uyarıların olması gerektiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal medya platformlarında çocukların ruh sağlığını olumsuz etkileyecek içeriklerin bulunduğuna dair uyarıların koyulmasının "gençlerin zarar görme riskini azaltmaya yönelik önemli bir adım" olacağı görüşünü dile getiren araştırmacılar, talep edilen uyarıların yalnızca sosyal medya platformlarının gençler için oluşturduğu riskleri vurgulamakla kalmayacağı "aynı zamanda bu platformların gözetimine yönelik dikkat, araştırma ve yatırımları teşvik etmeye yönelik diğer çabaları da destekleyeceği" belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">SOSYAL MEDYADA ZORBALIK, UYUŞTURUCU, CİNSEL İSTİSMAR VAR</p>

<p style="text-align:justify">Tütün mamullerine koyulan uyarıları örnek gösteren ve bu tür uyarı metinlerinin işe yaradığını belirten araştırmacılar, uyarı metninin ebeveyn ve gençlere sosyal medyanın güvenli olduğunun kanıtlanmadığını hatırlatacağına işaret etmişti. Teknoloji şirketlerini zorbalık, uyuşturucu bağımlılığı ve cinsel istismar gibi çocuklara yönelik zararları önlemek için "makul" adımlar atmaya zorlayan ve çocukların çevrimiçi verilerine yönelik mevcut korumaları genişletecek yasa temmuzda ABD Senatosu'ndan geçmişti. ABD'de bazı eyaletler, çocukların sosyal medya sitelerine erişimini sınırlandırmak ya da şirketleri genç kullanıcılara yönelik muhtemel riskleri önlemeye zorlamak için bir dizi yasa tasarısını kabul etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Isparta, GÜNCEL, İLGİNÇ, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.haber32.com.tr/sosyal-medya-cocuk-ve-genclerin-ruh-sagligini-bozuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Sep 2024 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haber32comtr.teimg.com/crop/1280x720/haber32-com-tr/uploads/2024/09/87554.jpg" type="image/jpeg" length="80602"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
