Isparta

Son Günlerde Ülkemizde Çığ Gibi Büyüyen Felaketin Adı : IBAN Dolandırıcılığı

Halk arasında "IBAN kiralamak" olarak bilinen ve bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen bu eylem, TCK 158/1-f maddesi kapsamında "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturarak birçok vatandaşımızın mağduriyetine yol açmaktadır.

Abone Ol

Halk arasında "IBAN kiralamak" olarak bilinen ve bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen bu eylem, TCK 158/1-f maddesi kapsamında "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturarak birçok vatandaşımızın mağduriyetine yol açmaktadır.

Bu yöntem ile dolandırıcılar; masum vatandaşlarımızı türlü bahaneler ile kandırarak elde ettikleri paraları, hesaplarını kiraladıkları kişilerin hesabına atmakta ve sonrasında bu paraları kripto hesapları ile yurt dışına kaçırmaktadırlar. Böylelikle mağdur vatandaşlarımızın dişinden tırnağından arttırdıkları gelirleri kaybolmaktadır. Burada en dikkat edilmesi gereken husus; asıl dolandırıcıların kendi IBAN adreslerini kullanmayıp, genellikle üniversitede veya lisede eğitim gören gençlerimizin hesaplarını 300-500 Türk Lirası gibi ufak ücretlerle kiralayarak, dolandırıcılık suçuna konu para transferini kendilerini bu sürece dâhil etmeden bu adresler üzerinden gerçekleştirmesidir.

Burada gençlerimiz sadece ücret karşılığında hesaplarını kiralamakla kalmamaktadır. Ayrıca dolandırıcılar, gençlerin arkadaşlıklarını da kullanmak suretiyle kendi hesaplarının blokeli olduğunu, bu sebeple gelen para transferlerinin kendi adlarına ulaşamadığını iddia etmektedir. Bu yolla arkadaşlarının IBAN bilgilerini de alarak, o hesaplar üzerinden suça konu para transferlerini gerçekleştirmektedirler.

Görüldüğü üzere dolandırıcılar; sadece cüzi ücretlerle gençlerin hesaplarını kiralamamakta, onların arkadaşlarına ve ailelerine olan güvenlerini de suistimal etmek suretiyle IBAN bilgilerini ele geçirmekte ve suç faaliyetlerinde kullanmaktadır.

Dolandırıcıların bu eylemleri; kimi zaman çaresizlikten 300-500 TL gibi rakamlara hesap bilgilerini veren gençlerin, kimi zaman da ailesine veya arkadaş çevresine güvenip iyilik yapmak isteyerek hesaplarını kullandıran gençlerin, 50-60 yıla kadar uzanan yargılamalarla karşı karşıya kalmasına sebebiyet vermektedir. Burada önemli olan kriter, kişinin kullandırmış olduğu IBAN adresi üzerinden kaç dolandırıcılık eyleminin gerçekleştirildiğidir. Kısacası; hesabını kullandıran kişinin karşılaşacağı neticeler artık dolandırıcının insafına kalmıştır.

IBAN bilgilerini başkalarına veren ve kullandıran vatandaşlarımızın bu denli yüksek cezalarla karşı karşıya kalmasının en büyük sebebi, bir IBAN adresi üzerinden tek bir dolandırıcılık eyleminin gerçekleştirilmemesidir. Aynı IBAN adresi üzerinden birden fazla kişinin dolandırılması ve suça konu para transferlerinin gerçekleştirilmesi nedeniyle, hesaplarını kullandıran kişiler hakkında yürütülen soruşturma dosyası sayısı bir hayli fazladır. Kısacası; anlık yapılan bir hatanın bedeli, oldukça astronomik yıllara varan hapis cezaları ile yargılanmak olabilmektedir.

Vatandaşlarımızın IBAN adreslerini kesinlikle kullandırmaması ve bilmedikleri kişilere para transferlerinde bulunmaması gerekmektedir. Özellikle gençlerimizin daha da dikkatli olması; arkadaş çevrelerinin içine dahi sızarak gençlerin arkadaşlık duygularını suistimal eden bu çetelere karşı taviz vermemesi gerekmektedir. Aksi halde karşı karşıya kalınan senaryo oldukça korkutucu olmakta ve hukuki açıdan geri dönülemez sonuçlara sebebiyet vermektedir.

Bu suç tipinin yaygınlaşması ve giderek önünün alınamaz hale gelmesi ile Yargıtay, vatandaşlarımızın adil yargılanabilmesi adına çeşitli kriterleri kararlarında belirlemiştir. Yargıtay kararlarına göre; kişinin dolandırıcılık eyleminden haberdar olmaması, hesabı yalnızca güvene dayalı olarak veya suç konusu eylemi bilmeyerek kullandırması ve bu işlem karşılığında herhangi bir menfaat elde etmemiş olması gerekmektedir. Örneğin; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 04.06.2024 Tarihli, E. 2021/16966, K. 2024/7470 Sayılı Kararında “ Sanık ...'in, sanık ...'i komşusu olduğu ve aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıdığını, kendisine para geleceğini ancak kartının iptal olduğunu söyleyince güvendiği için hesap numarasını verdiğini ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunması; sanık ...'in sanık ... dışında tanıdığı kişilerden de benzer bahanelerle hesap ve kart bilgilerini aldığının ve bu kişiler gibi sanık ...'in de ...'le tanışıklığından dolayı duydukları güvenle hesap ve kart bilgilerini paylaştığının anlaşılması karşısında, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi”, şeklinde hüküm kurmuştur.

Kararda da açıkça görüldüğü üzere Yargıtay; güvene dayalı olarak verilen IBAN bilgilerinin kullanılması suretiyle gerçekleştirilen suçlarda, hesap bilgilerini veren kişinin suçtan haberinin olmaması ve dolandırıcılık eyleminden bir menfaat elde etmemiş olması şartlarıyla kişinin beraatine karar verebilmektedir. Zira TCK 158/1-f de yer alan; bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık suçunun en önemli unsuru: kişinin eylem neticesinde bir menfaat elde etmiş olmasıdır. Menfaat elde edilmeyen ve dolandırıcılık eylemi bilinmeden, salt güven duygusu ile hesap bilgilerinin verilmiş olması, vatandaşlarımız için bu suçtan cezalandırılma nedeni değildir. Yargıtay, bu tip durumlarda beraat kararı vermektedir.

Yazımıza son verirken; 12. Yargı Paketi'nde, vatandaşlarımızın ortaya çıkan mağduriyetinin giderilmesi adına çeşitli düzenlemelerin yapılacağı Adalet Bakanlığımızca kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Bu düzenlemeler ışığında, vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmeye çalışılacaktır.