haber32
banner77
07 Ocak 2013 Pazartesi 14:37
75 milyonu ilgilendiren tek yasa!
haber32

Kentsel Dönüşüm yasası adıyla bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkında ki kanun, 16 Mayıs tarihinden itibaren uygulamaya girmiş bulunuyor.

Cumhuriyet tarihimizde devrim sayılan bu kanun istisnasız 75 milyon insanımızı ilgilendiriyor. Bugüne kadar uygulanan kentsel dönüşümlerin aksine kişinin isteğine bırakmadan;  gecekondusu olandan, tek katlı evi olana, apartmanda, lüks konuttan, gökdelenlere  kadar herkes evinin, iş yerinin başta deprem olmak üzere afetlere karşı riskli olup olmadığını test ettirmek ve bunun çözüm yollarını aramak zorunda. Riskli yapı tespitinde, güçlendirme de veya yeniden yıkım da devlet kredi ve maddi destek ile halkı teşvik ediyor. 



Riskli Yapı Raporunu kimden alacağız?

Bakanlık tarafından Riskli Yapı Tespiti’nde lisanslandırılmış olan kurum ve kuruluşlara deprem tahkiki yaptırarak , deprem risk raporunuzu alıyorsunuz. Vatandaş olarak deprem tahkiki yaptıracağınız kuruluşa  sorduğunuz zaman Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 6306 sayılı kanun kapsamında  yetkilendirildiklerine dair lisanslarını göstermek zorundalar, lisans verme konusunda titiz davranan bakanlık, lisansı olmayan bir kurumun verdiği riskli yapı raporunu ise kabul etmiyor.

Isparta’da lisanslandırılmış olan bir kuruluş var mı?

Özel kuruluşlardan ise RİSK KENTSEL DÖNÜŞÜM Isparta İli başta olmak üzere, tüm Türkiye geneli  Riskli Yapı Tespitinde lisanslandırılmış bulunuyor.



Risk kentsel dönüşüm bölgenin deprem tahkiki ve güçlendirme konusunda önemli isimlerinden oluşan uzman kadrosuyla evinizin riskli yapı raporu için gereken deney ve tespitlerin yapılmasında, riskli yapı raporunun hazırlanmasında,  yapınızın risk durumuna göre güçlendirme yapılması veya yeniden inşa edilmesi konusunda da teknik ve danışmanlık hizmetleri veriyor.

Risk kentsel dönüşüm Müdürü  Mimar Caner Ataseven yapmış olduğu açıklamada; “ Dünya’nın en iyi deprem mühendisi Mimar Sinan’ın torunları olarak, depremler de verdiğimiz can kayıplarının bize yakışmadığını, insanlarımızın yaşama hakkının elinden alınmasına kimsenin hakkının olmadığını belirterek, nüfusumuzun %98 i deprem kuşağında yaşarken kaybedilecek bir  dakikamızın bile olmadığını vurguladı. “



Riskli Yapı Tespit Raporu almak için yapılması gerekenler nelerdir?

Evinizin ilgili idareden alınmış projesi ve tapusu ile birlikte RİSK KENTSEL DÖNÜŞÜM merkezine gelerek bir dilekçe vermeniz yeterli. Bundan sonraki süreçte uzman ekibi ile risk kentsel dönüşüm gerekli deney ve tespitleri yapıyor ve topladıkları verileri bilgisayar ortamında üç boyutlu olarak modelleyerek deprem karşısında yapının performansını belirleyip,  can güvenliğinin olup olmadığına dair risk raporu veriliyor.

Bundan sonraki süreçte ise yapı sahibi ile birlikte güçlendirmenin yapılması veya yeniden inşa kararı veriliyor. Bakanlık ise kredi, kira yardımı ve maddi destek ile teşvik ediyor.

Risk Kentsel Dönüşüm merkezine nasıl ulaşabiliriz?
Gülpetek Küçük Sanayi Sitesi E Ada 2.Blok No:8 ISPARTA
T: 0 246 5005 505 
C: 0532 768 36 11 – 0532 203 39 80

http://www.riskyapi.com/
Mail: riskyapi@hotmail.com

 

haber32
Son Güncelleme: 27.01.2013 12:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mimar 2013-01-07 15:21:08

Kentsel dönüşümün kira yardımı ve kredi destek teşvikleri çok cazip geliyor bana. Sırf bu imkanlardan faydalanmak için bile evime risk tespiti yaptırıcam.

Avatar
mehmet aslantaş 2013-01-07 15:24:46

Geç bile kalındı.Her yıl deprem oluyor.Yüzlerce insan ölüyör.Eski binalardan kurtulmak lazım.Teşvikler de varmış.Allah sonumuzu hayır eylesin.

Avatar
Ercannnnnn 2013-01-07 22:51:25

Kim uğraşacak ya Isparta'da.Vekiller birbirleriyle çekişir,ITSO kendi derdinde ,Belediye başkanı ve personel yardımcıları hergün asvalt döker,karşısına geçer saatlerce bakar,halk neminazım beni sokmayan yılan misali yaşar,Vali ilim şehriyle yatar kalkar,İl başkanları birbirine sarkar,Bürokrat saflığa yatar,DAHA SAYAYIMMI EYYYYY ISPARTAMIN YURDUMUN GÜZEL İNSANLARI,silkelenin de bir bakın .

Avatar
Sultan 2013-01-08 11:49:35

Ulusal sorunumuz olan deprem üzerine yasal düzenlemelerin yapıldığını görmek çok güzel. Deprem değil, bina öldürür gerçeği ile binlerce insanımızı kaybetmek üzücü ve utanç verici. Isparta'dan birilerinin bu konuyla ilgilenmesini beklemiyordum, risk tespiti yapacak bir kuruluş bu kadar yakınımda ve devlette kira yardımı veriyorsa madem, neden evim depreme dayanıklı mı değil mi öğrenmeyim!

Avatar
Isparta 2013-01-27 20:24:12

Ne kadar meraklisiniz , bu yorumlari yazanlarin mülk sahibi olduklarina inanmiyoruz , siz halki kerizmi bellediniz , her yem attiginizda yutacak , bakin bakalim bu kentsel dönüsümün uygulandigi semtlerde gercek mülk sahipleri nerede , Sulu kule , fatih ve daha gecen hafta okmeydani halki feryadlarini duyurmak icin sokaklarda idi (iktidarin nede muhalefetin duymacagi kesinde ,bari biz duyalim kardeslerimizin feryadinida,aklimizi basimiza devsirelim!), Ok meydaninda 5 katli evi belediye tarafindan el konulan emekli ögretmen hanim 5 katli binamda 4 oglumla mütavazi fakat borcsuz bir hayat sürmekte iken , simdi belediye kat mülkiyetklerini düserek binayi yikip beni bu yastan sonra zorla borclandiracaklar diye feryat etmekte , bu durum basiniza gelmeden uyanin .Bu kanunlar ,sirf insaat sirketlerini ve bankalari kazandiracak kardeslerim , sizi düsünen falan yok öyle olmasa bir daha secim kazanamasamda Kentsel dönüsümü uygulayacagim demezler! Avrupa ülkelerinde böyle bir uygulama yok , istersen yikilmak üzere harabe yerde yasayabilirsin ,lakin dogal afet sigortasi yaptirmak zorunlu okadar!.

Avatar
Berkan 2013-01-29 09:49:24

Adını yazma cesaretini, meymenetini, cibilliyetini bile gösteremeyen, mum yakmaktansa karanlığa küfreden Isparta rumuzla şahısa: Bu küfürlerini önce bu yasayı hazırlayan bakanlığa, sonra meclise getiren hükümete ve en son bunu kabul eden meclise yani tüm parti temsilcilerine saydır bakalım. Burdan sallaması kolay. Eleştirin varsa demokratik ortamda dile getirirsin, seçimde oyunu ona göre kullanırsın, mecliste bu yasayı geçiren partiler dışında bir partiye oy verirsin, bunu anlarım. Ama o olmasın bu olmasın derken halkın önüne alternatif bir çözüm sunman gerekir. Yoksa kuru gürültüden ibaret kalırsın. Bu yasayı çıkaranların yüzlerce hukuk danışmanı olabileceği hiç aklına gelmedimi? Avrupa insan hakları mahkemesine danışılmadığını mı zannediyorsun? Şunu diyebilirsin: Mülkiyet hakkı kutsaldır. Evet doğru, kimse zorla barınma hakkından mahrum edilemez. Ama Anayasada bundan daha önde ve daha önemli bir madde var: "Devlet, NE PAHASINA OLURSA OLSUN, vatandaşının can güvenliğini koruma altına almak zorunda". Yarın oturduğun binada eşin, çocukların, annenin cesetlerini enkaz altında ararken(Allah korusun), onbinlerce ceset torbasını nereden bulacağız diye düşünürken, acaba bu anlamsız ve şuursuz küfrünü devam ettirebilecek misin?

Avatar
Isparta 2013-01-29 13:03:32

Adini berkan yazan sahsa; birincisi ismin gercekmi yoksa takmami ,o halde soyismini nicin yazmadin,gerci onunda gercek olup olmadigini nerden anliyacagiz? 2. yorumumun hic bir yerinde kimseye küfür ve hakaret ve iftira icermedigi gibi, sizin yaziniz bu sebeble iftira,hakeret ve küfür iceriklidir ,ya okumayi bilmiyorsunuz yada okudugunuzu anlamiyorsunuz.(Zira zaten gazete küfür ve hakaret icerikli yorumlari yayimlamaz,)yada gercekleri duymak size hakaret ve küfür kadar agir gelmekte, acaba müteahhitmisiniz ,yoksa birilerinin ev ve arsalari rizasi olup olmamasina bakilmaksizin ele gecirilip depreme dayanikli (gerci zulüm ile abad olanin sonu berbat olur)amma artik nasil dayanikli olacaksa gök delenler yapilsada bende ucuz hatta up ucuz bir daire sahibi olsam diyenlerdenmisiniz.Kusura bakmayin bu begenmediginiz kominizm anlayisidir calisan calismayan herkes esit , zengin malini sonuna kadar herkesle paylasmak zorundadir zihniyeti. Ayrica daha dün ulusal medyada cürük binayi yikarken saglam binaya cok büyük hasar verildigi medyanin gündeminde .Yalniz seni biz anliyamadik kiraldan fazla kiralcimisin ,yoksa sende bu isi riza olup olomadigina aldiris etmiyen firsantcilardanmisin?Nicin elinden rantin alinmis gibi feryad ediyorsun ,ya biz ne yapalim evet belki cürük binam var yikip nicin sana vermek zorundayim ,belki yerine sogan sarimsak dikecem ,babamin hatirasini genede sana vermiyecegim ,mecburmuyum! Ayrica Hakeret ,küfür kelimesi sizin yazinizda , lakin üzerimize alinmiyoruz , cünkü kötü söz sahibine aittir!

Avatar
Nusirevan 2013-01-29 17:38:06

Hazreti Ömer ve Sa'd İbni Vakkas Hazretleri, İran'a at satmaya gitmişlerdi. İran'a vardıkları zaman şehrin girişinde cirit oynayan bir kısım genç görüp seyre daldılar. Bir ara yabancıların kendilerini seyretmekte olduğunun farkına farkına varan gençlerden birisi yanlarına gelip "Bedeviler" gibi sözlerle hakaret ettikten sonra, satmak için getirdikleri ve üzerine bindikleri Arap atlarını ellerinden zorla aldılar. Hazreti Ömer ve Sa'd ibni Ebi Vakkas Hazretleri ticaret maksadıyla geldikleri şehre meyüs ve mükedder vaziyette girdiler. Yanlarında yiyecek bir şeyleri olmadığı gibi paraları da kalmamıştı. Aç susuz akşam olmasını beklediler. Akşam olunca da bir hana vardılar. Kapıdan girer girmez hancı, misafirlerin yabancı olduğunu ve üzüntülü olduklarını anladı. Neden üzüntülü olduklarını sordu. Hazreti Ömer daha üzüntülü görünüyordu. O hiç konuşmadı. İbni Vakkas Hazretleri ise başından geçenleri hancıya dert yanarak anlattı. Hancı misafirlerini dinledikten sonra: - Siz kederlenmeyin, bizim hükümdarımız son derece âdildir. Ya atlarınızı buldurur, yahut bedelini tazmin eder. Sizin anlattığınıza göre elinizden atları alan hükümdarın kendi oğludur. Ama o mutlaka bu meseleyi halleder, diyerek teselli verdikten sonra: -Her sabah hükümdarımız pazar yerinde halkın önünden geçer ve halk ona dert ve dileklerini bildirirler. O da ne icab ediyorsa hemen yapar. Siz sabahleyin hemen pazar yerine gidin vaziyeti anlatın dedi. Sabah, Hazreti Ömer ve arkadaşı pazar yerine çıkıp hükümdarı beklemeye başladılar. Biraz sonra hükümdar yanında tercümanları olduğu halde geldi. Herkes nesi varsa açık açık söylüyor o da gerekeni hemen orada yapıyor veya yapılmasını emrediyordu. Sıra Hz. Ömer ve İbni Vakkas'a geldi. Onlarda başlarından geçenleri anlattılar., atlarının bulunup geri veilmesini dilediler. Hükümdar bunları dinleyince yüzü çok asıldı ve üzüntülü olduğu her halinden belli idi. Bir kese altın verdi ve atlarının da bulunacağını söyledi. Hükümdar tercüman vasıtası ile konuşuyordu, tercüman ise atı alanların hükümdarın oğlu olduğunu söylememişti. Hazreti Ömer ve Ebû Vakkas Hazretleri yine akşam kaldıkları hana geldiler. Bu sefer yanlarında paraları da vardı, karınları da toktu. Hancının parasını verdiler, o gece de orada kalıp sabahleyin yola çıkmayı düşünüyorlardı. Hancı ne olduğunu sordu. Onlar hükümdarla görüştüklerini ve atları bulacağını söylediler, dedi. Hancı birden öfkelendi ve : -Demek kendi oğlu olduğu zaman iş değişiyor, dedi. Sabah oldu bu sefer hükümdarın karşısına hancı çıkıp: -Hükümdarım, suçu işleyen başkası olur ceza verirler de, sizin oğlunuz olursa cezasız kalır öyle mi? dedi. Nuşirevan bunu duyunca rengi değişti ve çok sinirli olduğu besbelli idi: -At sahipleri yarın şehir terketsinler... Fakat biri şehrin kuzey, biri güney kapısından çıksın dedi. Sabah oldu ve atların değerinden fazla para verdi. Hazreti Ömer ve Ebû Vakkas Hazretleri şehri terkediyorlardı. Bir de ne görsünler, şehrin bir kapısına atı alan genç, diğer kapısına ise hükümdara yanlış bilgi veren tercüman asılmışlar ve ölmüşler bile... Fakat ne yazıktır ki, adaletiyle meşhur bu hükümdara iman nasip olmamış ve Efendimiz (s.a.v.) imansız gittiklerine teessüf ettiği isimler arasında bunu da symıştır. Aradan zaman geçti, Hazreti Ömer Halife-i İslâm , Sa'd ibni Ebi Vakkas ise Mısır valisi oldu. Mısır'i İslamlaştırma ameliyesinde bir de cami yapılacaktı. Bu camiye en müsait yer ise bir yahudinin yeri idi. Mısır valisi yahudinin yerine cami yapımına başladı. Yahudi çaresiz bir şekilde düşünürken müslümanlardan bir zat: -Nedir senin bu halin? diye sordu. O: -Bir evim vardı, başka bir şeyim yoktu. Vali şimdi oraya cami yapıyor. Ben ne yapabilirim? Şimdi açıkta kaldım, dedi. Müslüman ona: -Sen git Medine'ye... Orada Halife Ömer vardır. Derdinei ona anlat. Senin derdine mutlaka çare bulur, dedi. Yahudi daha islamiyetin nasıl bir din olduğunu bilmiyordu. Medine'ye vardı. Halife'yi sordu, bahçede olduğunu söylediler. Gitti Bahçeyi buldu. Baktı ki, oarad bir adam çalışıyorYanına yaklaşıp: -Ben Halife Ömer'le görüşmek istiyorum, dedi. Ona göre hükümdarın tarlada ne işi vardı. Karşısındaki: -Derdini anlat! Ömer benim, dedi. Yahudi derdini anlatıp, bir çare bulunmasını söyleyince Hazreti Ömer, öfkelibir şekilde , bir kemiğin üzerine bir şeyler yazıp adamın eline verdi: -Götür bunu valiye ver, dedi. Yahudi bu yazışmadan pek bir şey anlamamıştı. Bundan bir şey çıkmaz, diyordu kendi kendine... Mısır'a gelip kemiği Sa'd ibni Ebi Vakkas'a verince, vali çok korkmuştu. Hemen evi eskisinden daha güzel bir şekilde tamir etti ve yahudiye verdi. Hemde memnun etmek için bir miktar yardımda bulundu. Hazreti Ömer'in gönderdiği kemiğin üzerinde sadece şu iki kelime yazılı idi: -Ben Nuşirevan'dan daha adilim!... Eser: Dini Hikayeler

Sponsorlu Bağlantılar haber32 haber32
Isparta zayi kayıp ilanlarınız için 0246 223 67 06 Ehliyet, öğrenci kimliği kayıp ilanı vermek için Isparta Express Gazetesi

haber32