SEN,MUSTAFA KURTAY’IN BİZE EMANETİYDİN

 

                                               Zeki TARHAN – ANKARA

                                                                    ------------------------------------

 

                 Acı haberi,dün Abdullah SİNAN vermişti.” Zeki abi merhaba.” diyor ve n’aptığımı soruyordu…Sonra,Altan KURTAY’ın ölümünden haberim olup olmadığını soruyordu. O an,donup kalmıştım adeta. Abdullah, DEDEGÖL etkinliklerinden dönmüştü ve Altan’ın ölüm haberini Eğirdir’e ayak basar basmaz öğrenmişti. Ve beni de o arada haberdar etmişti.

                                                                    ***

               Acı haberin şokunu hemen atlatmam mümkün değildi…Eğirdir GÖLSESİ-Demokrat EĞİRDİR-AKIN Gazeteleri. Üçü de Eğirdir’in kardeş gazeteleriydiler. Ortaokul sıralarında başladığım gazete yazarlığımı,bugünlere dek getirebilmiştim…Ve halâ daha yazıyordum…Kalemimi bırakmak niyetinde de değildim.

              Nasıl ki yüzmenin her çeşidini biliyorsam, gazete yazarlığının da her çeşidini biliyordum…Ve müthiş de zevk alıyordum yazmaktan…Kamuoyunu objektif bir şekilde oluşturmaktan,karar mekanizmalarına halkın katılımını sağlamaktan, toplumsal sorunlara el atmaktan ve onlara çözüm bulmaktan başka amaçlar da taşımıyordum. Ve bütün bunlar için de gazeteyi bir araç olarak görüyordum…

                                                                 ***

             Eğirdir Otel’de, “TURİZM EĞİTİMİ” seminerine rahmetli Mustafa KURTAY’la birlikte katılmıştık. Seminerin sabahki bölümünün ardından Otelin Restoranında Öğle yemeği yenmişti. Yemekten sonra da,seminerin öğleden sonraki ikinci bölümü başladı. Herkes,Konferans salonunda yerlerini almıştı ama,Mustafa KURTAY yoktu. KURTAY’ı aramak için kalkmıştım.

             …Evet, KURTAY Yemek yediğimiz masadan kalkamamıştı. Kaldırmaya çalışıyordum, ne kendisi kalkabiliyor ve ne de ben kaldırabiliyordum. Hemen oğlu ALTAN’ı aradım.Acele Otele gelmesini, babasının rahatsızlandığını söyledim. Altan geldi, KURTAY’ı Hastaneye kaldırdılar.

             TBMM’de Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Mustafa KURTAY’ın tek merak ettiği şey,DEMİREL’in Cumhurbaşkanı seçilip seçilemeyeceği idi. Hastane odasında herkese bunu soruyordu. Ve Allah’a dua ediyordu KURTAY: “ Allah’ım, Süleyman Beyin Cumhurbaşkanı oluşunu bana göster.”

             …Ve KURTAY, ne yazık ki görememişti.

                                                              ***

             Eğirdir’e karı-koca iki İngiliz Antropolog gelmişti. Eğirdir’de bir yıldan fazla kalan bu antropologlar, Eğirdir’in sosyo-kültürel yapısını derinlemesine incelemiş ve Mustafa KURTAY’la da uzun bir söyleşi gerçekleştirmişlerdi.İşte bu söyleşiyi kasede kaydeden oğlu Altan KURTAY, babasıyla yapılan bu söyleşiyi, CD’ye aktartmıştı.

          …Ve babasının ölümünden yıllar sonra, Altan KURTAY’ı evinde hasta yatağında ziyaret ettiğimde, eşi Naile hanımın ikram ettiği kahveyi yudumlarken, karı-koca KURTAY’lar, bendenize şunu diyeceklerdi: “…Zeki bey, sizden bir ricamız var.Bize babamız Mustafa KURTAY’dan çok kıymetli bir emanet var. Bu emaneti bizler, düşündük taşındık,en güvenilir kişi olarak size teslim etmeye karar kıldık. Babamızın hatıratı olarak, bu söyleşinin gazetemiz DEMOKRAT EĞİRDİR’de yayınlanmasını ve kitaplaştırılmasını istiyoruz…”

           Ne yalan söyleyeyim, çok duygulanmışdım. CD’yi aldım.Deşifre için kolları sıvadım…Ve gazete için güzel bir yazı dizisi oldu. Yakın tarihimize ışık tutan, sosyo-kültürel bir analiz çıktı ortaya. Röportaj, okuyucularca büyük bir ilgiyle takip edildi. İnşallah kitap haline de gelir…

                                                            ***

          Altan KURTAY’la CANADA’ya da el atmıştık…”BÜTÜN YÖNLERİ İLE CANADA” yazı dizisi hazırlayıp, DEMOKRAT EĞİRDİR’de yayınladık. CANADA demek,GÜLÜSTAN demekti. Isparta Yağ Gülü, ilk CANADA’da yetiştirilmişti. CANADA demek, milli mücadele demekti. Canada’nın sahipleri Süleyman ALTAY ve Ali Fevzi ALALOĞLU ile diğer tarihi şahsiyetlerle Canada üzerine Altan KURTAY’la birlikte söyleşiler yapmıştık ve bu söyleşiler de DEMOKRAT EĞİRDİR’de yayınlanmıştı.

                                                             ***

        Altan KURTAY, “ Gazeteciliğin röportaj demek olduğuna” inanırdı. Ve AÇIK OTURUM’lara da büyük önem verirdi…Gazetenin Ofisinde, Benim yönettiğim “EĞİRDİR ELMACILIĞI” konulu AÇIK OTURUM, banttan deşifre edilip gazetede yayınlanmaya başlayınca, çok büyük ilgi gördü…Bu açıkoturumda,tartışmacı olarak; Rahmetli Halil ÜSTÜN,rahmetli Mustafa KURTAY ve Özhan YİĞİTBAŞI bulunuyordu.

     …Ve yıllar sonra, İlhan ŞİMŞEK, “DEMOKRAT EĞİRDİR” arşivinden bu açık oturumu, “Eğirdir Çınarları”  adlı kitabında geniş ölçüde yayınlayacaktı…

 

                                                           ***

           Mustafa KURTAY, Ankara’ya her gelişinde, Dr İrfan BARLAS’ın görev yaptığı Devlet Demiryolları Hastanesine uğrar, Mustafa CESUR ile bana da telefon edip, bizlerin de beraber olmamızı sağlardı. Ve rahmetli Mustafa KURTAY’ın bizlere bir vasiyeti vardı: Siz üçünüz birlikte olun,hiç ayrılmayın. Benim sizlere bırakacağım iki emanetim olacak.Bunlardan biri Gazetem “DEMOKRAT EĞİRDİR” diğeri oğlum ALTAN”.

 

                                                         ***

          Sevgili okuyucularım,inanın şu son satırları yazarken,gözlerimden yaşlar akıyor ve boğazım düğümleniyordu…

          SİNAN OFSET, Demokrat Eğirdir’in zor günlerinde,onun imdadına yetişmişti. Abdullah SİNAN,kendi Tesisinde Demokrat Eğirdir’i uzun bir zaman basımını sağlamış,kardeş yayın organının yaşaması için büyük bir uğraş vermiştir.

         Altan KURTAY’ın sağlık durumu, gazeteye zaman ayıramayışına yol açmış ve gazete Eğirdir’e değil Isparta’ya satılmıştır. SİNAN OFSET’in iki gazetesi olamaz mıydı diye düşünenler de elbette ki olacaktı…Böyle düşünenlerden biri de bendim.

 

                                                      ***

             Rahat uyu sevgili Altan.Sen,Baban Mustafa KURTAY’ın bize emanetiydin. Cenazende bulunamadım. Bulunabilseydim eğer, Eğirdir Mezarlığındaki cenaze töreninde bir konuşma yapıp,bu yazdıklarımı cemaatla paylaşırdım.

            Allah Rahmet eylesin…Kabrin Cennet olsun…GÜLE GÜLE DOSTUM.