Bazı fotoğraflar vardır; zamanı durdurur, kalbe dokunur ve insanın içine sessizce konuşur. İşte o unutulmaz karelerden biri olan 2 Nisan 1970 tarihli tarihi fotoğraf, bugün hâlâ hafızalardaki tazeliğini koruyor.
Kelepçeli Eller, Dimdik Başlar...
Tarih: 2 Nisan 1970. Mekan: Senirkent Hükümet Konağı... Konağın kapısından çıkarken objektiflere yansıyan o simalar, adeta bir devrin ve sarsılmaz bir inancın sessiz çığlığı gibiydi. Kelepçeli ellerine rağmen başları dimdik, bedenleri zincirlenmiş olsa da ruhları alabildiğine özgürdü.
Yüzlerindeki o derin sakinlik; korkunun değil, haklılığa olan inancın en net ifadesiydi. Onlar çok iyi biliyorlardı ki; haklı olanın yolu ne kadar zor ve çileli olursa olsun, sonu asla karanlık değildir.
Teslimiyet Değil, Tevekkül
O tarihi karedeki bakışlarda bir boyun eğiş veya teslimiyet değil; tam aksine asil bir kabulleniş ve büyük bir tevekkül vardı. Sanki her biri kelimelere dökmeden, sadece gözleriyle "Biz doğru bildiğimiz yoldayız" diyordu. En zor anda bile kalplerinde o görünmeyen ama derinden hissedilen huzuru ve umudu taşıyorlardı.
Bugün o günden geriye kalan sadece sararmış bir fotoğraf karesi değil; nesiller boyu aktarılacak bir duruş, sarsılmaz bir inanç ve silinmez bir izdir.