AFAD ve Kandilli Rasathanesi’nden gelen veriler, depremin yerin yaklaşık 11 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini gösterirken, sarsıntı Marmara ve Ege bölgelerinin tamamında hissedildi. Uzmanlar, bölgedeki fay hatlarının hareketliliğini mercek altına alırken, sarsıntının niteliği hakkındaki tartışmalar derinleşiyor.
Sismologlar ve yer bilimciler, Sındırgı merkezli bu depremin ardından yaptıkları değerlendirmelerde iki farklı senaryo üzerinde duruyor. Bazı uzmanlar, 2025 yılı Ekim ayında bölgede yaşanan 6.1 büyüklüğündeki ana depremi hatırlatarak, 5.1’lik bu sarsıntının o ana şokun gecikmiş bir artçısı olabileceğini ifade ediyor. Ancak yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy gibi isimler, deprem fırtınalarının güneye, yani Simav fay hattına doğru kaydığına dikkat çekerek, bu tür sarsıntıların yeni bir kırılmanın tetikleyicisi veya öncüsü olabileceği konusunda halkı uyarıyor.
Bölge halkı geceyi sokaklarda ve araçlarında geçirmeye devam ederken, AFAD ekipleri saha tarama çalışmalarını sürdürüyor. İlk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı ya da ciddi bir yıkım bildirilmemiş olsa da, 5.1’lik depremin ardından büyüklüğü 3.0’a ulaşan çok sayıda artçı sarsıntının kaydedilmesi endişeyi diri tutuyor. Uzmanlar, vatandaşların hasarlı binalardan uzak durmaları gerektiğini vurgularken, bölgedeki sismik aktivitenin bir süre daha yüksek seyredeceği öngörülüyor.