Yeni teşvik paketinin temel hedefinin girişimciliği ve imalat sanayisini desteklemek olduğunu ifade eden Şimşek, düzenlemeyle uluslararası yatırımların artırılması, Türkiye’nin rekabetçi bir ticaret merkezi haline gelmesi ve küresel şirketlerin merkez operasyonlarının ülkeye çekilmesinin amaçlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının ardından yatırımcılardan yoğun ilgi geldiğini belirten Şimşek, teklifin detaylarına ilişkin çok sayıda soru yöneltildiğini ifade etti. Yasal düzenlemenin tamamlanmasının ardından uygulamaya yönelik ikincil düzenlemelerin de devreye alınacağını kaydetti.
Paket kapsamında ihracatçılara sağlanacak kurumlar vergisi desteğinin kapsamının genişletildiğini belirten Şimşek, sanayi sicil belgesine sahip üretim işletmeleri ile zirai üretim faaliyetinde bulunan kurumlara yüzde 25 yerine yüzde 12,5 oranında kurumlar vergisi uygulanmasının planlandığını söyledi. Düzenlemenin bütçeye maliyetinin yaklaşık 90 milyar TL olmasının beklendiğini ifade eden Şimşek, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat katkısının bu maliyeti sınırlayacağını dile getirdi.
Kamu borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, düzenlemenin bir af niteliği taşımadığını vurguladı. Vergisini düzenli ödeyen mükelleflerin korunması gerektiğini belirten Şimşek, yapılandırmada belirli bir kural seti uygulanacağını söyledi.
Faiz konusunda enflasyonun altında bir uygulamanın olmayacağını ifade eden Şimşek, son yıllardaki enflasyon oranlarını hatırlatarak, “En az enflasyon kadar bir faiz uygulanacak, faizsiz ya da enflasyonun altında yapılandırma olmayacak” dedi.
Ödeme gücü olduğu halde yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere kolaylık sağlanmayacağını belirten Şimşek, ödeme kabiliyeti zayıflamış ancak ödeme iradesi bulunan mükellefler için taksitlendirme, teminat ve faiz konusunda bazı imkânlar sunulabileceğini kaydetti.
KDV borçları ile gelir ve kurumlar vergisi borçlarının aynı kategoride değerlendirilmediğini söyleyen Şimşek, KDV’de genellikle altı aydan uzun taksitlendirme yapılmadığını, gelir ve kurumlar vergisinde ise firmanın durumuna göre daha uzun vadelerin mümkün olabileceğini ifade etti.
Borç yapılandırmalarında ödeme iradesi gösteren mükelleflerin bilanço ve gelir tablolarının detaylı şekilde inceleneceğini aktaran Şimşek, vergi uyumunu kasıtlı şekilde bozanlara ise kolaylık sağlanmayacağını belirtti.
Varlık barışı düzenlemesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, düzenlemenin temel amacının varlıkların Türkiye’ye getirilerek finansal sistem içerisinde değerlendirilmesi olduğunu söyledi. Uzun süre finansal sistemde kalan varlıklara daha düşük vergi oranı uygulanabileceğini ifade eden Şimşek, devlet tahvilleri ve vadeli hesaplarda değerlendirilen varlıklara vergi avantajı sağlanacağını kaydetti.
“Nereden buldun?” şeklinde bir uygulamanın gündemlerinde olmadığını söyleyen Şimşek, mevcut mevzuatta yer alan “izaha davet” sisteminin kullanıldığını belirtti. Gelirle uyumsuz yüksek harcama ve varlık artışı durumlarında vatandaşlardan açıklama istenebileceğini ifade eden Şimşek, amaçlarının kayıt dışılığı azaltmak ve vergi uyumunu artırmak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) standartlarına uyumunun öncelikleri arasında yer aldığını belirten Şimşek, varlık barışı düzenlemesinde kara para aklama ve terörizmin finansmanının önlenmesine yönelik herhangi bir muafiyet getirilmediğini de sözlerine ekledi.