GÜNCEL

Dalai Lama’dan Epstein Dosyalarına Net Yanıt: Hiçbir Bağlantım Yok

Tibet’in ruhani lideri Dalai Lama, milyarder Jeffrey Epstein hakkında yürütülen soruşturma dosyalarında adının çok sayıda kez geçmesi üzerine kamuoyuna açıklama yaptı. Dalai Lama’nın ofisi tarafından yapılan duyuruda, Epstein ile herhangi bir temasın ya da ilişkinin kesinlikle bulunmadığı vurgulandı.

Abone Ol

Açıklamada, Dalai Lama’nın Epstein ile hiçbir zaman tanışmadığı, kendi adına da herhangi bir görüşme ya da etkileşime izin vermediği net ifadelerle dile getirildi. Ofis yetkilileri, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulduğunu savundu.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerde, Epstein’in Dalai Lama’yı akşam yemeği için ikna etmeye çalıştığına dair girişimlerde bulunduğu bilgisi yer alıyor. Ancak açıklamada, bu girişimlerin karşılık bulmadığı ve herhangi bir temasın gerçekleşmediği özellikle belirtildi. Buna rağmen Epstein dosyalarında Dalai Lama’nın isminin 150’den fazla kez geçmesi dikkat çekti.

Epstein Dosyaları Yeniden Gündemde

ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Epstein, yargı süreci devam ederken 2019 yılında New York’taki cezaevinde ölü bulunmuştu. Olay, dünya genelinde büyük yankı uyandırmış ve dava dosyalarında çok sayıda tanınmış ismin yer almasıyla tartışmalar derinleşmişti.

Dosyalarda siyaset, iş dünyası ve sanat camiasından birçok ismin adına yer verilmesi kamuoyunda soru işaretlerine yol açarken, Federal Bureau of Investigation tarafından yapılan incelemelerde “müşteri listesi”ne dair somut bir kanıta ulaşılamadığı açıklanmıştı. Yetkililer, Epstein’in ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığını duyurmuştu.

Tibet Meselesi Yeniden Hatırlandı

Dalai Lama’nın açıklamaları, yalnızca Epstein dosyalarıyla sınırlı kalmadı; Tibet’in siyasi ve tarihi statüsü de yeniden gündeme geldi. 1959’daki ayaklanmanın ardından Hindistan’a giden Dalai Lama, o tarihten bu yana sürgünde yaşamını sürdürüyor. Çin yönetimi ise Tibet’in tarihsel olarak Çin’in parçası olduğunu savunmaya devam ediyor.