Araştırmacı Bekir Manav, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Isparta’nın son 300 yılda yaşadığı büyük sel felaketlerini anlattı. Manav, geçmişte yaşanan afetlerin bugün için de önemli uyarılar taşıdığına dikkat çekti.
Paylaşımda yer alan bilgilere göre Isparta’daki ilk büyük sel felaketlerinden biri 1780 yılında meydana geldi. Gölcük bölgesine yağan şiddetli yağmur, beraberinde çamur ve taşkını getirdi. Tekke ve Yayla mahalleleri sular altında kalırken çok sayıda ev ağır hasar gördü ve kullanılamaz hale geldi.
Felaketin ardından Taşlı Hatun tarafından Dere Mahallesi’ndeki bugünkü Isparta Çayı onartıldı ve yeni tahliye kanalları yaptırıldı. Bu çalışmalarla ilerleyen yıllarda yaşanabilecek taşkınlara karşı önlem alınmaya çalışıldı.
1848 Yılında Şehir Yeniden Sular Altında Kaldı
İlk büyük selden 68 yıl sonra, 1848 yılında Isparta bir kez daha şiddetli yağışların etkisi altında kaldı. Saatler boyunca devam eden sağanak sonucu dağlardan gelen suyu taşıyamayan Isparta Çayı taştı.
Tabakhane, Fazlullah ve İskender mahalleleri selden en fazla etkilenen bölgeler arasında yer aldı. Evler ve iş yerleri zarar görürken kentte hayat olumsuz etkilendi.
1875 Yılındaki Sel Sonrası Taş Duvarlar Yapıldı
Isparta’da 1875 yılında bir başka büyük sel felaketi daha yaşandı. Yaşanan taşkının ardından dönemin Mutasarrıfı Hasan Mazhar Paşa tarafından Isparta Çayı’nın iki yanına yüksek taş duvarlar yaptırıldı.
Çayın gelecekte yeniden taşabileceği öngörülerek yapılan bu duvarlar, yerleşim alanlarını sel sularından korumayı amaçlıyordu.
Isparta Çayı 1897 Yılında Yeniden Taştı
Alınan önlemlere rağmen Isparta Çayı, 1897 yılında bir kez daha taştı. Selin ardından zarar gören taş duvarlar yeniden onarıldı, dere çevresindeki çınarlar koruma altına alındı ve şehirde hayat yeniden normale döndü.
Şiddetli Yağışlar Neden Sele Dönüştü?
Bekir Manav paylaşımında, 19. yüzyılın Küçük Buzul Çağı’nın son dönemlerine denk geldiğini belirtti. Bazı yıllarda kuraklık yaşanırken bazı dönemlerde birkaç saat içerisinde bir aylık yağışın düştüğüne dikkat çekildi.
Dağlardan gelen şiddetli suların çamur ve taşları da beraberinde taşıdığı, Isparta Çayı’nın yatağının zamanla dolduğu ve her büyük yağışta şehrin yeniden sel tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
“Tarih Geleceğe Karşı da Uyarıyor”
Manav, günümüzde toprak damlı evlerin yerini asfalt ve betonun aldığını ancak dere yatağının daraldığını belirterek şiddetli sağanak riskinin devam ettiğini vurguladı.
Paylaşımda, “Kurak geçen yılların ardından şiddetli yağışlar yine gelebilir. Çünkü tabiat unutmaz. Tarih bize yalnızca geçmişi anlatmaz, geleceğe karşı da uyarır” ifadelerine yer verildi.
Bekir Manav ayrıca şu soruları gündeme taşıdı:
Isparta Çayı şiddetli yağışlara karşı direnebilir mi?
Isparta iklimi yeniden aynı döngüye girer mi?
Sel ve deprem önlemleri yeterli mi?
Manav paylaşımını, “Allah memleketimizi her türlü afetten muhafaza etsin” sözleriyle tamamladı.