ASAYİŞ

Son dakika! Kahramanmaraş’ta okula saldıran İsa Aras Mersinli nerede? İsa Aras Mersinli yaşıyor mu, saklıyorlar mı?

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yer alan Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen ve kamuoyunda infial yaratan silahlı saldırının faili İsa Aras Mersinli’nin akıbetine dair sosyal medya mecralarında dolaşan spekülasyonlar, resmi makamlarca yapılan teknik açıklamalarla netliğe kavuşturulmuştur.

Abone Ol

Saldırının ardından failin hayatta olduğu, yaralı olarak zırhlı araçlarla olay yerinden kaçırıldığı veya gizli bir noktada muhafaza edildiği yönündeki iddiaların toplum genelinde yayılması üzerine Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, sürece dair tüm somut verileri içeren kapsamlı bir bilgilendirme metni yayımlamıştır. Adli birimler tarafından yürütülen detaylı incelemeler ve olay yeri bulguları, 14 yaşındaki failin saldırı esnasında olay yerinde hayatını kaybettiğini (eks olduğunu) kesin bir suretle ortaya koyarken, bu durumun aksi yönündeki tüm söylemlerin dezenformasyon niteliği taşıdığı ve halkı yanıltmaya yönelik olduğu vurgulanmıştır.

İsa Aras Mersinli yaşıyor mu?

Resmi kayıtlara ve adli tıp raporlarına göre, İsa Aras Mersinli’nin hayatta olduğu yönündeki iddiaların hiçbir bilimsel veya hukuki dayanağı bulunmamakta olup şahsın vefatı kesinleşmiş bir olgudur. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan ayrıntılı raporda, 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen menfur hadisenin hemen ardından gerçekleştirilen olay yeri incelemesinde failin yaşam fonksiyonlarının durduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Söz konusu şahsın cenazesi, kolluk kuvvetlerinin yoğun güvenlik önlemleri altında Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi morguna nakledilmiş ve burada hukuki prosedürlerin bir parçası olarak klasik otopsi işlemine tabi tutulmuştur. Dolayısıyla, sosyal medyada failin saklandığına dair üretilen teorilerin asılsız olduğu, şahsın biyolojik olarak yaşamını yitirdiği resmi makamlarca teyit edilmiş bir gerçektir.

“Olay yerinde eks olduğu tespit edildi”

Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, olayın sıcaklığıyla yayılan yanıltıcı bilgilere karşı kronolojik bir veri akışı sağlanarak, failin ölüm sürecine dair tüm şüphelerin giderilmesi amaçlanmıştır. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı nezaretinde 15 Nisan 2026 günü saat 21:45’te başlatılan otopsi işlemlerinin, 16 Nisan 2026 günü saat 00:30 sularında tamamlandığı ve bu işlemler neticesinde yasal defin ruhsatının tanzim edildiği aktarılmıştır. Failin ölüm nedenine ve şekline dair tüm detayların adli dosya kapsamında kayıt altına alındığı belirtilirken, dosyanın tarafı olan mağdur yakınlarının ve müşteki vekillerinin, şeffaflık ilkesi gereği ölü muayene ve otopsi görüntülerine dair kanıtları inceleme haklarının saklı olduğu hatırlatılmıştır. Bu durum, sürecin yargı denetimi altında ve inkar edilemez maddi delillerle yürütüldüğünü bir kez daha kanıtlar niteliktedir.

“Korku veya panik yaratacak mahiyette yanıltıcı bilgiyi yayan kişilerle alakalı soruşturma başlatıldı”

Kamuoyunda infial uyandıran bu tür kitlesel olayların ardından yayılan asılsız haberlerin toplumsal barışa ve adalet duygusuna verdiği zararı göz önünde bulunduran adli makamlar, dezenformasyon faaliyeti yürütenlere karşı yasal süreci işletmeye başlamıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi uyarınca, halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla gerçeğe aykırı bilgileri kasten yayan profiller ve haber siteleri hakkında soruşturma başlatıldığı resmen duyurulmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili siber suçlarla mücadele birimlerinin takibiyle yürütülen bu süreçte, asılsız iddiaların kaynağı olan paylaşımların engellenmesi ve sorumluların yargı önüne çıkarılması hedeflenmektedir. Yetkililer, vatandaşların yalnızca resmi kurumlar tarafından servis edilen belgelere itibar etmeleri gerektiğini önemle vurgularken, failin cenazesinin otopsi sonrası Osmaniye’de defnedildiğini belirterek spekülasyonlara son noktayı koymuştur.