06.12.2011, 11:20

AYIPTIR! ZULÜMDÜR! CİNAYETTİR!

                        

 

         Şimdide isterseniz Dersimde yaşanan olayların nedenine doğru fikri bir çaba gösterelim. Yaşanan bunca olayın hangi amaca yönelik olduğunu sorgulayalım.

         Evvela 1935 yılında çıkarılan bir kanun ile Dersim’in adı “Tunceli” olarak değiştirilmiştir.

         İsim bazında yaşanan bu değişikliğin günlük hayata da yansıması gerekmektedir… Yani Dersim’in gerçek anlamda “Tunceli” olması gerekmektedir.

         Kısacası Dersim  Tunceli’ye çevrilmelidir…İsteyerek rıza ile veya Devletin Tunç eli vasıtasıyla!..Hiç fark etmez.

         Peki, nedir  “Tunceli” haline getirilmekle yapılmak istenen?

         Kısaca cevap : “Modernleştirmek”dir.

         Merhum Seyyid Rıza’nın resmine bakın; o resim size çok önemli ipuçları verecektir… Seyyid Rıza saçı sakalı birbirine karışmış vaziyettedir.

         O haliyle medeni ülkeler seviyesine çıkmak mümkün müdür?

         Devletin genel “modernleştirme” projesi karşısında sanki granitten yapılmış bir engel gibi durmaktadır.

         Zamanın elitleri Dersimlileri geri ve ilkel olarak görmektedir. Onlara göre Dersimliler de dâhil olmak üzere bütün insanlarımız, Devlet eliyle medenileştirilmeye müstahak yaratıklardır.

         Bu izahımı gerçekçi bulmayanlar o dönemin gazetelerine müracaat edebilirler. Dersimliler için aynen böyle denilmektedir: “Saçı sakalı birbirine karışmış, vahşi, ilkel.”

         İsmet Berkan Hürriyet gazetesinde 26 Kasım tarihli sütununda, Gülsüm Bilgehan’ın Milliyet gazetesinde yayımlanan bir konuşmasına değinir. Gülsüm Bilgehan İsmet İnönü’nün torunudur; söyledikleri Cumhuriyeti kuran elitlerin şuuraltına vakıf olabilmemiz açısından zannımca son derece önemlidir.

         Bakınız İsmet İnönü’nün torunu Sayın Bilgehan Milliyet Gazetesine neler demiş:

         “Bu sorunun çözülme yöntemi bugünkü insan haklarına uymuyor ama o dönemde başka çare yokmuş zaten. Bence sonuca bakmak lazım. Sonuçta bugün Tunceli bölgesi en görgülü, en eğitimli, demokrasiye inanan insanlardan oluşuyor. Mesela sürgünlerden söz ediliyor. O sürgünlerden çok iyi yetişmiş genç kızlar var. Belki o bölgede, ortaçağ şartlarında kalsalardı o aileleri kuramayacaklardı”

         Helal olsun! Demek ki aileleri parçalanmış, annesi babası ölmüş küçük kız çocukları subay ailelerine verilmişte neticede o kızlar ortaçağ şartlarında olmaktan kurtulmuş!?

         Peki, kurtulmuş da ne olmuş?  “Modern” olmuş!?!

         Aklıma gelmişken, bizim ayrıca başka yörelere ait böyle modern(!) türkülerimizde vardır.

         Mesela: “Atma Hamidiye atma, şapka da giyeceğim vergi de vereceğim” gibi.

         Cafer Solgun, “Dersim… Dersim” isimli kitabında, 2001 yılında hayatını kaybeden Sabiha Gökşen’in, 28 Haziran 1987 yılında “Nokta” Dergisinde kendisi ile yapılan röportajından alıntılar yapar. Söyleşide konu, sürgünlere gelince bakın Atatürk’ün manevi kızı neler demektedir:

         “ Yaşadıkları yerler iptidai idi, konut verilecek halleri yoktu. Onları daha iyi bir yaşama kavuşturmak için başka yerlere yerleştirdiler. Atatürk’ün gayesi buydu. Daha insanca yaşamalarını istiyordu Atatürk”

        

         Cafer Solgun’un “Alevilerin Kemalizm’le İmtihanı” isimli kitabında Aleviler hakkındaki önemli bir tespitinden de söz etmemin gerektiği kanaatindeyim.

         Yazar Alevilere karşı sistemin iki farklı tutumundan bahseder. Bunlardan ilki “asimilasyon”dur. Bu tutum uğranılan katliam ve sürgünlerdir.

         İkincisi ise “misyon” yükleme tutumudur. Bu tutum ile Aleviler irticaya karşı “Cumhuriyet ve Laikliğin” teminatı olarak gösterilmiş ve görevlendirilmişlerdir.

         Bu görevle yüklü olarak, birkaç sene önce düzenlenen  “Cumhuriyet Mitinglerine” Alevi yurttaşlarımız büyük bir yoğunlukla iştirak etmişlerdir.

         Bence Sayın Solgun’un bu tespiti üzerinde durulup düşünülmesi ve gerekirse yoğun bir otokritik yapılması gereken bir tespittir.

         Başbakan tarafından özür dilenmesi ile birlikte artık yeni bir mecraya girilmiştir. Türkiye, bu tavrın beraberinde rahatlamıştır. Kendine daha fazla güveni gelmiş ve vatandaşları ile daha kucaklaşır vaziyete imkân açmıştır.

         En önemlisi “modernleşme” tarihimize eleştirel yaklaşımın kapısı aralanmıştır.

         Evet, eleştiri hayatın aradığı “dinamizm” için elzem olan en önemli faktördür. Eleştirinin olmadığı yerde “mevcut”, ideolojik doğma haline gelir.

         İdeolojik doğmanın bulunduğu yerde ise mesafe almak bir yana kımıldamak bile mümkün değildir.      

         Zaten Batıyı “Batı” yapanda kendi içerisinde ürettiği eleştirel yaklaşımı değil midir? Kendine yine kendisi tarafından yöneltilen eleştiriler vasıtasıyla hayatı dinamik hale getirmekte değil midir?

         Batıdan iktibas ettiğimiz ideolojiler dönemi ana yurdunda çoktan sona ermedi mi?

         Konuyu tekrar Seyyid Rıza’dan alıntılarla sonlandıralım isterseniz.

         Seyyid Rıza Yargılanırken şöyle söylemiştir:

         “Ben sizin yalanlarınızla, hilelerinizle baş edemedim; bu bana dert oldu. Sizde bana diz çöktüremediniz, bu da size dert olsun”

         Çağlayangil Seyyid Rıza’nın idam sehpasına götürülürken boş meydana şöyle haykırdığını ifade eder:

         “Kerbela evlatlarıyız! Hatasız, günahsızız! Bu ayıptır! Zulümdür! Cinayettir!

         Günah… Ayıp... Zulüm. Ne dersiniz? Hiç de  modern kavramlar değil, değil mi?

        

       

Yorumlar (0)
haber32 haber32
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce Isparta'nın En Büyük Sorunu Nedir?
Namaz Vakti 23 Kasım 2019
İmsak 06:15
Güneş 07:40
Öğle 12:49
İkindi 15:26
Akşam 17:49
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 12 22
2. Sivasspor 11 21
3. Fenerbahçe 11 20
4. Trabzonspor 11 19
5. Alanyaspor 11 19
6. Galatasaray 12 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Giresunspor 12 13
12. Adana Demirspor 11 12
13. İstanbulspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 12 9
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Levante 14 20
11. Osasuna 13 19
12. Villarreal 13 18
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 14 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü