24.09.2014, 09:47

KEMAL TAHİR'İN GÖZÜYLE MUSTAFA KEMAL-I

                       
            Mustafa Kemal ve devrimlerinin uzun yıllar eleştiriden muaf tutulması,  dokunulmazlık zırhı içerisinde muhafaza edilmesi,  en fazla zararı fikir hayatımıza vermiştir. Devletin resmi ideolojisinden tutunda iç politikaya, en önemlisi dünya üzerinde güdülecek siyasetin mahiyetine varıncaya kadar, pek çok önemli ve hayati konuda, insanlarımız, maalesef fikir beyan edemez hale gelmiştir. Tek sesliliğin verimsiz hâkimiyeti toplumumuzu edilgen kılarken dünya bazında ülkemiz hesaba katılmaz hale düşürülmüştür.
            Keza yine tarih bilincimiz hususunda da ciddi hasar almış vaziyetteyiz. Tarihin, disiplin olarak inşai bir yapıya sahip olması, bu nedenle iktidar mevkiinde oturanların, meşruiyetlerini garantileme amacıyla olayları geriye doğru istediği ölçüde gösterip dilediği gibi yorumlaması yanında, muhalif seslerin susturulması da, yakın tarihimizi “tek adam” denklemine oturtmuştur.
            Aksine her davranış daha kaynağında yok edilmiştir. Mesela Kemal Tahir’in romanından uyarlanan Yorgun savaşçı filminin yakılması gibi! Hatta ondan da önce Milli Mücadelenin önemli bir figürü olan Kazım Karabekir’in anılarının basımevindeyken, Mustafa Kemal’in emri ile toplatılarak yakılması gibi.
            Amaç belli: Nutuk merkezli bir tarih inşa etmek!
            Fakat şartların zor olmasına aldırmadan düşüncelerini kaleme alan düşünürler, fırsatı bulununca basılma imkânına kavuşan eserleri yok değildir. Bunlardan biriside Kemal Tahir’dir. Romanlarında yakın tarihimizin karanlık noktalarına ışık tutan Tahir, özellikle Notlar/ Çöküntü isimli eserinde Mustafa Kemal konusunda fikirlerini açıkça beyan etmiştir.
            Mesela o, hukuk resepsiyonu hakkında son derece düşündürücü şöyle bir açıklama getirmektedir:
            “Batı emperyalistlerinin 200 yıldan beri aradıkları, sermayelerini işletmeye uygun ortamı onlara en güvenilir biçimde Cumhuriyet çağı hazırlamıştır.(Bilhassa Türkiye’yi ilgilendirmeyen batılı kanunlar aktarmak başta olmak üzere) (Notlar Çöküntü. Bağlam yayınları. 1992. Sf:179)
            Kapitalizmin doğasını düşündüğümüz zaman Tahir’e hak vermemek mümkün görünmüyor. Çünkü Kapitalizm Batıda zuhur eden “varlık” ve “bilgi” hakkında yeni bir yaklaşımın tezahüründen başka bir şey değildir. Batı, eşya-insan ilişkisine getirdiği yenilikle ancak sömürüsünü yeryüzünde yayabilecektir. Çünkü eski sömürgecilik dönemi kapandığı gibi gereği de kalmamıştır. Fakat mallarının satılacağı(Batılaşacak) ülkelerde farklı paradigmaya dayalı bir hukukun meri olması, muradın hâsıl olmasına engel olacaktır.  Batı’nın dünyanın pek çok ülkesine kanunlarını tercüme edip hukuk resepsiyonuna zorlaması bu nedenledir. ‘Çağdaş hukuk ihraç edelim!’ iyilikseverliğiyle olayın izahı son derece müşkildir. O zaman kalan tek makul seçenek kapitalizm ile uyumlu bir hukukun dünya üzerinde egemenliğini sağlayarak Batı’nın çıkarlarını güvence altına almaktır.
            Laikliğe gelince Kemal Tahir o konuda da sosyolojik açıdan can alıcı bir noktaya değinerek anlamsızlığını ima etmiştir. Evvela “Bir memleketin din müessesesi hiçbir iktisadi temele dayanmaz da, dilencilikle, boğaz tokluğuna sürünmeye katlanırsa, o memlekette, yeni davranışlar karşısında önemli bir ayak bağı olamaz. Nitekim bizim burjuva davranışımızın tarihinde burjuvalar hiçbir zaman halk kitlelerini yanlarına almak zorunluluğu duyarak klerikalizm ile çetin bir ölüm-kalım savaşına girmemişlerdir” demek suretiyle Batı ile bizdeki din müessesesini kıyaslayarak, Batı’da bir ruhban sınıfı olduğunu ve burjuva palazlanırken gözünü örgütlenmiş kilise gibi bir hasmın karşısında açtığını vurgulamış ve sözlerine şöyle devam etmiştir:
            “...karşılarında feodalizm ve Kilise gibi silip süpürmek zorunda kalmadıkları güçlü düşmanlar hiçbir zaman bulunmadığı için halka hürriyet, adalet, müsavat ilkelerini duyurmaktansa, toplulukları yobazların anladığı uydurmacalardan ibaret akıl dışı masallarla oyalamak işlerine daha çok elvermiştir. Böylece laiklik hiç kimsenin gerçekten işine yaramayan, tersine bazı küçük çıkarları zorlaştıran temelsiz bir lâftan ileriye geçememiştir” (Sf:59)
            Denilen çok açık: Batı’da Burjuva feodalite ve Kiliseyi alt ederek sistemini oturttu. Kilisenin/ruhban sınıfının etkinliğini kırmak, ayrıcalığını yok etmek için laikliği ihdas etti. “Laik” yani ruhban olmayanların alanıyla, “kilise” yani kutsal olanın, ruhbanın alanlarını ayırdı. Batı’da burjuva bunu yapmak zorundaydı. Ama ya bizde? Bizde örgütlü bir din sınıfı yok ki kutsal, kutsal olmayan ayrımı olsun.
            O zaman da şu soru akla gelir: Batı neden İslam Ülkelerinde laikliğin propagandasını yapmaktadır? Kendi iç çelişkisinin mahsulünü ihraç etmeyi arzulamaktadır?
Bu sorunun cevabının üstadın “Doğu-Batı çatışması” nda aramanın en isabetli seçenek olacağı kanaatindeyim.


Not: Can dostum, hemşerim, sevgili kardeşim, ihlâslı Müslüman Erdoğan Yiğit Hakka yürüdü. Allah mekânını cennet etsin. Sevenleri ve yakınlarına sabır ihsan etsin. Lütfen ruhuna bir Fatiha.
 
 
               
 
Yorumlar (0)
haber32 haber32
-8°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Isparta'nın En Büyük Sorunu Nedir?
Namaz Vakti 25 Ocak 2020
İmsak 06:37
Güneş 08:01
Öğle 13:15
İkindi 15:56
Akşam 18:19
Yatsı 19:38
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 19 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 19 21
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Bursaspor 19 33
3. Erzurum BB 18 31
4. Keçiörengücü 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Akhisar Bld.Spor 19 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Osasuna 21 28
11. Granada 20 27
12. Real Betis 20 27
13. Levante 21 26
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Günün Karikatürü Tümü