TGRT Haber canlı yayınında konuşan Karakaş, özellikle bayram mesaisine ilişkin birçok çalışanın haklarını bilmediğini belirterek, “Bayramda çalışan işçiye boş zaman ya da izin verilmesi mümkün değil; ücret ödenmesi şart” dedi.
Karakaş, Kurban Bayramı tatilinin arife günüyle birlikte toplam 4,5 gün sürdüğünü hatırlatarak, işçinin bayramda çalışmaya zorlanamayacağını ifade etti. Hizmet sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesinde bayramda çalışmayı kabul eden işçilerin ise işe gitmek zorunda olduğunu belirten Karakaş, daha önce verilen muvafakatin geri çekilebilmesi için işverene en az 30 gün önceden yazılı bildirim yapılması gerektiğini söyledi.
Bayramda çalışan işçilere normal ücretlerinin dışında ek ödeme yapılmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Karakaş, örnek bir hesaplama da paylaştı. Günlük net yevmiyesi 2 bin TL olan bir işçinin arife günü çalışması halinde yarım günlük ek ücret alacağını belirten Karakaş, bayramın birinci günü çalışıldığında ise günlük yevmiyeye ek bir günlük ücret daha ödenmesi gerektiğini ifade etti.
Karakaş’ın verdiği bilgiye göre günlük net yevmiyesi 2 bin TL olan bir çalışan, 4,5 günlük bayram tatilinin tamamında çalışması halinde yaklaşık 16 bin TL ek kazanç elde edebiliyor.
Bayram mesaisinin yalnızca resmi tatil ücretiyle sınırlı olmadığını da belirten Karakaş, haftalık çalışma süresinin 45 saati aşması durumunda fazla mesai ücretinin ayrıca ödenmesi gerektiğini söyledi. Saatlik ücretin 100 TL olması halinde fazla mesai ücretinin yüzde 50 zamlı şekilde 150 TL olarak hesaplanacağını dile getirdi.
Bazı işverenlerin bayramda çalışan personele ücret yerine izin kullandırmayı tercih ettiğini söyleyen Karakaş, bunun mevzuata aykırı olduğunu belirtti. “İşveren ‘Bayramda çalıştın, sana hafta içinde izin vereceğim’ diyemez. Mutlaka ücretini ödemek zorunda” ifadelerini kullanan Karakaş, eksik ödeme yapılması halinde çalışanların Alo 170 hattına, SGK’ya veya İŞKUR’a şikâyette bulunabileceğini kaydetti.
Canlı yayında seyyanen zam tartışmalarına da değinen Karakaş, düzenlemenin yalnızca maaş meselesi olmadığını savundu. Yaklaşık 6 milyon memur ve memur emeklisini ilgilendiren konunun tayinlerden kamu atamalarına kadar birçok alanda zincirleme etki oluşturduğunu belirten Karakaş, özellikle öğretmenler ve sağlık çalışanlarının emeklilikten kaçındığını söyledi.
“Seyyanen zam emekli maaşına yansımadığı için öğretmenler, hemşireler emeklilikten kaçınıyor. 60 yaşını geçmiş insanlar çalışmaya devam ediyor. Bu da gençlerin önünü kapatıyor” diyen Karakaş, kamuya yeni personel alımında yaşanan sıkışmanın temel nedenlerinden birinin de bu durum olduğunu ifade etti.
Emeklilere ödenen 4 bin TL’lik bayram ikramiyesini de değerlendiren Karakaş, mevcut ekonomik koşullarda bu tutarın yetersiz kaldığını savunarak, küçükbaş kurban fiyatları dikkate alındığında 6 emeklinin bir araya gelmeden bir kurban alamadığını söyledi.
Programın son bölümünde doğum izni düzenlemeleri hakkında da konuşan Karakaş, kadın çalışanlara yönelik hakların genişletilmesini olumlu bulduğunu ancak bunun iş hayatında yeni sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Bazı işverenlerin uzun doğum izinleri nedeniyle erkek çalışan tercih etmeye başladığını savunan Karakaş, kadınların işe girişte ayrımcılığa uğramaması için ek teşvik mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu belirtti.
Türkiye’de erkeklerin yaklaşık yüzde 70’inin çalıştığını, kadınlarda ise bu oranın yüzde 34,7 seviyesinde olduğunu söyleyen Karakaş, kadınların iş hayatına daha güçlü katılması gerektiğini vurguladı. Erkek çalışanlara daha uzun doğum izni verilmesinin de tartışılması gerektiğini belirten Karakaş, “Tek kanatla kuş uçmaz” ifadelerini kullandı.