Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten çıkarıldığı gün arabuluculuğa götürülerek imza attırılan işçinin iradesinin sakatlandığına hükmederek emsal niteliğinde bir karara imza attı.
Kararla birlikte, işverenlerin “jet arabuluculuk” olarak adlandırılan yöntemle işçiden hızlı şekilde imza alarak işçilik alacaklarını ortadan kaldırma girişimlerine hukuki sınır çizildi.
Olay, 6 yılı aşkın süredir bir fabrikada üretim elemanı olarak çalışan işçinin, sağlık gerekçeleriyle işten çıkarılmasıyla başladı. İşçinin aynı gün içinde arabuluculuk sürecine götürülerek çeşitli belgeleri imzaladığı, karşılığında ise kıdem ve emsal ödemelere göre düşük bir meblağ aldığı iddia edildi.
İşçi daha sonra işlemlerin baskı altında yapıldığı gerekçesiyle dava açtı. İlk derece iş mahkemesi, işçiye düşünme süresi verilmediği, sürecin işçinin iradesine dayanmadığı ve ödemelerin “makul yarar” kriterini karşılamadığı gerekçesiyle belgelerin geçersiz olduğuna hükmetti.
Kararı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi de işçinin ağır sağlık sorunları nedeniyle baskı altında olabileceğini belirterek yerel mahkeme kararını onadı.
Dosya temyiz incelemesine taşındı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise, somut olayda irade fesadı bulunduğunu ve aynı gün gerçekleştirilen arabuluculuk işlemlerinin sağlıklı bir müzakere süreci olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek kararı hukuka uygun buldu.
Böylece, işten çıkarma ile eş zamanlı yürütülen ve işçiden hızlı şekilde imza alınmasına dayanan uygulamaların her durumda geçerli sayılamayacağı yönünde emsal bir içtihat oluşmuş oldu.