Isparta

İşte Türkiye'yi Bekleyen Gerçek Risk

Arjantin’den yola çıkan bir yolcu gemisinde patlak veren ve 3 kişinin hayatını kaybettiği hantavirüs salgını, küresel çapta bir karantina sürecini başlattı.

Abone Ol

Fransa’dan ABD’ye kadar pek çok ülkede yolcular gözetim altına alınırken, ambulans uçakla Türkiye’ye getirilen 3 vatandaşımızın test sonuçları negatif çıktı. Gözler virüsün yayılma ihtimaline çevrilmişken, uzmanlardan yüreklere su serpen bir açıklama geldi.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Bülent Şahin, hantavirüsün bir pandemiye dönüşme ihtimalini "sıfır" olarak değerlendirdi. Virüsün insandan insana bulaşmasının sadece Amerikan tipinde ve çok zor şartlarda mümkün olduğunu belirten Şahin, "Avrupa, Asya ve Türkiye'de bulunan tipinde insandan insana bulaşma söz konusu değil. Halkımız müsterih olsun" dedi.

Hantavirüsün, Türkiye'de kene yoluyla bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve gribal enfeksiyonları (influenza) taklit edebildiğine değinen Dr. Şahin, belirtiler konusuna dikkat çekti:

Türkiye'deki hantavirüs tipi en çok böbreklerde hasar bırakırken; KKKA çok daha şiddetli, ağır ve daha ölümcül seyrediyor.

Hantavirüsün temel kaynağının fareler olduğunu vurgulayan Şahin, virüsün bulaşma riskine karşı şu uyarılarda bulundu:

"Farelerin dışkı ve idrarları en önemli bulaş nedenidir. Ambar gibi tozlu bölgelerde bu atıklar kuruyup havaya karışarak solunum yoluyla vücuda girebilir. Isırma yoluyla da bulaş mümkündür. Ancak erken teşhis konulduğu takdirde tedavisi kolaydır ve ülkemizdeki tipinden dolayı ölüm riski yok denecek kadar azdır."

Yolcu gemisinde görülen ve ölümlere neden olan Amerikan tipi hantavirüsün, Türkiye’dekinden farklı olarak doğrudan solunum sistemine tutunduğu ve akciğer enfeksiyonuna bağlı kalp yetmezliğiyle sonuçlanabildiği kaydedildi.