Kamu üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin YouTube, sosyal medya, internet siteleri ve benzeri dijital platformlardan gelir elde ederek içerik üretmesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlere ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirildi.
Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) talebi üzerine yürütülen süreçte, dijital içerik üretiminden elde edilen gelirlerin ticari kazanç niteliğinde olduğu yönünde görüş ortaya konuldu.
GELİR ELDE EDİLEN FAALİYETLER MERCEK ALTINDA
Yapılan değerlendirmede, kamu görevlilerinin dijital platformlarda içerik üretmesi tek başına yasaklanmış bir faaliyet olarak ele alınmazken, bu faaliyetlerden düzenli veya ticari nitelikte gelir elde edilmesi 657 sayılı Kanun’un 28. maddesi kapsamında değerlendiriliyor.
Bu kapsamda YouTube reklam gelirleri, sosyal medya üzerinden elde edilen kazançlar ve internet sitelerinden sağlanan ticari gelirler gündeme geldi.
BAZI AKADEMİSYENLER YAYINLARINI DURDURDU
Görüşün ardından bazı akademisyenlerin YouTube kanallarındaki faaliyetlerini askıya aldığı, bazı dijital yayınlarını ise sonlandırdığı belirtildi.
Öte yandan düzenlemenin, “akademisyenlerin sosyal medya kullanması yasaklandı” şeklinde yorumlanmaması gerektiği vurgulanıyor. Esas tartışma, kamu görevlilerinin sosyal medya ve dijital platformları gelir getirici bir faaliyet olarak kullanması üzerinde yoğunlaşıyor.
“GELİR SINIRI” DEĞİL, FAALİYETİN NİTELİĞİ ÖNEMLİ
Konunun dikkat çeken noktalarından biri ise herhangi bir TL bazında gelir sınırı belirlenmiş olması değil. Değerlendirmenin merkezinde, elde edilen gelirin niteliği ve faaliyetin ticari kazanç kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği bulunuyor.
Bu nedenle “akademisyenlerin sosyal medyadan belirli bir miktarın üzerinde gelir elde etmesi yasak” şeklindeki ifadeler yerine, “gelir getirici dijital faaliyetlerin 657 sayılı Kanun kapsamında yasak faaliyet olarak değerlendirildiği” ifadesinin kullanılması daha doğru kabul ediliyor.
Gelişmenin, özellikle YouTube ve diğer dijital platformlardan gelir elde eden kamu üniversitesi akademisyenleri açısından yeni bir hukuki tartışmanın önünü açması bekleniyor.




