Özellikle jeopolitik risklerin altın fiyatları üzerindeki etkisine değinen Sarı, yatırımcıların küresel krizlerdeki en ufak bir iyimserlik ya da ateşkes ihtimalini anında fiyatladığına dikkat çekti. Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji hatlarında yaşanan gerilimlerin ve muhtemel yumuşama sinyallerinin hem değerli metallerde hem de petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açtığını ifade etti.
Merkez Bankalarında Tarihi "Altın" Dönüşümü
Merkez bankalarının rezerv politikalarında çok ciddi bir strateji değişikliğine gittiğini belirten Şirin Sarı, başta Türkiye, Çin ve Hindistan olmak üzere birçok ülkenin dolar yerine altına yöneldiğini vurguladı. Sarı, dünya genelinde merkez bankalarının altın rezervlerini artırmasının artık sadece bir portföy çeşitlendirmesi değil, küresel finansal risklere karşı stratejik bir kalkan tercihi haline geldiğini söyledi.
Gözlerin ABD Merkez Bankası (Fed) ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı açıklamalarda olduğunu hatırlatan Sarı, "Petrolün uzun süre yüksek seviyelerde kalması küresel enflasyonu tetikleyebilir ve bu da merkez bankalarının faiz indirimi takvimini zora sokabilir" uyarısında bulundu.
"Sert Düşüş Riskini de Masada Tutun"
Altın her ne kadar güvenli liman olarak talep görse de yatırımcıların çok temkinli olması gerektiğinin altını çizen Şirin Sarı, geçmiş dönemlerde yaşanan büyük değer kayıplarını hatırlattı. Sarı, piyasalarda rüzgarın bir anda tersine dönebileceğini ve sert düşüş ihtimallerinin her zaman masada olduğunu belirterek yatırımcılara şu tavsiyede bulundu:
"Ekonomik dengelerin hızla değişebildiği bu süreçte tek bir enstrümana bağlı kalmamak gerekiyor. Portföy çeşitlendirmesi çok önemli; hisse senetleri, kripto varlıklar, altın ve diğer emtialar arasında dengeli bir dağılım yapmak riskleri minimuma indirecektir."




