ABD Eski Başkanı George Bush: Amerikan ekonomisi, tehlikede ve finansal sistemdeki ana sektörler kapanmayla karşı karşıyadır. Amerikan Merkez Bankası eski başkanı Alan Greenspan: Son yüzyılın en tehlikeli krizi. Bu kriz henüz sona ermiş değil ve istisnai sertliği nedeniyle birçok büyük kurumun batacağını tahmin ediyorum.
İşte böyle bir ortamda göreve başlayacak Amerikanın yeni lideri Barack Obama. 20 Ocak 2009da görevi devralacak. Stiglitze göre Obamanın her şeyi doğru yaparsa bile en az 18 aya ihtiyacı var.
Başkan Obamada her şeyin farkında aslında. Obama, seçim sonrası yaptığı açıklamada ülkenin tarihi boyutlarda bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu, finans sisteminin istikrara kavuşturulması ve ekonominin yeniden rayına oturtulması için ne gerekiyorsa yapılacağı sözünü verdi. Mevcut ekonomik krizin sadece ABDyi sarsmadığını ve küresel nitelik taşıdığını belirten Obama, ABDnin mevcut durumu aşabilmesi için hem Wall Streetteki finans krizini, hem de reel ekonomide patlak veren krizi çözmek zorunda olduğunu ve bunu hedeflediğini söyledi.
Obama, seçim kampanyası boyunca FEDin politikaları ya da krizi ağırlaştığından beri neredeyse her gün konuştuğu ABD Hazine Bakanı Henry Paulsonın adımlarını pek eleştirmedi, ancak şimdi çok daha agresif politikalara ihtiyacı olduğunu iyi biliyor. Başkan Obama, merakla beklenen ekonomi kabilesini de bu doğrultuda oluşturdu.
ABDnin yeni başkanı Barack Obama, krizin çözümü yolunda ikinci bir 700 milyar dolarlık paket açıklayarak ekonomiyi yeniden harekete geçirmeyi planlıyor. Dünyanın en büyük kamu harcama paketlerinden biri olması beklenen planla yeni yollar ve köprüler yapılması, okulların modernleştirilmesi için projeler gerçekleştirilecek. Bu paket yenilenebilir enerji yatırımlarına da önemli bir kaynak aktarılmasını öngörüyor. Ayrıca ABDyi petrol bağımlılığından kurtarmak için alternatif enerji teknolojileri de yaratılacak.
Obama alternatif olarak teşvik paketini, kampanyada sıkça vurguladığı üzere orta sınıfın vergi indirimlerini hayata geçirmek için de kullanmak istiyor. Obama, yıllık geliri 200 bin doların altında olan Amerikan vatandaşlarına vergi indirimi vaat etmişti.
Bu önlemlerin yanında Obamanın belki de en iddialı politika duruşu, konut kredilerinin mahkemede azaltılmasına imkân verecek şekilde iflas kanunlarının değiştirilmesi teklifine verdiği destek olmuştur.
ABD ekonomisinde halkın tüketim harcamalarının artırılarak ekonomik durgunluğa karşı mücadele edilmesini amaçlayan ikinci teşvik paketi Amerikalı ekonomistler ve uzmanlar tarafından yine bir hali tartışmalara sahne olacağa benziyor. Goldman Sachsdan Jan Hatzius ve New York Üniversitesinden Nouriel Roubini gibi ekonomistler, ABDnin GSYİHnın yüzde 4üne denk gelen 500 milyar doların bile çığırından çıkan ekonomiyi düze çıkarmaya yetmeyeceğini söylüyorlar.
Tek tek ele alındığında taleplerin hepsi kabul edilebilir düzeyde aslında. Ama bir araya geldiklerinde devasal bir finanssal meblağa dönüşüyorlar. Bütçe açığını artıracak 500 milyar dolara, ABD Hazinesinin finans sektörünü kurtarma planının gerektireceği kaynağı eklersek bugüne kadar ABD Hükümetinin cebinden çıkan para 1 trilyon doları aşmış oluyor; başka bir deyişle bu rakam ABDnin GSYİHnın yüzde 7sine denk geliyor.
Obama tarafından uygulanması düşünülen bu önlem paketleri Amerikan ekonomisinde farkındalık yaratmış olsa da krizin etkilerini ancak kısa bir süre için ertelemiş olacaktır. Amerikanın yeni açılımı olan Obama, kriz konusunda ileriye dönük, üretimi artırıcı ve istihdam yaratıcı önlemler almalı ki, Amerikan ekonomisi önümüzdeki 11,5 yıl içerisinde krizden mümkün olduğunca minimum zararla ayrılabilsin.
Küreselleşen sermaye ve kültürünün edilgen tüketicileri serseri mayınlar gibi Amerikan ekonomisini içinden çıkılmaz bir hale sokmuşlardır. Barack Obama, böyle vahim bir ortamda, dünya vatandaşlarını da kapsayacak yeni bir ekonomik düzenin yollarını açmayı denemelidir.
- - - -