Uzmanlara göre artan öğün sayısı, büyüyen porsiyonlar ve gün boyu süren ikramlar metabolizmayı zorlayarak çeşitli rahatsızlıklara zemin hazırlayabiliyor.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, Ramazan sonrası kontrolsüz beslenmenin ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.
Özellikle tatlılar, hamur işleri ve kırmızı et ağırlıklı beslenmenin hareketsizlikle birleştiğinde günlük kalori alımını ciddi şekilde artırabileceğini belirten Doğan, kısa sürede yüksek kalori tüketiminin sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade etti.
Bayram dönemlerinde acil servis başvurularında artış yaşandığını vurgulayan Doğan; ani tansiyon yükselmesi, kan şekeri artışı, mide ağrısı, hazımsızlık, safra kesesi atakları ve reflü gibi şikayetlerin sık görüldüğünü söyledi. Uzun süren açlığın ardından ağır ve yağlı yemeklerin tüketilmesinin özellikle mide ve safra sistemine yük bindirdiğini belirten Doğan, tuzlu ve yağlı gıdaların tansiyon hastaları için, şerbetli tatlıların ise diyabet hastaları için risk oluşturduğunu dile getirdi.
Bayramı Daha Rahat Geçirmek İçin 5 Öneri
Uzman Diyetisyen Sena Nur Doğan, bayram sürecinin daha sağlıklı geçirilebilmesi için şu önerilerde bulundu:
• Güne hafif bir kahvaltıyla başlayın. Kızartma ve ağır yiyecekler yerine peynir, zeytin, yumurta, tam tahıllı ekmek ve sebze tercih edin.
• Tatlı tüketiminde ölçülü olun. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih edin veya porsiyonları küçültün.
• Porsiyon kontrolüne dikkat edin. İkramlardan küçük miktarlarda tüketin ve öğünler arasında en az 2 saat bırakın.
• Su tüketimini artırın. Gün içinde yeterli su içmeye özen gösterin, çay ve kahveyi 5 kupayla sınırlayın.
• Hareket etmeyi ihmal etmeyin. Bayram ziyaretleri arasında kısa yürüyüşler yapın.
Dengeyi Koruyun, Bayramın Keyfini Çıkarın
Bayram sofralarının kültürel olarak önemli olduğunu vurgulayan Doğan, sağlığın korunması için dengeyi kaybetmemek gerektiğini belirtti. Küçük porsiyonlar, dengeli tercihler ve düzenli hareketle bayramın hem keyifli hem de sağlıklı geçirilebileceğini ifade eden Doğan, bayramın sadece sofralardan ibaret olmadığını; paylaşma, ziyaret ve birlikte geçirilen anların da en az yemekler kadar değerli olduğunu sözlerine ekledi.




