İlk hafta çoğu ailede sınav gibi kurgulanır ve yanlış tarafa bakılır. Bu haftanın asıl konusu çalışanın yeteneği değil, evin sahip olduğu bilginin doğru biçimde devredilmesidir. Yeni işe başlayan bir bebek bakıcısı çocuğun uyku sinyalini, sakinleşme yöntemini ve gün içindeki küçük alışkanlıklarını kimse anlatmadan bilemez. İlk haftayı planlı geçiren evlerde uyum hızlanır, plansız geçiren evlerde ise ilk aksama güvensizlik olarak yorumlanır.
Devredilecek bilgi işten önce nasıl hazırlanır?
Çocuğun günlük düzeni ailenin zihninde yaşar ve konuşurken parça parça hatırlanır. Bunu tek sayfaya indirmek ilk günün yükünü belirgin biçimde azaltır. Uyku ve öğün saatleri, kullanılan mama veya besin miktarları, alerji durumu, sakinleşmeyi sağlayan yöntem, sevdiği oyun, korktuğu ses ya da durum, hastalık halinde izlenecek yol ve acil durumda aranacak kişiler bu sayfada yer alır. Ev içindeki kurallar da yazılır. Ekran süresi, dışarı çıkma saati, misafir kabul edilip edilmeyeceği ve bebek odasında hangi düzenin korunacağı sonradan tartışılan konuların başında gelir.
Gün gün ilerleyen bir devir planı
1. Birinci gün ailenin yanında geçer. Bakıcı izler, sorular sorar, evin fiziksel düzenini öğrenir. Bu gün çocukla yalnız bırakma denemesi yapılmaz.
2. İkinci ve üçüncü gün paylaşımlı ilerler. Ebeveyn evdedir fakat bakımın günlük akışını bakıcı yürütür. Aksayan noktalar aynı gün konuşulur.
3. Dördüncü gün kısa süreli yalnız kalma denenir. Bir ya da iki saatlik bir aralık, hem çocuğun tepkisini hem de bakıcının kendi kararını verme biçimini gösterir.
4. Beşinci gün süre uzatılır ve ebeveyn evden ayrılır. Bu ayrılık kısa ve açık biçimde yapılır, gizlice çıkılmaz.
5. Haftanın sonunda oturup değerlendirme yapılır. Neyin çalıştığı ve neyin değişmesi gerektiği iki taraf tarafından da söylenir.
Bu plan çocuğun yaşına göre esneyebilir. Yenidoğan döneminde geçiş daha yavaş ilerler. Okul öncesi çağdaki bir çocuk ise yeni kişiye çoğu zaman daha hızlı alışır fakat kuralları test etme dönemi yaşar.
Çocuğun ilk tepkileri nasıl okunmalı?
Ağlama, ebeveyne daha çok yapışma, uyku düzeninde bozulma ve iştahta geçici azalma yeni bir kişiye alışma sürecinde sık görülür. Bu tepkiler çoğunlukla bakıcının yetersizliğini değil, çocuğun değişime verdiği doğal cevabı gösterir. Değerlendirmeyi ilk günün üzerine kurmak hatalı sonuç üretir. Buna karşılık çocuğun belirli bir kişinin yanında sürekli gerilmesi, o kişi geldiğinde tekrarlayan biçimde geri çekilmesi ya da nedeni açıklanamayan bir korku hali ciddiye alınmalıdır. Ayrım, tepkinin zamanla azalıp azalmadığında ortaya çıkar. Uyum sürecine bağlı tepkiler günler geçtikçe hafifler.
|
Uyum sürecine bağlı olağan tepki |
Ayrıca değerlendirilmesi gereken işaret |
|
Ağlama ve ebeveyne daha çok yapışma |
Belirli bir kişinin yanında sürekli gerilme |
|
Uyku düzeninde geçici bozulma |
O kişi geldiğinde tekrarlayan biçimde geri çekilme |
|
İştahta geçici azalma |
Nedeni açıklanamayan korku hali |
|
Tepkinin günler geçtikçe hafiflemesi |
Tepkinin zamanla azalmaması |
Geri bildirim neden iki yönlü olmalı?
İlk hafta boyunca kısa bir günlük not, ailenin evde olmadığı saatleri görünür hale getirir. Uyku süresi, öğünler, dışarı çıkılan zaman ve gün içinde dikkat çeken bir durum birkaç satırla yazılır. Bu not denetim aracı değildir, ortak hafızadır. Aynı şekilde ailenin de bakıcıya geri bildirim vermesi gerekir. Beğenilmeyen bir uygulama söylenmeden biriktirildiğinde, ikinci haftada olduğundan büyük bir mesele olarak geri döner.
Konuşulacak konuların çoğu bakımın kendisiyle değil çerçevesiyle ilgilidir. Mesai bitiminde ailenin gecikmesi durumunda nasıl haberleşileceği, hastalık halinde işe gelinip gelinmeyeceği, telefon kullanımı ve evin diğer bireyleriyle iletişim biçimi ilk haftada netleşirse sonraki aylarda gündeme gelmez.
Ebeveyn ne zaman geri çekilmeli?
Uyumun önündeki en sık engel, ailenin sürekli müdahale etmesidir. Ebeveyn odada kaldığı sürece çocuk doğal olarak ona yönelir ve bakıcı ile arasında bağ kurulmaz. Aynı biçimde ebeveynin her adımı düzeltmesi, çalışan kişinin kendi yöntemini kurmasını engeller. Güvenlik ve sağlıkla ilgili konularda müdahale elbette gereklidir. Bunun dışındaki tercih farklılıkları, gün sonunda konuşulmak üzere bırakılabilir.
Yatılı düzende ilk hafta neden farklı ilerler?
Yatılı çalışmada uyum yalnızca çocukla değil evin tamamıyla kurulur. Ortak alanların kullanımı, mutfağın paylaşımı, dinlenme odasının mahremiyeti ve akşam saatlerinde evin nasıl işlediği ilk günlerde konuşulmazsa herkes tahmin yürütür. Bu düzende en çok karışan konu gece saatlerinin çalışma sayılıp sayılmadığıdır. Gece desteği bekleniyorsa bu beklenti ilk hafta içinde açıkça söylenmeli ve karşılığı belirlenmelidir. Haftalık izin gününün ne zaman başlayıp ne zaman bittiği de aynı netlikte yazılmalıdır. Yatılı düzende ilk hafta gündüzlü çalışmaya göre daha yorucu geçer, çünkü iki taraf da sürekli görünür haldedir. Bu yorgunluğun geçici olduğunu bilmek, erken verilen olumsuz kararların önüne geçer.
Uyum kurulmazsa nasıl karar verilir?
Her eşleşme tutmaz ve bu durum baştan kabul edilirse karar daha sağlıklı verilir. İlk haftanın sonunda bakılacak noktalar bellidir. Çocuğun tepkisi zaman içinde yumuşuyor mu, verilen bilgiler uygulanıyor mu, aksayan bir konu söylendiğinde düzeltiliyor mu ve çalışan kişi işin çerçevesine uyum gösteriyor mu. Bu sorulardan çoğuna olumlu cevap veriliyorsa süreç devam ettirilir. Temel kurallarda tekrarlayan ihlal varsa ya da güven duygusu kurulmuyorsa, kararı ertelemek yerine erken vermek her iki taraf için de daha az yıpratıcıdır. Aracı bir kurumla çalışılıyorsa uyum sürecinde yaşananların o kuruma aktarılması, sonraki eşleşmenin daha isabetli kurulmasını sağlar.





