Isparta denildiğinde akla ilk olarak Eğirdir Gölü, Davraz, gül bahçeleri ve Sagalassos gibi bilinen turizm noktaları geliyor. Ancak kentin tarihî coğrafyası bunlarla sınırlı değil.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün envanterinde, bugün yalnızca birkaç kalıntının bulunduğu ya da geçmişteki kimliği tam olarak çözülememiş çok sayıda yerleşim de bulunuyor. Bunlardan bazıları ise kelimenin tam anlamıyla haritada bir isimden ibaretmiş gibi görünürken, aslında binlerce yıllık geçmişin izlerini taşıyor.
Haritada adı var, hangi şehir olduğu bilinmiyor
Bu noktaların en dikkat çekicilerinden biri Kapıkaya Harabesi.
Isparta merkeze bağlı Güneyce ve Çukurca köyleri arasında, Güneyce Köyü'ne yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bulunan antik yerleşimin adı ve kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor.
Araştırmalarda buranın Helenistik dönemde kurulmuş bir kent olduğu belirtiliyor. Ancak hangi antik kente ait olduğu konusunda kesinlik bulunmuyor. Resmî kaynakta, kentin adı bilinen ancak yeri henüz tespit edilemeyen Sandallion, Minassos veya Tityassos kentlerinden biri olabileceği ifade ediliyor.
Üstelik alanda surlar, teraslar, toplantı alanı, tapınak olduğu düşünülen yapı, şapel, lahitler ve heykeller bulunuyor.
Kentin güneybatısındaki doğal mağaraya ise antik basamaklarla ulaşılıyor. Kültür ve Turizm Müdürlüğü bu mağaranın muhtemelen bir kutsal alan olduğunu belirtiyor
Yani Isparta'nın merkezine çok uzak olmayan bir noktada, hangi antik şehrin kalıntıları olduğu hâlâ kesin olarak çözülememiş bir yerleşim bulunuyor.
Sütçüler'de adı bile unutulmuş Roma kenti: Zorzila
Bir başka dikkat çekici nokta ise Sütçüler-Kasımlar yolu üzerinde bulunan Zorzila Antik Kenti.
Dağ yamacında bulunan kalıntıların Roma dönemine ait olduğu belirtiliyor. Fakat resmî kültür envanterindeki ifade oldukça dikkat çekici:
“Şehir hakkında fazla bilgi yoktur.”
Bugün haritalarda Zorzela Antik Kenti adıyla da karşılaşılan bölge, Sütçüler'in Çukurca/Kesme çevresinde bulunuyor. Zorzela Antik Kenti
Bu durum burayı özellikle ilginç kılıyor: Ortada Roma döneminden kalma bir yerleşimin izleri var ancak kentin geçmişine ilişkin bilgiler oldukça sınırlı.
Kocaköy Asarı: Şehrin adı bile bilinmiyor
Sütçüler'in Kesme Kasabası'nın yaklaşık 5 kilometre güneyindeki Kocaköy Asarı da benzer bir bilinmezlik taşıyor.
Asar Tepesi üzerine kurulan yerleşimin muhtemelen Helenistik dönemde kurulduğu değerlendiriliyor.
Kentin çevresinde kısmen ayakta kalan surlar bulunuyor. İçeride tamamen yıkılmış durumda bir tapınak kalıntısı ve ana kayaya oyulmuş dört adet sarnıç dikkat çekiyor.
Daha da ilginci, burada bulunan mezar anıtlarından bazılarının lahitleri ve Medusa kabartmalı kapaklarıyla birlikte tanımlanmış olması.
Ancak resmî envanterde yerleşimin kimliği konusunda netlik yok:
“Şehrin ismi bilinmemektedir.”
Yani bugün “Kocaköy Asarı” olarak bildiğimiz yerde, geçmişte yaşamış insanların kurduğu kentin antik çağdaki gerçek adı henüz bilinmiyor.
Sütçüler'de bir başka bilinmeyen: Sülüklügöl Harabeleri
Sütçüler'in Yeşilyurt köyündeki Sülüklü Tepe mevkiinde ise Sülüklügöl Harabeleri bulunuyor.
İki tarafı surlarla çevrili küçük bir vadi içerisindeki alanda çeşitli yapı kalıntıları ve kayaya oyulmuş, triskeles motifli iki mezar kitabesi bulunuyor.
Fakat burada da büyük ve görkemli bir antik kent görüntüsü yok.
Resmî kültür envanteri, alanda “büyük bir kalıntı mevcut değildir” bilgisini veriyor.
Bu nedenle Sülüklügöl, Isparta'nın en çok bilinen antik kentleri arasında yer almıyor. Ancak küçük kalıntılar bile bölgenin geçmişteki yerleşim tarihine ilişkin önemli ipuçları taşıyor.
Haritada adı var, geçmişi binlerce yıl öncesine uzanıyor
Isparta'daki bilinmeyenler yalnızca küçük harabelerden ibaret değil.
Örneğin Limenia Adası, Yalvaç'a yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Hoyran Gölü içerisinde yer alıyor.
Adanın çevresinde sur duvarları, içerisinde ise Artemis adına yapılmış bir tapınak ve başka yapı kalıntıları bulunuyor.
Bugün gölün içerisindeki bir ada olarak görülen bu alanın geçmişinde ise antik dönemden kalan bir yerleşim bulunuyor.
Isparta'nın asıl bilinmeyen haritası
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün resmî listesine bakıldığında, Isparta'nın tarihî coğrafyasının ne kadar geniş olduğu daha net görülüyor.
Kentte Kapıkaya Harabesi, Kocaköy Asarı, Zorzila, Sülüklügöl Harabeleri, Taşkapı Harabeleri, Sığırlık kaleleri, Konana, Prostanna, Malos ve Limenia Adası gibi daha az bilinen çok sayıda tarihî nokta bulunuyor.
Bunların bazıları hakkında oldukça fazla bilgi bulunurken, bazıları için kaynaklardaki bilgiler birkaç paragrafla sınırlı kalıyor.
Belki de bu noktaların en çarpıcı ortak özelliği şu:
Bazılarının nerede olduğu biliniyor ama adının ne olduğu bilinmiyor.
Bazılarının adı biliniyor ama geçmişi hakkında çok az bilgi var.
Bazılarının ise yalnızca birkaç duvarı, mezarı veya kaya kalıntısı günümüze ulaşmış durumda.
Bu nedenle Isparta'nın tarihini yalnızca bilinen antik kentlerden ibaret görmek yerine, haritalarda küçük bir isim olarak duran bu noktaların hikâyelerini de araştırmak gerekiyor.





