Geçen haftanın tartışmasız en önemli konusu, Hürriyet Gazetesi’nin manşetinden yayınladığı, AKP’li Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in bir avukatla rüşvet konuşması yaptığı iddiaları idi. Bu iddialar saman alevi gibi yandı ve söndü. Batılı bir ülkede hükümet deviren bu tür iddialar ülkemizde, milletvekilinin seçim bölgesinden gelen partililerinin ve kendisinin yaptığı kıytırık birer basın açıklaması ile geçiştiriliyor.
Baştan şunu belirtelim; ben AKP’li Bilgiç’in böyle bir olaya karıştığını söylemiyorum, söyleyemiyorum. Ancak karışmadığını da söylemiyorum, söyleyemiyorum. Konu yargı aşamasında. Kesin sonuçlar elbette yargılamadan sonra ortaya çıkacak.
İlk önce söz konusu haberde yer alan iddialara bir bakalım:
Erdoğan isimli bir kişi Avukat Necdet Okçu’yu arıyor ve AKP’li milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in bir tanıdığının cinayet davasında müebbet hapse çarptırıldığını, kararın Yargıtay’da bozdurulmasını istiyor. Okçu ise, eski Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Mustafa Oskay’a rüşvet verileceğini söylüyor. Bunun üzerine Erdoğan isimli şahıs telefonu Bilgiç’e veriyor. Okçu, Bilgiç’e, “İstediğim şey karşılığı ağır tahrik uygulatılacak” diyor. Bilgiç bu konuşma üzerine, “Tamam, oldu, peki” diyor. Yargıtay’ın 7 Aralık 2009’daki kararı ise tam da Milletvekili Bilgiç’in istediği gibi oluyor. (Bu tesadüf olabilir!) Bir gün sonra Okçu’yu arayan Bilgiç, “Sayın aziz üstadım, bir teşekkür edeyim diye aradım” diyor. Bunun üzerine Avukat Okçu, “Estağfurullah abi daha ne yaptık ki yani? Elimizden gelen her şeyi yapacağız. Valla artık yapılması gereken varsa araya profesyoneller soktuk. ‘Bunu halledersen ücret de vereceğiz’ dedik. Anladın mı inşallah” diye konuşuyor. Rüşvet imasına Bilgiç, “Anladım abi” cevabını veriyor.
BİLGİÇ’İN SAVUNMASI
Yukarıda yazdıklarımın hepsi de Hürriyet Gazetesi’nin iddiaları. Bu iddialara Milletvekili Bilgiç geçen cumartesi günü cevap vermiş. AKP’li Bilgiç, hemşerisinin mağduriyetini anlatıp yardım istediğini öne sürerek, “Ne yapsaydım, kapıdan mı kovsaydım” diye savunma yapmış.
Bir milletvekilinin kendisinden yardım isteyen bir hemşerisine yardım etmesi kadar doğal bir şey olamaz. Bilgiç, “Kapıdan mı kovsaydım?” diye sorarken doğru bir soru soruyor. Ancak, Bilgiç’in bu açıklaması iddialara cevap değil, tamamen siyasi demagoji ve olayı ajitasyona çekmek.
EN ÖNEMLİ SORU
Muhakkak cevaplandırılması gereken sadece bir tane soru var. Bu sorunun cevabı verildiği taktirde, konunun geriye kalanı sadece teferruattan ibaret.
O can alıcı soru ise aynen şudur;
Gazetenin haberinde, Bilgiç’in teşekkür etmek için Avukat Necdet Okçu’yu aradığı, onun da Bilgiç’e, “Valla artık yapılması gereken varsa araya profesyoneller soktuk. ‘Bunu halledersen ücret de vereceğiz’ dedik. Anladın mı inşallah” dediği, milletvekili Bilgiç’in de bu rüşvet imasına “ANLADIM ABİ” dediği iddia ediliyor.
AKP Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç ile Avukat Necdet Okçu arasında böyle bir konuşma geçmiş midir, geçmemiş midir?
Bilgiç’in basın toplantısında söylediklerini gazetelerden okudum. Milletvekili olayı anlatıyor ve, “Kapıdan mı kovsaydım” diyor. Ancak dinlemelere takıldığı iddia edilen bu konuşmaya hiç değinmiyor. Bizde buradan sormuş olalım.
Milletvekili Bilgiç sadece bu soruya cevap versin yeter. Bunun dışında hiçbir soruya cevap vermesine gerek yok. Çünkü konunun özü, Avukat Necdet Okçu’nun rüşvet verdiği ve milletvekilinin de bunu onayladığı iddiasıdır.
- - -