Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörlüğü Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi (YORKAM) Müdürü Prof. Dr. Mustafa Genç, ekolojik felâket niteliğindeki orman yangınları artışındaki sebeplerin küresel ısınma ve beraberinde gelen küresel iklim değişikliği; Doğa Ana'ya karşı işlenen suçların yanı sıra keçilerin ve insanların dağlardan kopartılması olduğunu ifade etti.
-Keçiler doğal döngünün kusursuz bir parçasıdır
Prof. Dr. Mustafa Genç: ''Keçiler ormanların dip budamalarını ve temizliğini yapar. Gübre olarak da ormanları destekler. Orman arazilerinin etrafı çitlerle çevrildiği ân bu kusursuz döngü bozulur; zincirin halkası kırılır.''
-Yöre halkı ormanı sever; her türlü şekilde korur
''Özellikle Yörükler günde 25-30 kilometrelik mesafeyi dolaşır Bir kıvılcım gördüğü ân birbirine haber verir. Ormanda yabancı birisi ile karşılaşırsa nereye gittiğini; ne yaptığını sorgular. Bu yaşam tarzını ormanlardan, dağlardan uzaklaştı.''
-Orman yangınları artışı küresel ölçekte bir ekolojik felâkettir
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörlüğü Yörük Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi (YORKAM) Müdürü Prof. Dr. Mustafa Genç, küresel ölçekte orman yangınları artışının tüm dünyayı tehdit eder bir boyutta olduğunu söyledi.
Orman yangınlarındaki artışın küresel ısınma ve beraberinde gelen küresel iklim değişikliği kaynaklı olduğu gerçeğini dile getiren Genç, ''bunun yanı sıra Doğa Ana'ya karşı işlenen suçlar da var. Ancak orman yangınlarındaki artışta keçilerin ve insanların dağlardan çıkarılması da etken olduğu anlaşılmaktadır'' dedi.
-Artan orman yangınlarına bir de bu açıdan bakın
Konuya ilişkin bir kısa film yayımlayan Prof. Dr. Mustafa Genç, şöyle dedi:
''Hani bugün içimizi yakan, canımızı yakan, gönlümüzü yakan bu orman yangınları var ya!...
Aslında geçmişte bunun çok daha az olmasının temel nedeni Anadolu coğrafyasındaki keçi varlığının fazlalığıydı.
Çünkü keçiler her ne kadar belli bir dönemde ormanlara zarar veriyor diye yeni dikimi yapılan orman arazilerinin etrafı tellerle çevrildi, keçilerin buraya girmesi engellendi.
Ama sonra görüldü ki aslında keçiler o ormanların altında otlarken hem dip budamalarını yapıyor hem onların temizliğini yapıyor hem gübre olarak onlara destek oluyor ve bu hareketlilik; doğal döngü kendi içerisinde birbirini tamamlıyor.
Ama bizler bugün ormanlarımızdan, bugün dağlarımızdan Yörüklerimizi, keçilerimizi, çobanlarımızı çıkarttığımız için artık bu yangınlarla baş edemiyoruz.
Çünkü çoban dediğiniz zaman, sürü dediğiniz zaman sürekli yer değiştiren, bir günün içerisinde bile 25- 30 kilometrelik bir mesafeyi dolaşan bir yapı demek.
Siz her hangi bir kıvılcım gördüğünüzde hemen birbirinize haber veriyordunuz. Yabancı birisi geldiğinde sen nereye gidiyorsun sorusunu sorar oradaki yaşayan birisi. Orayı sahiplenir. Sahiplendiğiniz yeri korursunuz. İşte biz bu kültürü, bu yaşam tarzını dağlarımızdan ve ormanlarımızdan uzaklaştırdığımız için bugün her yer cayır cayır yanıyor.
Evet, iklim değişiklikleri, sıcaklık artışları… Bunlar da çok önemli. Kasıtlı olarak yakılmalar da mutlaka var. Ama temel neden insanların dağlardan kopartılması meselesi...
İşte köylerin boşaltılması, dağların boşaltılması, ormanların boşaltılması bütün bunların sonucunda da hem bütün çevremiz, bütün dünya, ülkemiz ve ciğerlerimiz yanıyor. Temel nedeni de bu yaşam tarzının sona ermesidir.''
-Fotoğraflar:
Süleyman Demirel Üniversitesi Isparta'nın Somut Olmayan Kültürel Mirası, Isparta Çevresi Yörük Kültürü, Isparta 2020, Editör Prof. Dr. Mustafa Genç
-Kitap:
Isparta'nın Somut Olmayan Kültürel Mirası
Isparta Çevresi Yörük Kültürü
https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Files/yoruk_kitap.pdf
-Kısa filmi izlemek isteyenler için yayın bağlantısı:
https://www.instagram.com/reels/DbbBV_Vs7fL/
https://www.facebook.com/reel/922563880149916

















