Bir şeyin değerini, fiyatını saptamak değer biçmek olarak tanımlanırken, değerlendirme içeren düşünceye ise değer yargısı adı verilmektedir.
Nietsche değeri, bir canlının kendi Beninin ve varlık koşullarının gereksinmelerine bağlı olarak ortaya koyduğu tercih olarak tanımlamaktadır.
İktisadi anlamda değer, malların üretiminden doğmuş bir kavramdır. Adam Smitth, ilkel toplumlarda değerin insanın emeğiyle belirlendiğini ancak gelişmiş toplumlarda mal ve toprak öğelerinin de emek kavramı ile birlikte değerin oluşmasında etkili olduğunu savunmuştur. İktisadi düşünürlerden David Ricardo ise aksine değerin tamamen ise emeğinden doğduğunu belirtmiş, değerin kaynağının bir emtianın üretilmesi için gerekli emek miktarıdır vurgulaması yapmıştır
Toplumbilimsel anlamda değer, nesne ve olayların toplumca önem taşıma oranıdır. ekonomik, ideolojik, töre, manevi olarak insan ihtiyaçlarını karşılayan değer toplumsal bir olgudur.
Güzel sanatlardaki anlamı daha enterasan olup resimdeki bir tonun öteki tonlara oranla ışık yoğunluğu derecesi olarak tanımlamıştır. Hukuki anlamda ise açık arttırmaya konan ya da bir bölüşmeye konu olan malın fiyatını belirlemedir.
Değerin ne olduğunu, onun niteliğini, değerlerin sıralanma olgularını araştıran bilgi dalına değer kuramı denilmektedir kıymetleri önem sıralarına göre ayırıp sınıflandıran felsefe görüşüdür.
İktisadi anlamdaki değer kuramı, her iktisadi karar biriminin çeşitli mallar arasında bir seçim yapma ve bunları her birinin arz edebileceği değere göre sınıflandırmak ihtiyacından doğmuştur. Malların tanımları gereği, ihtiyaçlarımızı tatmin konusunda gerçek veya farzedilen bir yeteneğe sahip olduklarından onların faydalı oldukları veya fayda arz ettikleri söylendiğinden malların sıralanış biçiminin, bireylerin çeşitli ihtiyaçlarını tatmin için kullanışlarına bağlı olduğu belirtilir ve bu da kullanım değerini ortaya çıkartır. Bu aynı zamanda öznel veya psikolojik faydadır. Diğer taraftan malların sıralanışı aralarında ki değişim ilişkisine bağlıdır, bu ise değişim değerini ortaya çıkarmaktadır.
Marx değişim değeri ile kullanım değerinin birbirine göre tanımlandığını belirtmektedir. Bir malın kullanım değeri ancak onun kullanılmasıyla ortaya çıkmaktadır. Kapitalist toplumda kullanım değerleri aynı zamanda değişim değerinin maddi dayanağıdır.
Klasik değer kuramındaki değerler sıralamasında kimi değerlerin diğerlerine göre daha üstün olduğu kabul edilmiştir. Örneğin Platon, en yüce değer olarak bilgeliki kabul etmiş, cesaret, ölçücülük, adaleti peşin sıra sıralamıştır. Bilgeliği yöneticilerin, cesareti savaşçıların, ölçücülük ve adaleti ise herkesin erdemi olarak vurgulamıştır. Değerlerin sıralanmasında bir diğer örnek Max Schlelerdir. Scheler, değerleri; kutsal değerler, geist değerler, vital değerler ve duyusal değerler olarak sıralamıştır.
Değerler kültür ve topluma anlam veren ölçütler olup, insanların çoğunluğu tarafından üzerinde uzlaşılan ve paylaşılan gerçek davranış standartlarıdır. Değerlerin işlevsel nitelikleri sosyal psikologlar tarafından değerlerin kalıcı olduğu, onun bir inanç olduğu, bir davranış biçimi olduğu ve kişisel-sosyal bir tercih olduğu şeklinde gruplandırılmıştır.
Değerler; sosyal olaylar karşısında bir takım pozisyonlar almamızı sağlarken, belirgin bir politik veya dinsel ideolojiyi diğerine tercih etmemizi sağlamaktadır. Böylelikle kendimizi başkalarına göstermemize yardım eder. Değerler aynı zamanda değerlendirme yapmamızı ve yargıya varmamızı sağlar. Bize, psikoanalitik anlamda inançların, tutumların ve eylemlerin rasyonalize edilmesini gösteren standartlardır.
Kişinin değerler sistemindeki (seçenekler, çözülmüş çatışmalar ve karar verme arasından seçim yapmaya yardımcı olan öğrenilmiş kurallar ve yasalar düzeni) değerler belirli bir durum karşısında harekete geçmektedir. Böylelikle içinde bulunduğumuz grup karşısında tavrımız ortaya çıkar. Grup içinde başarılı olmak, başkalarıyla iyi geçinmek gibi değerler ön plana çıkar, benliğimizi savunucu ihtiyaçlara da cevap verir. İnsanlar bilgi, kendini geliştirme, bağımsız davranma gibi davranış biçimlerini kullanarak değerler oluştururlar ve bu değerler bu davranış biçimlerinin son durumlarının belirlenmesinde kullanılırlar.
Değerler bir sıra düzeni içindedir ama değerin yüksek yerde olması onnu daha iyi olduğunu göstermez. Bireylerin yaşamında yol gösteren prensipler olan değerler bireyle ve gruplar arasında değişkenlik gösterebilir. Bir değer, eylem ve davranış biçimleri arasında seçim yapmamıza yardım eden bir davranış standardıdır. Kişinin davranışı nedeniyle toplumun ona verdiği ödül veya cezalar kişilerin davranışlarını değerlendirme tarzı ile yakından ilgilidir. Dayanışma araçları olarak da işlevde bulunan değerler, toplumda ortak değerlerin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Böylelikle kişinin sosyal rollerini seçmelerinde ve gerçekleştirmelerinde rehberlik etmektedir. Ortak değerler sistemi toplumsal bütünleşmeye katkıda bulunurken toplumsal düzenin garantisi haline gelmektedir. Değer sistemleri üst, eşit ve alt düzeyler olarak hiyerarşi oluşturduğundan değerler tek başına değil bir başka değere bağlı olarak hayatiyet gösterir.
Değerlerin öğrenilmesi çocukluktan başlamakta, çocuğun büyümesi ile birlikte değerler de artış göstermekte zamanla çocuğun bu değerlerden hangisinin önemli yada önemsiz olduğunu ayırmayı başardığı belirtilmektedir.
Ekonomik gelişmelerin gelişmesi ile birlikte toplumsal yaşam tarzları da değişmekte bu da değer sistemlerini de değiştirmektedir. Çünkü ekonomik gelişmelerle birlikte yeni değerler ortaya çıkmakta, eski değerler yeniden yorumlanmakta, değerler arasında ki sıralama düzeni değişmektedir. Böylelikle, örneğin işletmelerde otoriter anlayışın katılımcı anlayışa dönüşümü, üretim faaliyetlerinin tarım ve aile ortamından koparak bireylerin toplum içindeki durumunu güçlendirmesi gibi sosyal değişimleri de etkilemektedir.
Değerler, yüksek-alçak, manevi-maddi, sabit-değişken, gizli-açık olarak sınıflandırılmıştır. Bir diğer sınıflandırma değerlerin boyutlarına göre yapılan sınıflandırmadır. Değerlerin pozitif veya negatif yani birinin diğerini çekme veya itme gücü şeklinde özellik boyutu, estetik, bilişsel ve ahlaki sınıflandırmayı içeren içerik boyutu, bir yer ve zamanda verilen durumu göstermesi açısından genellik-özgünlük boyutu ve son olarak da isteğe bağlı olmasını gösteren yoğunluk boyutudur.
Bir başka sınıflandırmaya göre değerler içerik ve biçimsel olarak iki gruba ayrılmaktadır. İçerik bakımından; yararlı kullanışlı gibi nesnel değerler, doğru gibi mantıksal değerler, iyi gibi ahlaki değerler ve güzel gibi sanatsal değerler olarak dört grupta toplanmış, biçimsel değerler ise olumlu-olumsuz, göreli-salt ve öznel-nesnel olarak 3 gruba ayrılmıştır.
Bilim adamları değerleri; yüksek ( sevgi, nefret, bilgi, doğruluk, namusluluk, adalet), vasıtalı (çıkar, menfaat, kuşku, çekememezlik) ve habitüel ( toplumun yapısından kaynaklanan ve geleneklerden güç alan eylemler) olmak üzere üç sınıfta toplamıştır. (15 Nisan 2007)