Evet…

Yeniden huzurlarınızda olmak güzel…

Haber32.com’da yazılarımıza değerli vakitlerinizi ayırdığınız için teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Neyi yazalım neyi yazalım diye düşünürken yine konu geldi dikildi karşıma. Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, bilmem nerede Üniversite rektörlüğüne en çok oy alanı değil de diğerini seçmiş. Bu nasıl cumhurbaşkanlığıymış. İlk işi VETO olmuşmuş!!!

Yahu (Sn. Erkan Mumcunun deyimiyle) be eblehler; A.N. Sezer yıllardır bunu yaptı Bizler bas bas bağırmadık mı? Yahu kardeşim birisinin geçmişi sağlam ayak olmaz ikincisinin ailesi düzensiz olur ne bileyim başka bir şey olur harici birilerini o koltuğa atarsın… Defalarca neden inançlara saygılı olan adamlar birinci olduğu halde rektörlüğü vermiyorsun. Senin kastın mı var diye bağırmadık mı? Hem ben bu yazıyı İstanbul’dan yazıyorum ama, 20 yaşıma kadar Isparta’da kalmış birisi olarak Süleyman Demirel Üniversitesini biliyorum… Ne mi olmuş SDܒye… Sorar gibisiniz. Rektör Baydar’ı tanıyor musunuz? Ne zaman atandı?. Kaç oyla seçildi?. Kaçıncı Seçildi? Biliyor musunuz?

Ben biliyorum …

Bakın benim ağzımdan değil de bu arkadaşların sözcülüğünüzü yapan bir gazetenin ağzından vereyim bilgiyi daha güzel olur, belki inanırlar onlar da…

 

"Cumhurbaşkanı Sezer, seçimde birinci olan Harun Doğru'yu ve YÖK tarafından kendisine gönderilen listenin ilk sırasında yer alan Remzi Karagüz'ü değil, üçüncü sıradaki Metin Lütfü Baydar'ı koltuğa oturttu. Seçimlerde Doğru 226, Karagöz 195, rektörlüğe atanan Baydar ise 51 oy almıştı."

                                                        12 Haziran 2004 / Cumartesi  MİLLİYET

 

Şuan Rektör Baydar iyidir değildir, başarılıdır değildir bunu tartışmıyorum. 3 yılı aşkın bir süre de kendisinin basın toplantılarına gitmiş ikramlarını kabul edip çalışmalarını yerel gazetelerimizde vatandaşlarımızla paylaşmış birisi olarak Şahsen sevdiğim bir kişi. Ama bu işin bi kanunu kuralı var. Adam en az oyu almışsa atamayacaksın onu kardeşim!. Ya da oylamaya sunmayacaksın. Oy kullanan adamlar EŞŞEK BAŞI MI orada?. Sen onlara hem oy verdirip hem “HADİ ORADAN BEN SEÇİYORUM” diyeceksin. Olmaz öyle şey.. Ama oldu işte...

Her neyse. İşte O zaman bizi Cumhurbaşkanlığına muhalefetle yargılayan bozuklar, Şimdi Cumhurbaşkanını tanımıyor. Benim Cumhurbaşkanım değil diyenler de olmuyor değil hani... Ayrıca benim muhalefet bilmez meslektaşlarım ve konu ile ilgili ağabeylerim! Siz demediniz mi daha iki gün önce, Sezer iyiydi, vah niye gitti, Bundan sonraki de buna benzesin aynı şeyleri yapsın diye???

-Dediniz. Gerçi siz sudan çıkınca kıymetini anlayanlardan olduğunuz için, 3 saniye sonra unutmuş olabilirsiniz. Ama ben biliyorum. Dediniz. İşte ilk işi veto oldu. Bu sefer de inanca saygısı olmadığı için mi o hanımefendiyi atamadı bilinmez ama inşallah öyledir ve öyleyse “oh iyi olmuş” diyorum. Medeniyetten bahsedip de BÜTÜN inançlara saygısı olmayan kişilerin binlerin okuduğu okulların başında işi yok. Yalnız yanlış anlaşılmasın yazım. Kastettiğim o hanımefendi değil, çünkü tanımıyorum kendisini şuan araştırmaktayım.

Az önceki mevzuya gelince, boşa ümitlenmeyin, Cumhurbaşkanımız Gül, bin dereden su gelse Sayın Sezere benzemez. Benzeyemez ki.. Yani yapısı uymuyor bir kere, Ramazanda Müslümanların karşısında su içmez, köşke kapanıp 7 yıl orada oturmaz, Suratını o kadar uzun süre de asamaz gibi geliyor bana, Sayın 10. Cumhurbaşkanımız Sezer o konuda çok başarılıydı, gülmedi, hem de hiç…

Siz okurken ben de yorum kutusunu yokluyor olacağım. Sizlerin düşüncelerini inan çok önemsiyor merakla bekliyorum.

Selam ve Dua ile