Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın 1999-2004 yılları arasındaki başkanlık döneminde 200 bin ağaç dikmişti. Başkan Günaydın’ı, ağaç konusunda Türkiye gündemine taşıyan ise, Ticaret Lisesi yanına diktiği ağaçların kırıldığını görünce, kameralar önünde ağlaması oldu. Bu görüntü bütün ulusal televizyon ve gazetelerde yayınlanmış, haber olmuştu.

     Günaydın o gün orada ağlarken elbette kameralara şov yapmak derdinde değildi. Birisi bana milyonlar verse ve, “Çık, 10 tane ağaç kırıldı diye ağla” dese ben bunu yapamam. Bu insanın içinden gelmeli. Günaydın’ın bu duyarlılığı televizyonlarda yayınlanınca o dönemde Türkiye’nin dört bir köşesinden belediyeye koli koli ağaç fidesi geldiğini biliyorum.

     Günaydın’ın şimdiki dönemine gelecek olursak; şu ana kadar dikilen ağaç sayısı 70 bin. Daha önceden de 200 bin ağaç dikilmişti. Depolarda duran ağaç fidesi sayısı ise 85 bin. Yani en geç 6 ay sonra Isparta’da 355 bin ağaç olacak. Isparta’nın merkez nüfusunu 200 bin olarak hesap edersek 1 kişiye neredeyse 2 ağaç düşüyor. Türkiye’nin hiçbir vilayet merkezinde kişi başına bu kadar ağaç düşmez.

      Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın geçen hafta, Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ait çiçek serasında düzenlediği basın toplantısında ağaçlandırma seferberliği ile ilgili bugüne kadar yaptıkları çalışmalar ile bundan sonraki hedeflerini anlattı. Günaydın’ın ağaç konusunu anlatırken ne kadar heyecanlandığını gördüm. Bir insanın bu kadar heyecanlanması için ancak 500 kişinin çalıştığı bir fabrika falan açması lazım. Ancak Günaydın konuşurken, “Bu iş okul yaptırmaktan, fabrika açmaktan daha önemli” dedi. Doğru da söyledi. Bu aslında popülist bir siyasetçinin yapacağı iş değil. Çünkü hiçbir albenisi yok ve tamamen 30 yıl sonraya yapılmış bir yatırım. Bundan 30 yıl sonra, Isparta’nın üzerinden helikopterle geçerken yemyeşil bir şehirle karşılaştığınızı hayal edin. İşte bugünkü ağaç seferberliği bunu ifade ediyor.

      Başkan Günaydın, ağaç dikmenin bilimsel boyutundan bir kesit de anlattı. Kendisi de teknik bir insan olan Günaydın, Mimar Sinan Usta’nın, yaptığı eserlerin kıyısına-köşesine çınar ağacı diktiğini söyledi ve bunun sebebini de şöyle açıkladı: “Bol miktarda çınar ağacı dikiyoruz. Mimar Sinan da eserlerinin en az bir köşesine çınar ağacı dikerdi. Çünkü bu ağacın kökleri hem dikey hem de yatay büyüyerek inşaatın temelini sarar. Bu da o yapının depreme karşı daha dayanıklı olmasını sağlar. Biz diktiğimiz ağaçlarla depremin etkisini 1 derece bile azaltabilirsek bu Isparta için büyük şans. Çünkü, 7 şiddetindeki bir deprem binaları yıkabilir ancak bunu 1 derece düşürebilirsek binaların zarar görmesi olasılığı çok aza iner”

     Az evvel de bahsettiğim gibi ağaç dikmek, altyapı yapmak gibi göze hitap etmeyen ve popülizmden uzak işler aslında bir siyasetçi için çok zordur. Çünkü halk bunları görmez, görünmez. Fakat popülizmden uzak, şov yapmayı bir kenara bırakarak Isparta’nın 30 yıl sonrasını düşünerek yapılan bu yatırım bence yapılan hizmetlerin en hayırlısı.