Karanlık diye bir şey yoktur, o ışığın yokluğudur. Peki öyleyse güven diye bir şey de yoktur, o da  şüphenin yokluğudur. Yokluklarımız ve varsandıklarımız içimizdeki şüpheyi büyütürken yok ettiğimiz güven beni bu yazıyı yazmaya itti. Bir insanı güvenilir kılan sadece ve sadece ona duyduğumuz güvendir. Ne olursa olsun hayatına aldığı bütün insanları onlara duyduğu sonsuz güvenle güvenilir insanlar yapmaya uğraşan biri olarak bugün kendime duyduğum güveni, başkalarına duyduğum güveni ve bana duyulan güveni tartmak istiyorum.

        Kendime duyduğum güven bazen beni megaloman, kibirli, olduğundan fazla biri gibi gösterebilir. Bunu başkalarına duyduğum güvenle, onları da yanıma alarak törpülemeye çalışıyorum. Başkalarının bana duyduğu güvense beni olduğumdan fazla göstermeye değil, olduğumdan fazla biri olmaya, iyi biri olmaya zorluyor.Zorluyoır ama zorlamayla olmuyor. Bir insana inanmamanız için birçok şey yapmış olmasına rağmen yine de ona güvenirsiniz. Güvenmemesi için hiçbir sebebi yokken  yine de size güvenmez. Cezmi Ersöz’ün anlatmak istediğidir belki yaşanılan. “ GÜVENMEK DİYE BİR ŞEY YOKTUR ASLINDA/DİLLERİN VE YÜZLERİN ALTINDA BAŞIBOŞ KORKULAR DOLAŞIR/…………/İKİ KARANLIK ORMAN BİRBİRİNE GÜVENSE NE OLUR GÜVENMESE……../Sevgi gibi karşılıklı yaşanırsa huzur getiren karşılıklı olmazsa iki karanlık ormanı daha da  karartan ıssızlaşan bir olgudur güven. İki karanlık karanlık orman birbirine güvense ne olur güvenmese ne olur dedik ya anlatayım. İki karanlık orman eğer bir birine güvenmezse anlaşamaz, sevemez,  araya birsürü saçma insan girer. Ve güvenen, seven ve anlaşmak isteyen taraf iyiniyetli biri gibi görünse de bir zaman sonra iyiniyet çizgisi aşılır ve salak tarafına geçer. O artık  karanlıktır-ışık yoktur, ölümüne güvenir-şüphe yoktur, delicesine sever- kin yoktur, hakkını bile arayamaz- muhatabı yoktur,inancı tamdır- şirki yoktur, temizdir-çirki yoktur.Ve duyduğunuz güven ne kadar çoksa yaşadığınız hayal kırıklığı o kadar çoktur, telafisi yoktur.Kendine duyduğu güven azalır, karşısındakinin ona duyduğunun güven duygusuyla alakası olmadığını anlar, onun karşısındakine duyduğu güvense  onu ancak enayilik boyutuna geçirmeye yaramıştır.

         Son olarak güvenmekten, inanmaktan, sevmekten,kısacası insanı iyi bir insan yapan duygulardan asla vazgeçmeden arasıra bunları tartmak belki bize iyi gelebilir. Ortada gezen senler, benler, benlikler bir gün olup biz olacaksa sevmenin, güvenmenin, iyiniyeti  büyütmenin hiçbir zararı yoktur. Bu duyguları tartmaya sebeb aradaki lüzumsuzlara gelirsek, Allah onlara da hem yaşadığınızı, hemde size yaşatmak istediklerini yaşamak nasip etsin.Sevgiyle…….