Bilimsel araştırmalar, mikroplastiklerin içme suyunda, havada, deniz ürünlerinde, sofralık tuzda ve toprakta tespit edildiğini ortaya koyarken, son yıllarda yapılan çalışmalar bu parçacıkların insan kanında, akciğer dokusunda, plasentada ve farklı organlarda da bulunduğunu gösteriyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), mikroplastik ve nanoplastik maruziyetinin önemli bir araştırma alanı olduğunu vurgularken, mevcut bilimsel kanıtların uzun vadeli etkileri kesin olarak ortaya koymak için henüz yeterli olmadığını, ancak maruziyetin azaltılmasının önemli bir yaklaşım olduğunu belirtiyor.

İnşaatta işçiler birbirine girdi: 3 yaralı
İnşaatta işçiler birbirine girdi: 3 yaralı
İçeriği Görüntüle

Öte yandan Boston Üniversitesi'nde yayımlanan yeni bir araştırmada, mikroplastiklerin bakterilerin antibiyotik direnci geliştirmesini ve bu direncin yayılmasını kolaylaştırabileceği ifade edildi. Çalışmada, mikroplastiklere maruz kalan Escherichia coli bakterilerinin, maruz kalmayan bakterilere kıyasla dört yaygın antibiyotiğe karşı daha fazla direnç geliştirdiği tespit edildi.

Uzmanlar, plastik kirliliğiyle mücadelede yalnızca geri dönüşümün yeterli olmadığını belirtiyor. OECD verilerine göre dünyada üretilen plastiklerin yüzde 10'dan daha azı geri dönüştürülebiliyor. Geriye kalan büyük bölüm ise depolama alanlarında birikiyor, çevreye karışıyor veya zamanla mikroplastiklere dönüşüyor.

Bu nedenle gereksiz tek kullanımlık plastik tüketiminin azaltılması büyük önem taşıyor. Tek kullanımlık pet şişeler yerine tekrar kullanılabilir matara kullanılması, alışverişlerde bez çanta tercih edilmesi, sıcak yiyecek ve içeceklerin plastik kaplarda uzun süre bekletilmemesi ile cam veya paslanmaz çelik saklama kaplarının kullanılması öneriliyor.

Ayrıca gereğinden fazla ambalajlı ürün tüketiminin azaltılması ve depozito iade sistemi gibi uygulamaların desteklenmesi de çevresel etkinin azaltılmasına katkı sağlayan adımlar arasında gösteriliyor.

'Plastiksiz Temmuz' hareketi ise bireyleri kusursuz bir yaşam tarzına yönlendirmek yerine, küçük tüketim alışkanlıklarını değiştirerek hem çevre hem de insan sağlığı açısından fark oluşturmayı amaçlıyor. Uzmanlara göre atılacak küçük adımlar, milyonlarca kişi tarafından benimsendiğinde büyük bir değişimin kapısını aralayabilir.

Kaynak: Haber Merkezi